İnsan insanı anlamaktan vazgeçeli uzun yıllar oldu belki de. Naçizane hâlâ bir elin parmaklarını geçmese de o güzel, ince, kibar insanlar var aramızda; onlara rastgelmek insanın ufkunu genişletip maneviyatın ne kadar özel bir duygu olduğunu hatırlatır bize. Sanırım bu konuda ben çok şanslıydım. Bir elin parmaklarını geçmeyecek insanlardan birkaç tanesine rast getirdi kaderim. Öyle ki diğer insanların da onlar gibi olduğunu düşünerek aldanıp bedel ödemeye, kırılmaya devam ediyor insan. Sizi önemsemeseler de insanları önemsemek gerektiğine ve onların sizi anlamalarına zaman tanımak gerektiğine inananlardanım birçok birey gibi.
Lakin bir gün öyle şeyler yapıyorlar ki asıl kırılıp üzülen, yok sayılan, fedakarlık yapan siz olduğunuz halde suçlanan da siz oluyorsunuz.
Bu durum benim sıkça başıma geldiği için insanları çözmekte, tanımakta bayağı pratik yapmış oluyorsunuz.
Sizi yeren, arkanızdan başka, yüzünüze başka konuştuklarını bile bile bu tür insanları taşımak, onlar ile görüşmek sizin kibarlığınız ve de alçak olmadığınız halde alçak gönüllü oluşunuzdandır ama bu tür insanlar kendilerini size karşı çok uyanık ve akıllı olduklarını sanırlar. Zaman geçtikçe daha çok çözülmeye başlarlar.
Özetle kırılırsınız, artık bu tür insanları taşımaktan yorulursunuz. Ve zamanla insanlardan soğuyup kaçmaya başlarsınız. En kötüsü de sizi kıskandıklarını, sürekli mutlu olmaları için sizin üzülmeniz gerektiğini bilmeniz sizi depresyona sokacak kadar üzebilir. Sizi taklit ederler; sizin sahip olduğunuz konumu ve imkanları size yakıştıramazlar, sürekli sizi aşağıya çekerler. Bu durumu bile bile katlanmaya, kibarlığınızdan onların ayıplarını yüzüne vurmadan görüşmeye devam edersiniz.
Bir gün gelir artık her şeyden, herkesten sıkılır siz de onlara, onların size davrandığı gibi davranmaya başlarsınız.
İşte o zaman siz suçlu, onlar ise kendilerince hep haklı olur. Uzunca bir süre anlaşılmayı beklersiniz; oysa hiç üzerinde durulmayacak bu tür kişilerin hayatınızdan ve çevrenizden ayıklanması gerekir ruh sağlığınız için. Bir ucundan başlamak gerek; sizi üzen, kıran insanları hayatınızdan çıkarın. Çıkarın ki kıymetiniz, farkınız anlaşılsın.
Sevim Tutar Arıcak