Kuantum Siber Güvenlik A.Ş. kurucu ortağı, CEO’su ve Adli Bilişim Uzmanı Tuncay Karaman, yıllarca kömür üretimi ve ağır sanayi ile anılan Zonguldak’ın teknoloji, yazılım ve siber güvenlik merkezine dönüştüğünü söyledi.
Kuantum Siber Güvenlik A.Ş. kurucu ortağı ve CEO’su Tuncay Karaman, 1900’lü yıllarda Türkiye’nin sanayi kalkınmasının lokomotifi olan Zonguldak’ın bugün siber güvenlik ve bilgi teknolojileri alanında yeni bir başarı hikâyesi yazdığını belirtti. Son yıllarda Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Zonguldak Teknopark, Savunma Sanayii Başkanlığı Siber Küme ekosistemi ve bölgedeki teknoloji şirketleri sayesinde kentte güçlü bir teknoloji altyapısı oluştuğuna dikkat çeken Karaman, şehrin teknoloji üreten, katma değer oluşturan ve ulusal güvenliğe katkı sağlayan önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı. "Siber güvenlik doğrudan ulusal güvenliğin parçasıdır"
Siber güvenliğin yalnızca bilişim sektörünün konusu olmaktan çıktığını ifade eden Karaman, "Enerji, sağlık, finans, savunma sanayii, kamu kurumları ve kritik altyapıların korunması doğrudan ulusal güvenliğin bir parçası haline gelmiştir. Bu nedenle siber güvenlik alanında yetişmiş insan kaynağı ve yerli teknolojiler stratejik bir değer taşımaktadır. Zonguldak’ta yürütülen Siber Vatan Projesi bu noktada son derece kıymetli bir girişimdir. Ülkemizde on binlerce kişiye ulaşan uzman ihtiyacının karşılanması için genç mühendisler üniversitenin ilk yıllarından itibaren teknik eğitimlere tabi tutulmakta ve mezuniyet aşamasında sektörle buluşturulmaktadır. Zonguldak Teknopark bünyesindeki firmalarda da öğrenciler staj ve uygulamalı çalışmalarla gerçek projelerde görev alarak nitelikli uzmanlar olarak yetişmektedir" dedi. "Türkiye’nin ilk buluş patentli güvenlik duvarı Zonguldak’ta geliştirildi"
Türkiye’nin ilk ve tek buluş patentli güvenlik duvarı teknolojisinin Zonguldak’ta Türk mühendisleri tarafından geliştirildiğini aktaran Karaman, şunları kaydetti:
"Kuantum Siber Güvenlik A.Ş. tarafından geliştirilen bu teknoloji, TÜBİTAK ve KOSGEB tarafından sağlanan yaklaşık 400 bin ABD doları tutarındaki Ar-Ge destekleriyle olgunlaştırılmış, ticarileştirilmiş ve kritik sektörlerde kullanılabilecek seviyeye ulaştırılmıştır. Bu başarı sadece bir şirket başarısı değil, Zonguldak’ın teknoloji üretebildiğinin, patent geliştirebildiğinin ve ülkemizin dijital bağımsızlığına katkı sağlayabildiğinin somut bir göstergesidir." Sürdürülebilirlik için destek çağrısı
Yerli teknoloji firmalarına yapılan yatırımın istihdama, genç mühendislere ve teknolojik bağımsızlığa yapılan yatırım olduğunu belirten Karaman, bu başarı hikâyesinin sürdürülebilir olması için teknoloji geliştiren şirketlerin daha fazla desteklenmesi, yatırımcılarla buluşturulması ve ulusal ölçekte görünürlüklerinin artırılması gerektiğini söyledi. Karaman, İŞKUR İşbaşı Eğitim Programları, Teknopark destekleri, üniversite-sanayi iş birlikleri ve kamu destek mekanizmaları sayesinde kentte çok daha büyük başarı hikâyeleri yazılabileceğini dile getirdi. Zonguldak’ın artık yalnızca kömürün başkenti olmadığını, patent üreten, yazılım geliştiren, uzman yetiştiren ve dijital geleceğe yön veren bir teknoloji şehrine dönüştüğünü vurgulayan Karaman, "Bugün Zonguldak yalnızca kömürün, emeğin ve sanayinin şehri değildir. Zonguldak aynı zamanda yazılım geliştiren, patent üreten, siber güvenlik uzmanları yetiştiren ve Türkiye’nin dijital geleceğine yön veren bir teknoloji şehrine dönüşmektedir. Bu dönüşüm hikâyesi yalnızca Zonguldak’ın değil, Türkiye’nin teknoloji üreten ve küresel ölçekte rekabet eden bir ülke olma hedefinin de önemli bir parçasıdır" dedi.
HABER KAYNAĞI : İHA