DÖVİZ GETİREN EMEKLİ, GEÇİNEMEYEN  EMEKLİ VE SARSILAN GÜVEN

NURETTİN   ECE
NURETTİN  ECE
DÖVİZ GETİREN EMEKLİ, GEÇİNEMEYEN  EMEKLİ VE SARSILAN GÜVEN
18-04-2026
Dünya turizmi, Orta Doğu’daki savaşın gölgesinde zor bir dönemden geçiyor. Rezervasyon iptalleri, rotaların değişmesi ve belirsizlik… Buna rağmen Türkiye, özellikle de Marmaris, yeniden tercih edilen destinasyonlar arasında yerini almaya başladı. Avusturya’dan gelecek 3 bin 500 emekli turist, bu yazın umut veren gelişmelerinden biri.
Elbette bu, turizm sektörü adına sevindirici. Ülkeye döviz girişi olacak, esnaf nefes alacak. Ancak aynı manzaraya bir de içeriden bakmak gerekiyor. Kendi ülkesinde yaşayan milyonlarca emekli, bırakın tatili, evinde temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken; yurt dışından gelen emeklilerin burada tatil yapabilmesi düşündürücü bir çelişkiyi gözler önüne seriyor.
2026 yılı itibarıyla emeklilerin alım gücü ciddi şekilde erimiş durumda. Yüksek enflasyon karşısında maaşlar hızla değer kaybediyor. Temmuz zammı için ilk iki aylık verilerle %7,94’lük artış kesinleşmiş olsa da bu artışın gerçek hayat karşısında bir karşılığı yok. En düşük emekli maaşı hâlâ asgari ücretin, hatta birçok hesaplamaya göre açlık sınırının altında.
Yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş insanların, hayatlarının bu döneminde geçim derdiyle mücadele etmesi kabul edilebilir değil. Atılması gereken en temel adım açık: En düşük emekli maaşı en azından asgari ücret seviyesine çıkarılmalı ve enflasyon karşısında gerçek bir koruma sağlanmalıdır.
Ancak mesele yalnızca ekonomi değil. Toplumda giderek artan bir başka kaygı daha var: Güvenlik ve Adalet duygusu.
Son dönemde farklı şehirlerde yaşanan okul saldırıları, akran zorbalığı ve şiddet olayları toplumda ciddi bir tedirginlik yaratıyor. Bu olaylar sadece bireysel vakalar olarak değerlendirilemez. Eğitim sisteminden aile yapısına, dijital içeriklerden sosyal politikalara kadar birçok başlıkta derin bir sorgulamayı zorunlu kılıyor.
Bir diğer örnek ise yıllardır kamuoyunun vicdanını yaralayan Gülistan Doku dosyası. 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan bir genç kadının akıbetinin hâlâ netleşmemiş olması, adalet sistemine duyulan güveni zedeliyor. Soruşturmanın yeniden başlatılması ve gözaltı kararları, elbette umut verici; ancak toplum artık sonuç görmek istiyor.
Tüm bu başlıklar aslında tek bir ortak noktada birleşiyor: Güven.
Vatandaşın; Adalete,Ekonomiye ve geleceğe duyduğu güven. Eğer bu güven zedelenirse, ne turizmdeki başarılar ne de ekonomik göstergelerdeki iyileşmeler tek başına yeterli olur.
Evet, Marmaris’e gelen Avusturyalı emekliler önemli. Ama asıl mesele, bu ülkenin kendi emeklisinin de huzur içinde yaşayabildiği, gençlerin güvende olduğu ve adaletin herkes için eşit işlediği bir Türkiye’yi inşa edebilmek.
Çünkü güçlü bir ülke, yalnızca dışarıdan gelen dövizle değil; içeride sağlanan adalet, refah ve güven duygusuyla ayakta kalır.
ÖNCEKİ YAZILARI
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?