SAMSUN (İHA) – Osmanlı döneminde kuyumculuk sanatıyla yapılan eserler Samsun Müzesi’nde sergileniyor.
Döneminde birçok konuda öne çıkan Osmanlı’da kuyumculuk sanatında alanında da önemli eserlere imza atıldı. Kuyumculuk sanatında imza atılan önemli eserlerden bir bölümü ise bugüne kadar gelmeye başardı. Samsun Müzesi’nde "Osmanlı’da Kuyumculuk Sanatı" bölümünde, geçmişten bugüne kadar gelen nadide eserler gözler önüne seriliyor. Samsun da kuyumcu atölyesi bulunan nadir şehirlerden biriydi
Samsun Müzesi’nde Osmanlı dönemine ait kuyumculuk sanatına ait eserlerin yer aldığı bölümde sanatseverler için yapılan bilgilendirmede, "Osmanlı sanatında mücevher yapımı önemli bir alandır. Bu sanat, Osmanlı takılarının minyatür ve yağlı boya resimler gibi değerli kaynaklarla yansıtıldığı bir alandır. Osmanlı Sarayı’nda mücevher kullanımı, Fatih Sultan Mehmed Han’ın İstanbul’u fethetmesinin ardından artmıştır ve saray, Osmanlı kuyumculuğunun gelişiminde ve biçimlenmesinde önemli bir rol oynamıştır. Saray için çalışan kuyumcular, mücevherlerin yanı sıra günlük kullanım eşyalarını da (Kab, taht, beşik, gürz, hançer, at koşum takımları, ibrik, bardak, matara, kase, şerbetlik, gülabdan, tarak, ayna, yelpaze, zarf, buhurdan, şamdan, nargile, yazı takımı, sadak, tüfek, kutu, sandık, tespih gibi) süsleme teknikleriyle üretmişlerdir. Osmanlı dönemi kuyumcu atölyeleri sadece İstanbul’da değil, aynı zamanda Trabzon, Samsun, Sivas, Van, Erzincan, Erzurum, Gümüşhane, Bitlis, Diyarbakır, Mardin, Midyat, Şam, Halep, Kıbrıs ve Rumeli Prizren gibi şehirlerde de bulunmaktadır. Bu şehirlerden yetişen ustalar, saray için çalışmak üzere İstanbul’a getirilmiştir. Ayrıca, Yavuz Sultan Selim’in İran seferinden sonra Tebriz ve Heratlı ustaların sarayda çalıştığı bilinmektedir. Osmanlı kuyumculuğu başlangıçta Bizans ve Safevi üsluplarının etkisi altındaydı. 16. yüzyıl, Osmanlı kuyumculuğunun en parlak dönemi olarak kabul edilirken, 17. ve 18. yüzyıllardan sonra Avrupa etkisi de gözlemlenmiştir. Osmanlı kuyumculuğu, diğer sanat alanlarında olduğu gibi Türk-İslam ve Anadolu sanat sentezi ile karakterizedir. Osmanlı’nın farklı kültürler ve komşularıyla etkileşimi, kuyumculuk alanında da görülmüştür. Osmanlı kuyumculuğunu ve takı modellerini, başlangıçta Bizans, Selçuklu, İran, Arap, Çin ve daha sonra Rus ve özellikle Avrupa ile gelişen ilişkiler etkilemiştir" ifadeleri yer alıyor.
Vatandaşlar tarafından oldukça fazla ilgi gören bölümde sergilenen kuyumculuk eserleri arasında altın, gümüş ve çeşitli madenlerden oluşan tepelik, bilezik, alınlık, kolye, gerdanlık, küpe, bileklik, kolye ucu, muska gibi birçok eser bulunuyor.
HABER KAYNAĞI : İHA