?>

Hürmüz krizi yerli kaynakların önemini yeniden hatırlattı

YERLİ KÖMÜR KAYNAKLI ELEKTRİK ÜRETİCİLERİ DERNEĞİ (YEKÜD) BAŞKANI FATMA ELİF YAĞLI

Ekonomi - 3 ay önce

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla küresel enerji piyasalarında sert dalgalanma yaşanırken, petrol fiyatları hızla yükseldi. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği bu kritik hattaki kesinti, enerji arz güvenliğinin önemini yeniden ortaya koydu. YEKÜD Başkanı Fatma Elif Yağlı, "Yaşanan olağandışı gelişmeler, yerli kömür kullanımının teşvikiyle üretimde süreklilik sağlamanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi" dedi. Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilim sonrası İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, küresel enerji piyasalarında arz şoku oluşturdu. Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği kritik geçiş hattında yaşanan aksama, petrol fiyatlarının kısa sürede sert şekilde yükselmesine neden oldu. Uzmanlara göre, tanker trafiğinin durmasıyla birlikte günlük milyonlarca varillik petrol akışı kesintiye uğrarken, piyasalarda belirsizlik ve fiyat baskısı hızla arttı. Yaşanan gelişmeler, enerji arz güvenliğinin sağlanabilmesi için yerli kaynakların maksimum kapasitede kullanılabilmesinin; yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik ve jeopolitik bir mesele olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Küresel enerji sistemi alarm veriyor

Yerli Kömür Kaynaklı Elektrik Üreticileri Derneği (YEKÜD) Başkanı Fatma Elif Yağlı, yaşanan gelişmelerin enerji politikalarına dair önemli bir gerçekliği net şekilde ortaya koyduğunu belirtti. Yağlı, sözlerine şöyle devam etti: "Hürmüz Boğazı’nda yaşananlar, enerji arz güvenliğinin teorik bir kavram olmadığını; küresel ölçekte anlık krizlerle doğrudan sınanan bir gerçeklik olduğunu bir kez daha gösterdi. Dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmının geçtiği bir hattın devre dışı kalması, tüm ülkeler için ciddi bir kırılganlık oluşturuyor."

"Yerli enerji kaynaklarına dayalı üretim bir tercih değil, zorunluluk"

Özellikle enerji tarafında iş birliği yaptığımız ülkelerin savaşta olduğu dikkate alındığında, ülkemiz açısından en kritik başlığın yerli ve sürekli üretim kapasitesinin güçlendirilmesi olduğunu vurgulayan Yağlı, "Bugün geldiğimiz noktada, yerli enerji kaynaklarına dayalı üretim bir tercih değil, açık bir zorunluluk. Dışa bağımlı enerji yapısı, ne kadar süreceği belli olmayan bu tür krizlerde maliyet artışı ve arz riski olarak doğrudan karşımıza çıkıyor. Yerli kömürden elektrik üretimi, bu anlamda Türkiye’nin enerji sisteminde yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir güvence işlevi görüyor. Son 6 ay içerisinde Enerji Bakanlığı tarafından bu alana verilen teşviklerin katkısı stratejik bir hamle oldu" diye konuştu.

Baz yük olmadan sistem ayakta kalamaz

Enerji sistemlerinin sürekliliği açısından baz yük kapasitesinin kritik rolüne dikkat çeken Yağlı, "Enerji sistemleri yalnızca üretim kapasitesiyle değil, süreklilik ve denge ile ayakta kalır. Baz yük santralleri; yani kesintisiz ve öngörülebilir üretim olmadan, sistemin sağlıklı işlemesi mümkün değildir. Sadece yenilenebilir kaynaklara dayalı bir yapı, mevcut teknolojik koşullarda arz güvenliğini tek başına sağlayamaz. Bu nedenle baz yük kapasitesinin korunması, enerji politikalarının temel unsurlarından biri olmalıdır. Son dönemde, yerli kömür santrallerinin tuttuğu kapasite karşılığında ödenen bedelin kaldırılmasına ilişkin getirilen yeni düzenlemenin gözden geçirilmesinde fayda görüyoruz" açıklamasında bulundu.

"Enerji dönüşümü dengeli ve gerçekçi olmalı"

Yağlı, enerji dönüşümünün ancak dengeli bir modelle ilerleyebileceğini vurguladı:

"Enerji dönüşümünü bir ‘ya hep ya hiç’ yaklaşımıyla değil, dengeli ve gerçekçi bir geçiş süreci olarak ele almak gerekiyor. Bu süreçte baz yük tesislerimizi korurken; yenilenebilir enerji yatırımlarını da kararlılıkla artırmak zorundayız. Rüzgâr ve güneş enerjisi başta olmak üzere tüm alternatif kaynaklar, sistemin tamamlayıcı unsurları olarak büyümeye devam etmeli."

"Krizler, doğru politikaların testidir"

Türkiye’nin enerji geleceğinin, yerli kaynaklar ile yenilenebilir yatırımların birlikte ve dengeli şekilde ilerlediği bir model üzerine kurulması gerektiğini hatırlatan Yağlı, "Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz, aslında tüm ülkeler için bir stres testi niteliğinde. Böyle dönemlerde ayakta kalan sistemler, yerli kaynaklarını etkin kullanan, dengeli üretim yapısına sahip ve arz güvenliğini önceliklendiren sistemlerdir" ifadelerini kullandı.

HABER KAYNAĞI : İHA
Haftanın Öne Çıkanları

Mehmet Çevik sahnelere ara verdi, Ramazan’da maneviyata yöneldi

2026-03-04 23:03 - Magazin

Pelin Özbozdağ: "Kadın Cinayetleri Siyasidir"

2026-03-04 14:59 - Gündem

Üzerine ağaç devrilen oyuncu İbrahim Yıldız hayatını kaybetti

2026-02-28 02:12 - Asayiş

Beyaz Saray, Trump’ın İran saldırılarını izlediği anlara dair fotoğrafları paylaştı

2026-03-01 00:16 - Siyaset

Kayıp Köpekler İçin Servet Değerinde Ödül

2026-02-27 13:05 - İnsan

Tayland, İran’daki vatandaşlarını Türkiye üzerinden tahliye edecek

2026-03-05 00:07 - Asayiş

Marmaris Emlakçılar Derneği’nden “Sahte İlan Uyarısı “

2026-02-27 10:56 - Marmaris

Marmaris'te Dev Elektrik Kesintisi

2026-02-26 15:25 - Marmaris

Maarifin Kalbinde Ramazan Pidesi Atölyesi

2026-02-26 13:21 - Marmaris

Öneş Derici: "Muğla’nın Milli Parkları Ticarete Açılıyor"

2026-02-26 11:53 - ÇEVRE

İlgili Haberler

Mersin OSB’de sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm konuşuldu

10:35 - Ekonomi

AB tescilli Araban sarımsağının hasadı başladı

10:33 - Ekonomi

Yeni kalkınma hamleleri için imzalar atıldı

10:35 - Ekonomi

Başkan Dere 7 bin 200 gün çağrısını yineledi

10:32 - Ekonomi

Düğün sezonu öncesi kuyumcularda hareketlilik

10:32 - Ekonomi

Günün Manşetleri

Emekli sulama birliği çalışanı evinde ölü bulundu

14:13 - Asayiş

Kahramanmaraş’ta 4.4 büyüklüğünde deprem

13:39 - Asayiş

Erken teşhis ile MS hastalarının hayat kalitesi korunuyor

12:39 - Sağlık

Alkollü sürücünün kullandığı araç askeri birliğin bahçesine uçtu

12:29 - Asayiş

Kemiği kraker gibi yediler

12:19 - Gündem