Bolu’da görevden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın yargılandığı "rüşvet ve irtikap" davasının ikinci gününde encümen üyelerinin savunmaları alındı. Sanıklar, zincir marketlere yönelik denetimlerin ve kesilen cezaların mevzuata uygun olduğunu savundu.
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının ihbarı üzerine hazırlanan 178 sayfalık iddianamenin kabulüyle açılan dava, sanık ve taraf sayısının fazlalığı nedeniyle Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Kapalı Spor Salonu’nda görülüyor. Sanıklar, "icbar suretiyle irtikap", "irtikaba teşebbüs", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "Vakıf ve Dernekler Kanunu’na muhalefet" suçlamalarıyla yargılanıyor.
Duruşmanın ikinci gününde, zincir marketlere kesilen cezalar ve usulsüz ruhsat iddialarına ilişkin olay bazlı savunmalar alındı. İddianamede, Tanju Özcan’ın makamında market temsilcileriyle toplantılar yaptığı, reklam sözleşmesi imzalamayan firmalara yoğun zabıta denetimleri uygulanarak baskı kurulduğu iddia edildi. "Tanju Özcan’dan talimat almadım"
Tutuksuz sanık CHP Bolu Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin, market denetimlerinin daha önce de yapıldığını belirterek, "Daha önce müfettişlere ve il jandarma komutanlığında market denetimleri ile ilgili ifade vermiştim, aynısını tekrar ederim. 25 yıldır toplantılara katıldım ve Tanju Özcan’dan talimat almadım" dedi.
Encümen başkanlığı yaptığı dönemlerde bazı toplantılara katıldığını söyleyen Serin, "Encümene başkanlık yaptığım dönemlerde birkaç kez toplantıya katıldı. Bazı marketler zabıta müdürlüğüne gelip ’Ruhsat almak istiyoruz’ diyorlar ve gerekli işlemler yapılıyor. Bunun dışında bir işlem yapıldığını düşünmüyorum. Marketlerin kapatılması ile ilgili hiçbir market yetkilisi ile de görüşmedim. Market denetimlerinin mantıklı bir karar olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. "Marketlere kesilen cezalar normaldir"
CHP Belediye Meclis Üyesi tutuksuz sanık Cahit Görüş de, marketlere yönelik yaptırımlarla ilgili herhangi bir talimat almadığını ifade etti. Görüş, zincir market temsilcileriyle yapılan toplantıdan haberdar olduğunu belirterek, "Encümen üyesi olarak zincir marketlere kesilen cezalar normaldir çünkü birinde eksik varsa diğerinde de var. Cezaların bu nedenle fazla olması normaldir. Biz zabıta müdürlüğünden gelen belge ve fotoğrafa göre karar veriyoruz" dedi.
Denetimlerin ardından marketlere süre verildiğini belirten Görüş, "Marketlere denetimden sonra süre verilmiş ve mevzuat içerisinde biz de karar verdik" ifadelerini kullandı. "Yangın çıkış kapılarında da eksiklikler vardı"
Tutuksuz sanık CHP’li Belediye Meclis Üyesi Buse Özkan, encümen kararlarının mevzuata uygun alındığını savundu. Özkan, "Encümende ortak bir karar alınır, alınan kararlar da mevzuata uygundur. Benim olduğum sürece Tanju Özcan hiçbir toplantıya katılmadı ve talimatı olmadı" dedi.
Marketlere uygulanan cezaların usulüne uygun olduğunu belirten Özkan, "Zabıta birimleri tarafından yapılan denetlemeler bize gelir. Görsellerle zabıta müdürümüz bize aktarır. Sadece nace kodu ile ilgili ürünler değil yangın çıkış kapılarında da eksikler vardı. Bu eksiklikler ve usulsüzlükler can kaybına yol açabilir" şeklinde konuştu.
Reklam anlaşmalarıyla ilgili bilgisinin olmadığını söyleyen Özkan, "Dosya kapsamında söylenen reklam anlaşmalarından haberdar değilim. BOLSEV’de herhangi bir üyeliğim yok. Yapılan denetimlerin doğruluğunu araştırmak benim yetkim de değildir. Ben müştekilerin hiçbirini tanımıyorum ve herhangi bir toplantıya katılmadım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum ve beraatimi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "Market denetimleriyle ilgili talimat almadım"
Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürü tutuksuz sanık Mehmet Ağan, market denetimleri ve toplantılar hakkında bilgisi olmadığını söyledi. Ağan, "Yapılan toplantıdan haberim yoktu, jandarmada öğrendim. O dönemde itfaiye müdürü değildim. Encümende hiç görev almadım. Market denetimi konusunda hiçbir talimat almadım ve talimat verildiğine şahit olmadım" dedi. "Marketlerden hiçbirini tanımam, gelen evraklara göre karar veririz"
Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü tutuklu sanık Naim Ayhan, belediyede 34 yıldır görev yaptığını belirterek suçlamaları kabul etmedi. Ayhan, "Kanunun bana verdiği yetki çerçevesinde karar verdim. Belediye encümeni herhangi bir kimseden talimat alan bir kurum değildir. Encümen kararlarını oy birliği ile aldık" ifadelerini kullandı.
Cezaların birim müdürlerinin hazırladığı raporlara göre verildiğini söyleyen Ayhan, "Söz konusu cezaları birim müdürlerinin tutmuş olduğu raporlara göre veriyoruz. Encümenin denetleme ve tespit etme şansı yok. Ne zabıtaya talimat verme ne de tespit yapabilmesi mümkün değildir. Marketlerden hiç birini tanımam, gelen evraklara göre cezalar verir. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum" şeklinde konuştu. Kafeye ruhsat verilmesi için vakfa bağış iddiası
Duruşmada ayrıca bir kafeye usulsüz ruhsat verildiği ve bu süreçte vakfa bağış yapıldığı iddiaları da ele alındı. Bolu Manavlar ve Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı ve Köroğlu Kredi Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanı tutuklu sanık Mustafa Altındal, iddialara ilişkin savunma yaptı. Altındal, kafeyle ilgili ruhsat sorununu Tanju Özcan’a ilettiğini belirterek, "Kafeyle ilgili bağış istenmiş, kafe sahibi beni arayarak 100 bin TL hazırladım dedi. Parayı Köroğlu Kredi Esnaf Kefalet Kooperatifine bırakmak istedi, ben de tamam dedim" dedi.
Paranın daha sonra iade edildiğini söyleyen Altındal, "Kasada duran parayı da yaklaşık 3-4 ay sonra iade ettik. Rüşvete aracılık ettiğim söyleniyor. Bu adamlar kafeye ruhsat alacaklar, bu kadar bağış yapacaklar demedim. Benim suçum ne anlamadım" dedi.
Altındal savunmasına şöyle devam etti:
"Ne para istedim ne başka bir şey yaptım. Kendileri bağış yapmak istedi. Vakfa parayı beraber yatıralım dedi, ondan bana bıraktı. Ben de o sırada şehir dışında federasyon çalışmalarını yapıyordum. Ben tamamen iyi niyetimle yaptım." 100 bin TL iddiası
100 bin TL’yi teslim aldığı öne sürülen kooperatif çalışanı tutuksuz sanık Mertcan Ay da savunmasını yaptı. Parayı teslim aldığını söyleyen Ay, savunmasında şu ifadeleri kullandı:
"Rüşvete aracılık ettiğim ileri sürülüyor. Bu ağır suçu kabul etmiyorum. Boş zamanlarda ofiste arkadaşlara yardımcı oluyorum. M.K. kefalete gelmişti. Diğer arkadaşlar müsait olmayınca ben ilgilendim. Yanında bir kişi daha vardı. Başkanın olmadığını söyledim. Bir miktar para çıkararak, Mustafa Altındal’ı kastederek, ‘Bilgisi var, alacak’ dedi. Kasaya koymak zorunda kaldım. Ne parası olduğunu sordum. ‘Başkanın bilgisi var’ dedi. Kasayı kilitleyerek parayı teslim ettim. Olay zamanı ile benim göreve başlamam arasında 20 gün var. Para hakkında fiilen bilgi sahibi olmam mümkün değildi. Bu paranın kasaya koyulduktan sonra ne olduğunu hiç bilmiyorum. Çünkü yetkim yok. Ben orada emir kuluyum. Orada kooperatifin parasını veriyorlar, başkanın parasını veriyorlar; bu nedenle itiraz edemem. Ben normalde şoförüm. Başkan şehir dışında olduğu için ofiste bulunuyordum."
HABER KAYNAĞI : İHA