TRUMP NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜNE Mİ KOŞUYOR, YOKSA SAVAŞA MI?

NURETTİN   ECE
NURETTİN  ECE
TRUMP NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜNE Mİ KOŞUYOR, YOKSA SAVAŞA MI?
27-01-2026

ABD Başkanı Donald Trump’ın son dönemdeki çıkışlarına bakılırsa, kendisini “dünyaya barış getiren lider” olarak konumlandırma çabası dikkat çekiyor. Nobel Barış Ödülü hayali midir bilinmez ama atılan adımlar, kullanılan dil ve sahaya sürülen askeri güçler bu iddiayla ciddi bir çelişki yaratıyor.
Bir yanda “barış, huzur ve demokrasi” söylemi…
Diğer yanda dünyanın dört bir yanına yığılan uçak gemileri, yaptırımlar ve açık tehditler.
ABD merkezli Global Firepower’ın 2026 askeri güç sıralamasına göre;
    1.    ABD
    2.    Rusya
    3.    Çin
    4.    Hindistan
    5.    Güney Kore
Türkiye ise bu listede 9. sırada, bölgesel dengeler açısından dikkat çeken bir konumda. Bu tablo bize şunu söylüyor: Dünya, barıştan çok güç dengeleri üzerinden şekilleniyor.
 ABD–İran hattında gerilim  yine arttı. ABD’nin İran’a yeni yaptırımlar uygulaması, savaş gemilerini İran’ın “burnunun dibine” kadar getirmesi ve uçak gemilerinin Umman Denizi’nde görüntülenmesi, bölgenin yeni bir krizin eşiğinde olduğunu gösteriyor.
İsrail ordusuna “hazırlık” talimatı verildi.
Irak Hizbullah Tugayları “tam seferberlik” ilan etti.
İran ise net:
“ABD’den gelecek her saldırıyı topyekûn savaş sayarız.”
İran’ın 534 bin aktif, 400 bin yedek askeri var. Orta Doğu’nun en güçlü ordularından biri. Sanıldığı kadar zayıf bir ülke mi? Bunu zaman gösterecek.
Bu gelişmeler sadece küresel siyaseti değil, Muğla’yı ve Marmaris’i de doğrudan ilgilendiriyor.
Her yıl mart ayında Marmaris’te İranlı turistlerle sezonun ilk hareketliliği başlardı.
2024’ün ilk üç ayında Muğla’ya gelen İranlı turist sayısı 1.394 iken,
2025’in aynı döneminde bu sayı 2.786’ya çıktı.
İran, ilk kez Muğla’ya en çok turist gönderen ilk üç ülke arasına girdi.
Savaş ihtimali, yaptırımlar ve bölgesel krizler turizmi doğrudan etkiliyor.
“Bu yaz İranlı turist gelir mi?” sorusu artık sadece turizmcinin değil, esnafın da gündeminde.
ABD’nin İran’a yönelik olası bir müdahalesinin gerekçesi yine tanıdık:
“İnsan hakları, rejim değişikliği, demokrasi…”
Ama herkes biliyor ki, İran sadece bir ülke değil;
enerji, jeopolitik konum ve yeraltı zenginlikleri demek.
Nobel Barış Ödülü hayaliyle mi, yoksa küresel güç mücadelesiyle mi karşı karşıyayız?
Barış söylemiyle savaş gemilerini aynı cümlede kullanmak mümkün mü?
Barış söylemlerinin silah seslerinin önüne geçtiği, diplomasinin yeniden öne çıktığı bir iklim oluştuğu takdirde, Marmaris bu yaz da sezonu boş geçirmeyecek potansiyele sahip. Çünkü bu kent, yalnızca güneşi ve deniziyle değil; umudu, misafirperverliği ve krizlere karşı geliştirdiği direnciyle de ayakta duruyor.
Ortadoğu’da barış ihtimali güçlendikçe, Marmaris’te de çarşılar yeniden canlanacak, sezon yine yüzleri güldürecektir

ÖNCEKİ YAZILARI
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?