Çocuk Nörolojisi Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, migrenin çocuklukta başladığını belirleterek, "Aileler baş ağrısını asla hafife almamalı" dedi.
Çocukluk ve ergenlik döneminde baş ağrılarının oldukça yaygın görüldüğünü belirten Antalya Memorial Hastanesi Çocuk Nörolojisi Bölümü’nden Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, dünya genelindeki araştırmalara göre çocuk ve ergenlerin büyük bölümünde primer baş ağrılarının görüldüğünü söyledi. Mıhçı, migrenin çocukların fiziksel sağlığının yanı sıra okul başarısı, sosyal ilişkileri ve yaşam kalitesi üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu ifade etti. "Baş ağrısı çocuğunuza miras kalabilir"
Çocuklarda baş ağrılarının primer (temel) ve sekonder (başka bir hastalığa bağlı) olarak iki ana grupta toplandığını belirten Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, "Çocukluk çağında baş ağrıları ve migren, erken tanı ve uygun yaklaşımla büyük ölçüde kontrol altına alınabilen bir durumdur. Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarının baş ağrısı şikâyetlerini ciddiye alması ve uzman değerlendirmesini geciktirmemesi son derece önemlidir. Çocuklarda baş ağrıları genel olarak iki ana grupta değerlendirilir" ifadelerini kullandı. Mıhçı, en sık görülen primer baş ağrılarının gerilim tipi baş ağrısı ve migren olduğunu aktararak stres, uykusuzluk, öğün atlama ve bazı besinlerin tetikleyici olabildiğini söyleyerek, "Migren ise genellikle genetik yatkınlığa sahiptir. Ailede migren öyküsü varsa, çocukta migren görülme riski yüzde 50–90 oranında artar" dedi. "Migreni tetikleyen birçok faktör var"
Migren ataklarının beyinde serotonin gibi maddelerin değişen salınımına bağlı olarak geliştiğini belirten Mıhçı, okul stresi, uyku düzensizliği, hormonal değişiklikler, hava şartları ve bazı besinlerin migreni tetikleyebileceğini söyledi. "Baş ağrısı başka hastalıkların habercisi olabilir"
Baş ağrılarının bazen altta yatan başka bir hastalığın belirtisi olarak görülebildiğini dile getiren Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, "Baş ağrısı bazen altta yatan başka bir hastalığın belirtisi olabilir. Üst solunum yolu enfeksiyonları, sinüzit, farenjit, menenjit, hipertansiyon, kafa travmaları, beyin tümörleri, hidrosefali ve zehirlenmeler buna örnek olabilir. Çocuklarda nadir görülmekle birlikte, giderek artan, kronikleşen veya gece uyandıran baş ağrıları mutlaka araştırılmalıdır" şeklinde konuştu. "Düzenli beslenme ve uyku migrenin anahtarıdır"
Baş ağrısının önlenmesinde yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çeken Mıhçı, "Çocukların günde 8–10 saat düzenli uyuması, öğün atlamadan beslenmesi, yeterli sıvı alması ve düzenli egzersiz yapması önemlidir. Stres yönetimi için gevşeme teknikleri, hobiler ve gerekli durumlarda psikolojik danışmanlık faydalı olabilir" diye konuştu. Baş ağrısı günlüğü tutulmasının tetikleyicilerin belirlenmesinde etkili olduğunu söyleyen Mıhçı, okul ortamında su içme ve ara öğün izinlerinin sağlanmasının atakları azaltabileceğini bildirdi. "Baş ağrısı ciddi hastalıkların belirtisi olabilir"
Çocuklarda baş ağrısı tedavisinin ağrının şiddetine ve nedenine göre planlandığını belirten Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, gerilim tipi baş ağrılarında basit yöntemlerin yeterli olabildiğini ancak migren ve küme baş ağrılarında özel tedaviler gerektiğini söyledi. Mıhçı, "Uygun tedaviyle altı ay içinde çocukların yaklaşık yüzde 50’sinde belirgin düzelme sağlanabilmektedir. Bu nedenle baş ağrısı olan çocuklar mutlaka çocuk nörolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir" diye konuştu.
HABER KAYNAĞI : İHA