Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Erdoğan Öz, "Risk grubundaki kişilerin, kronik hastalıkları olanların, yaşlıların biz güneş ışıklarının vücuda dik geldiği zamanda yani güneş ışınlarının kuvvetli olduğu zamanlarda dışarıya çıkmalarını istemiyoruz. Özellikle saat 10 ile 16 arasında mümkünse dışarıya çıkmasınlar" dedi.
Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Erdoğan Öz, aşırı sıcaklar ve güneş ışınlarının hassas gruplar üzerindeki etkileri ve korunma yollarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Öz, ayrıca yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte yoğunlukların arttığı plajlara ilişkin de bilgi verdi.
Güneş ışınlarının doğru zamanda ve uygun sürede alındığında faydaları olduğunu anlatan Öz, ışınların maruziyet süresi uzadığında istenmeyen birçok yan etkinin ortaya çıktığını söyledi.
Öz, "Sonucunda sıcak çarpması denen olaya kadar giden istenmeyen birçok yan etkiyle karşılaşabiliyoruz. Bunlar ateş, baş ağrısı, bulantı, kusma, halsizlik, çarpıntı, hatta bilinç bulanıklığı, nöbet, koma, baygınlığa kadar giden bir süreci görmemiz de mümkün" diye konuştu.
Kronik hastalığı olanların ve yaşlı vatandaşların yaz aylarında daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Öz, "Yaşlılar ve kronik hastalıklara sahip olan kişiler vücut sıcaklıkları güneş ışığına maruz kaldığı zaman ayarlanmama ihtimali oluyor. Bu sebeple de bu kişilerde sıcağı maruziyet sonucunda istenmeyen yan etkileri görmek daha fazla. Özellikle diyabet hastalarında, hipertansiyon hastalarında, kalp damar hastalarında ve buna benzer böbrek hastalığı gibi hastalığı olanların özellikle güneş ışınlarında korunması gerekmekte" ifadelerini kullandı. "10 ile 16 arasında mümkünse dışarıya çıkmasınlar"
Risk grubundaki kişilerin alması gereken önlemleri anlatan Öz, "Özellikle risk grubundaki kişilerin, kronik hastalıkları olanların, yaşlıların biz güneş ışıklarının vücuda dik geldiği zamanda yani güneş ışınlarının kuvvetli olduğu zamanlarda dışarıya çıkmalarını istemiyoruz. Özellikle saat 10 ile 16 arasında mümkünse dışarıya çıkmasınlar. Ama bu kişilerin dışarıya çıkmaları gerekiyor ise gölgeyi tercih etmeleri, UV ışınlarından korunacak gözlükleri giymeleri, güneşten koruyucu şapkalar takmaları ve mümkünse güneş kremi kullanmalarını biz tavsiye ediyoruz. Eğer kişinin hekim tarafından bir sıvı kısıtlaması yoksa da bol bol sıvı almasını biz tavsiye ediyoruz" açıklamasında bulundu. "Çocuklarda da vücutta hassasiyet oluştuğu için ciltte kızarıklıklar görülebiliyor.
Öz, çocukların ve bebeklerinde sıcaklıktan kolayca etkilendiğini belirterek "Çocuklarda da vücutta, hassasiyet oluştuğu için ciltte kızarıklıklar görülebiliyor. Gözlerde sulanma, kızarıklık ve ışığa hassasiyet görülebiliyor. Yine çarpıntı, halsizlik ve sıcağın etkisi olarak hem sıvı kaybı hem tuz kaybı ve diğer minerallerin ve komaya kadar gidebilen sonuçlar görebiliyoruz" ifadelerine yer verdi. "Yaşlılar ve kronik hastalar gibi çocuklar da kırılgan grupta"
Alınması gereken önlemlere ilişkin ailelere bilgi veren Öz, "Yaşlılar ve kronik hastalar gibi çocuklar da kırılgan grupta. Bu sebeple özellikle sıcağın etkin olduğu saatlerde dışarıya çıkmamaları gerekiyor. Çocukların bu saatlerde dışarıda olmamasını tercih ediyoruz, özellikle bebeklerin. Ama dışarıya çıkılması gerekiyorsa gölgede çocukların götürülmesi, bebeklerin bebek arabalarında o güneşten koruyucu şapkanın altında gitmesini öneriyoruz. Ancak bunu söylerken yine de kesinlikle çocukların mecbur kalmadıkça bu saatlerde dışarıda olmamalarını tavsiye ediyoruz. 6 aydan küçük bebeklerde güneş kreminden çok biz diğer koruma önlemlerini alalım ve çocuğun vücut sıcaklığıyla temas etmesini önlemek bizim en doğru yapacağımız iş" şeklinde konuştu.
Güneş çarpması şüphelenmesinde mutlaka o kişinin gölge ve serin bir yere geçmesi gerektiğine dikkati çeken Öz, "Güneş çarpmasından şüpheleniyorsak kişinin üzerinde fazla elbise varsa kıyafetlerinin çıkarılması gerekiyor. Bu kişinin serin ve gölgelik bir yere mutlaka alınması gerekir. Ayrıca vücut ısısını düşürmek için böyle suyla bası kompres uygulanmasının faydası olacaktır. Bu vücut ısısını düşürecektir. Ancak yine buna rağmen bir baygınlık durumu varsa ya da çarpıntı üst seviyedeyse, yüksek ateşi varsa bu kişinin en hızlı şekilde sağlık tesisine götürülmesi veya gitmesi ya da 112 çağrılarak ambulansa gitmesinde fayda var" dedi. "Dünyada mavi bayrak plaj sayısı en fazla olan 3’üncü ülkeyiz"
Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte denizlerdeki duruma ilişkin de bilgi veren Öz, şunları kaydetti:
"Sağlık Bakanlığımızın sürekli 7 gün 24 saat hem su analizlerinin görülebileceği, suların analizlerini direkt gece 24 olsa dahi bakabileceğiniz bir sitemiz var. Bu siteden plajın en son yapılan sulardaki analiz seviyelerinin görülmesi, oradaki kum seviyesi veya genişliğini görülmesi, orada kabin var mı, can kurtaran var mı, en yakın sağlık tesisine ne kadar uzaklıkta bunu görülebilmesi mümkün. Vatandaşlarımız yüzme.sağlık.gov.tr adresini ziyaret edebilirler. Dünyada mavi bayrak plaj sayısı en fazla olan 3’üncü ülkeyiz. Vatandaşımızın endişe etmesine gerek yok, sitemize girerek her an suyun durumunu görebilir."
HABER KAYNAĞI : İHA