Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, yangın yönetmeliğiyle ilgili tartışmalara ilişkin, "Biz insan hayatının en büyük değer olduğunun bilincindeyiz. Kapı değişmesi gerekiyorsa kapı değişmeli. Antalya’da hem kendimiz hem de misafir ettiğimiz insanların güven içinde uyuyabilmesini sağlamamız gerektiğini biliyoruz" dedi.
ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda 2025 yılının ekonomik, ticari ve sektörel gelişmelerini değerlendirerek, 2026 yılına ilişkin tahminlerini açıkladı. Pandemi sonrası küresel ekonomik yapıda önemli değişimler yaşandığını ifade eden Hacısüleyman, pandemiyle birlikte yaşanan kayıpların ardından hızlı bir toparlanma sürecine girildiğini ve bu sürecin zaman içinde yeni kırılganlıkları da beraberinde getirdiğini söyledi. Hacısüleyman, büyüme sürecini şu sözlerle anlattı:
"2020’den sonra hızlı bir büyümeyle tekrar harekete geçtik. Çünkü önceki kayıplar bizi neredeyse sıfıra yakın hale getirmişti. 2021’de bir büyüme yaşadık, 2022 ve 2023 iyi yıllardı. 2024’ten itibaren ise enflasyonla boğuştuğumuz daha zorlu bir sürece girdik."
Geçen yıl ekonominin yüzde 3,7 oranında büyümeyle kapatıldığını hatırlatan Hacısüleyman, gayrisafi yurt içi hasılanın 1,6 trilyon dolara ulaştığını, kişi başına düşen yıllık gelirin ise yaklaşık 18 bin dolar seviyesinde gerçekleştiğini ifade etti. Hacısüleyman, bu büyümenin ağırlıklı olarak iç tüketim kaynaklı olduğuna da dikkat çekti. "Üretimde sıkıntılar yaşamaya başladık"
İç tüketimin büyümenin lokomotifi haline geldiğini belirten Hacısüleyman, alınan önlemlerin üretim tarafında beklenen sonucu vermediğini söyledi. Döviz kurlarının düşük seyretmesi nedeniyle tüketim malı ithalatının arttığını kaydeden Hacısüleyman, bunun üretimi olumsuz etkilediğini dile getirdi. Hacısüleyman, "Tüketimi azaltmaya yönelik önlemler alınmışken, tüketim malı ithalatı zirveye çıktı. Sonuçta üretim bundan zarar gördü. Fabrikalarımızda, üretim merkezlerimizde ve imalathanelerimizde üretimde sıkıntılar yaşamaya başladık" şeklinde konuştu.
Dengeleme sürecinde nakit akışlarında da sorunlar yaşandığını aktaran Hacısüleyman, enflasyondaki gerilemenin beklentilerin gerisinde kaldığını, kredi ve finansman kaynaklarının kısılmasının reel sektörü zorladığını sözlerine ekledi. Antalya Türkiye’nin 6’ncı büyük ekonomisi
Antalya ekonomisine ilişkin güncel verileri de paylaşan Hacısüleyman, kentin Türkiye’nin 6’ncı büyük ekonomisi konumunda olduğunu vurguladı. Antalya’nın 2024 yılında Türkiye’nin büyümesine en fazla katkı sağlayan iller arasında 8’inci sırada yer aldığını aktaran Hacısüleyman, ihracatta en fazla ürün gönderilen ülkenin Almanya olduğunu dile getirdi. Konut satışlarına da değinen Hacısüleyman, Antalya’nın Türkiye genelinde 4’üncü sırada yer aldığını, 2024 yılında yabancılara 7 bin 118 konut satıldığını ve konut metrekare fiyatlarının yüzde 26 arttığını söyledi. Antalya’nın en fazla göç alan illerden biri olduğunu dile getiren Hacısüleyman, 2025 yılının ilk 11 ayında kentte 4 bin 122 şirket kurulduğunu açıkladı. Kapanan şirket sayısında Türkiye genelinde yüzde 9, Antalya’da ise yüzde 11 artış yaşandığını belirten Hacısüleyman, konaklama vergisinin en az yüzde 50’sinin yerel yönetimlerde kalması gerektiğini savunduklarını kaydetti. Yangın yönetmeliğinde 2007 detayı
Yangın güvenliği konusuna özel önem verdiklerini vurgulayan Hacısüleyman, 2025 yılına damga vuran başlıklardan birinin yangın yönetmeliği olduğunu söyledi. Kartalkaya’daki yangının ardından yönetmeliklerin daha titiz uygulanmaya başlandığını ifade eden Hacısüleyman, Antalya’daki asıl sorunun kapıların yangına dayanıklılığıyla ilgili olduğunu belirtti. Bu sorunun temelinde 2007 yılında çıkarılan yönetmeliğin yer aldığını dile getiren Hacısüleyman, söz konusu düzenlemenin yıllar içinde yeterince uygulanmadığını söyledi. Otel kapılarının geçmişte yapıldığını ancak 2007’de yürürlüğe giren yönetmelikte yer alan yangına dayanıklılık şartının yeterince dikkate alınmadığını ifade eden Hacısüleyman, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:
"2007 yılında çıkarılmış olan yönetmelikte bu kapı maddesi vardı ama tabiri yerindeyse yeterince önemsenmedi. Kapı değişmesi gerekiyorsa kapı değişmeli. Antalya’da hem kendimiz hem de misafir ettiğimiz insanların güven içinde uyuyabilmesini sağlamamız gerektiğini biliyoruz. Keşke 2007’de değiştirilmiş olsaydı da böyle bir acı faciadan sonra bununla karşı karşıya kalmasaydık." Kaleiçi’nde kapı sorunu çözüldü
Yangın güvenliğinin yalnızca kapılarla sınırlı olmadığını vurgulayan Hacısüleyman, Antalya’daki konaklama tesislerinde yangın alarm sistemleri, sulama sistemleri, toplanma alanları ve diğer önlemlerin bulunduğunu söyledi. Kaleiçi bölgesinde tarihi yapılar nedeniyle yönetmeliklerle koruma kurulları arasında çelişkiler yaşandığını aktaran Hacısüleyman, yapılan toplantıların ardından kapı sorununun çözüldüğünü ifade etti. İtfaiye ekiplerinin denetimleri titizlikle yürüttüğünü belirten Hacısüleyman, güvenliğin yüzde 100 sağlanması için hareket edildiğini kaydetti.
Turizme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hacısüleyman, kente gelen her turistin önemli olduğunu belirterek, okulların aynı tarihlerde açılıp kapanmasının ekonomik hareketliliği sınırladığını, tatil dönemlerinin bölgesel olarak planlanması gerektiğini söyledi.
HABER KAYNAĞI : İHA