?>

Anadolu Üniversitesinden Engelliler Haftasında engelsiz vizyon

FAKÜLTE DEKANI PROF. DR. İBRAHİM HALİL DİKEN

Eğitim - 2 ay önce

Mayıs 10-16 tarihleri arasında dünya genelinde eş zamanlı olarak kutlanan Engelliler Haftası, engelli bireylerin toplumsal yaşama eşit ve etkin katılımını desteklemeyi ve bu alanda farkındalık oluşturmayı amaçlayan önemli bir dönem olarak öne çıkıyor.

Bu kapsamda, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi de özel eğitim alanındaki akademik birikimi ve kapsayıcı eğitim vizyonuyla dikkat çekiyor. Fakülte Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, Engelliler Haftası nedeniyle yaptığı değerlendirmelerde engelliliğin yalnızca bireysel bir durum değil aynı zamanda toplumsal erişilebilirlik ve farkındalıkla doğrudan ilişkili bir konu olduğuna dikkat çekerek eğitimden istihdama kadar uzanan süreçte kritik çözüm alanlarına vurgu yaptı.

Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken engelli birey kavramını açıklayarak özel bireylerin de kendi içinde ikiye ayrıldığını şu sözlerle belirtti: "Engelli birey; doğum öncesi, doğum anı veya doğum sonrasında bireyin farklı nedenlerden kaynaklı olarak bilişsel, motor gelişimi veya dil ve konuşma dediğimiz iletişim, sosyal-duygusal gelişim alanında yaşadığı ve tipik gelişim, yani normalde toplumda yaşayan bireylerin deneyimlediği gelişimsel süreçlerde birtakım farklılıklar yaşayan bireylerdir. Bu farklılıkların da yaşam içerisinde eğitim gibi farklı ve diğer toplumsal ortamlarda düzenlemeleri zorunlu kılan bir durum olarak adlandırabiliriz. Bunun iki boyutu var. Birinci boyutu tipik gelişimden olumsuz anlamda etkilenme, özürlülük durumu. Yani zedelenme, zedelenmenin yetersizliğe dönmesi, yetersizliğin de engele dönmesi. Diğer boyutu da üstün zekâ, üstün yetenek boyutu." Toplumun neredeyse yarısı etkileniyor

Türkiye’deki engelli bireylerin sayısına dikkat çeken Prof. Dr. Diken bu sayının dolaylı olarak daha da yüksek olduğunu şu ifadelerle anlattı: "Türkiye nüfusuna baktığınız zaman yaklaşık 10 milyon civarında bir engelli kitlesinden bahsediliyor. Bu bireylerin anne, baba ve en az bir kardeşini de ekleyince sayıyı dört ile çarpmamız gerekiyor. Böylece toplumda yaklaşık 40 milyonluk bir kitlenin bu durumdan doğrudan etkilendiğini görüyoruz. Bu da aslında nüfusumuzun yarısı demek." "Ciddi bir toplumsal farkındalık gerekiyor"

Engelliliğin her an herkesin başına gelebileceğini ve bu durumun toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirten Prof. Dr. İbrahim Halil Diken konuşmasına şöyle devam etti: "Herhangi bir kaza veya travma, normal işlevini sürdüren bireyi işlevsiz hale getirebiliyor belli alanlarda. Bu da ciddi bir toplumsal farkındalığı gerektiriyor. Yıllardır da 10-16 Mayıs haftası Engelliler Haftası adı altında bu gruba yönelik farkındalık, empati oluşturma çalışmaları yapılıyor. Biz, sağlıklı bireylerin de bu ihtiyaçlara sahip olabilecek duruma gelebileceğinin farkındalığını oluşturarak toplumsal yaşam kalitesine odaklanmaya yönelik etkinlikler düzenleneniyor." Öğretmenler kapsayıcı bir programla yetişiyor

Anadolu Üniversitesinin öğretmen yetiştirme konusundaki vizyonuna dikkat çeken Prof. Dr. Diken kapsayıcılığa şöyle vurgu yaptı: "Biz Eğitim Fakültesi olarak alana, Türkiye’ye öğretmen yetiştiriyoruz. Bu öğretmenleri topluma kapsayıcı bakmaları açısından gerek programlarımızdaki dersler gerek yaptığımız etkinlikler ve çalışmalarla daha bilinçli, daha empati sahibi, çocuklara ve öğrencilere kapsayıcı bakan bireyler boyutunda hazırlamaya çalışıyoruz." Türkiye’de iki temel sorun öne çıkıyor

Prof. Dr. Diken açıklamalarında özel eğitim alanındaki sorunlara da parmak bastı. Türkiye’de özel eğitim alanında çözüm bekleyen iki ana sorunu belirten Prof. Dr. Diken şunları söyledi: "Özellikle iki temel konu çok önemli Türkiye’de. Birincisi erken müdahaleye ilişkin; yani 0-6 yaşa yönelik özellikle bir modelimizin olmaması, bir sistem sorununun olması. Diğer önemli nokta da istihdam sorunu. Yani okulu bitirdikten sonra bu engelli topluma katkı, kendi üretkenliklerini gerçekleştirme bağlamında işe yerleştirme, iş bulma ve işte devam etme gibi iki temel konu büyük sorun olarak karşımıza çıkıyor." Temel çaba daha bilinçli öğretmenler

Anadolu Üniversitesinde yetişen geleceğin öğretmenlerine değinen Prof. Dr. Diken, üniversitedeki programların donanımlarını anlatırken "Programlarımızın içerisinde öğretmen adaylarımız için engelli bireyleri ve onların ailelerini daha iyi anlamak, eğitsel ihtiyaçlarını daha doğru karşılamak boyutunda derslerimiz, stajlarımız ve uygulama alanlarımız söz konusu. Dolayısıyla bunları yaparak aslında öğretmen adaylarımızı daha bilinçli, daha empati kuran, bireysel farklılıklara dikkat eden öğretmenler olarak yetiştirme çabası içerisindeyiz" dedi. "Teknoloji araç olursa işimiz kolaylaşır"

Dijital araçlar ve yapay zekâ başta olmak üzere yaşanan teknolojik gelişmeler özel eğitim alanında da birçok yeniliğin kapısını aralıyor. Teknolojinin özel eğitimdeki yerini "araç" ve "amaç" dengesi üzerinden yorumlayan Prof. Dr. Diken şunları söyledi: "Teknoloji şu an hepimizin elinde olan bir araç. Bunu bir araç olarak kullandığınız zaman çocuğun veya bireyin bireysel ihtiyaçları temelinde o araçtan ne kadar üst düzeyde yararlanabilirsek o kadar sağlıklı olacak, işimiz kolaylaşacak. Bunu bir araç olarak, yaptığımız iş neyse o iş içerisinde yararlanabileceğimiz, bilimsel bilgiyi o araç üzerinden elde edip hayata geçirmemiz gereken bir durum olarak düşünüyorum." Aile ile iş birliği özel eğitimde kritik öneme sahip

Özel eğitimde aile ile yapılan iş birliğinin çok kıymetli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Diken bu noktadaki ihtiyacın altını şöyle çizdi: "Aileyi merkeze almamız gerekiyor. Tüm dünyadaki en önemli paradigma değişimi de aile merkezli özel eğitim uygulamaları yani ailenin bizim odağımızda olduğu. Çocuğun aile içinde öğrendiğini düşünerek özellikle erken çocuklukta buna odaklanmak gerekiyor. Aileyle iş birliğinde sadece kâğıt üzerinde bir iş birliğine değil, onunla gerçekten var olan sorunlarına çözüm üretecek mekanizmaları oluşturacak süreçlere ihtiyaç var."

Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Diken toplumdaki engelli kavramının aslında yine toplumun kendisi tarafından inşa edildiğini belirtti ve bu konuyu verdiği bir asansör örneği ile şöyle açıkladı: "Engelli terimini oluşturan şey aslında toplumun bireysel farklılıkları olan bireylere sunduğu imkânlarla ilişkili. Burada 3 kavramı açıklamak gerekiyor. Zedelenme yetersizliğe yol açıyor yetersizlik ise engele yol açabiliyor. Tekerlekli sandalyedesiniz, buraya geldiniz. Asansörümüz yoksa, binaya erişiminiz yoksa, sizin o tekerlekli sandalyede olmanız size bir engel teşkil etmiyor, bizim bu binayı size uygun hale getirmememizden kaynaklanıyor. Toplum tekerlekli sandalye ile sizin erişilebilirliğinize imkân vermiyorsa o zaman aslında sizin durumunuzu engelli hale getiren siz değilsiniz; toplum, devlet veya ilgili kurumlar ve yapılardır. Bu açıdan engellilik toplumsal bir durum." Anadolu Üniversitesi özel eğitimde öne çıkıyor

Anadolu Üniversitesinin özel eğitim alanındaki başarılarına ve otoritesine vurguda bulunan Prof. Dr. Diken üniversitenin öne çıktığı noktaları şöyle belirtti: "Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesiyle, Eğitim Fakültesiyle, İÇEM’iyle, DİLKOM’uyla, ÜYEP’iyle, Engelliler Entegre Yüksekokulu, Engelliler Araştırma Enstitüsü ve diğer lisans programları ile kümülatif olarak toplumda bireysel farklılıkları ön planda tutan, bunu bir toplumsal hizmet olarak kendine şiar edinmiş bir üniversite. Bu bağlamda dezavantajlı bireylere sunulan hizmetler boyutunda YÖK’ün ilk Üstün Başarı Ödülü’nü Anadolu Üniversitesi, bu saydığım hizmetleri kümülatif olarak sunan bir yapı olarak kazandı." Engelliler Haftası ilham verici etkinliklerle geçecek

Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında birçok ilham verici ve farkındalık odaklı etkinlik düzenleyecek. Prof. Dr. Diken ise düzenlenecek etkinlikleri şöyle müjdeledi: "5 gün süren bu haftada her güne bir etkinliğimiz var. Örneğin 11 Mayıs Pazartesi günü öğrenci yemekhanesinin önünde empati istasyonlarımız olacak, orada bir görme engellinin bakış açısıyla hayatı deneyimleyeceksiniz. Bir tekerlekli sandalye ile nasıl hareket edeceğinizi deneyimleyeceksiniz. Bu haftayı empati için tasarladık. Diğer günlerde de başarı hikâyeleri koymak istedik. Örneğin Cuma günü çok önemli bir etkinliğimiz var; kollarını küçüklükten kaybetmiş ve ağzıyla müthiş derecede resimler yapan Ressam Yusuf Akgün’ün hikâyesi ve resim sergisi. Amacımız bu toplumsal farkındalığı başarı hikâyeleriyle destekleyerek ortaya koymak."

HABER KAYNAĞI : İHA
Haftanın Öne Çıkanları

YENİLENEN ÇARŞI TURİSTLERİN GÖZDESİ OLDU

2026-05-05 18:01 - Marmaris

1 milyar dolarlık pazar, 50 milyon oyuncu: Türkiye’de gaming büyüyor

2026-05-07 10:41 - Teknoloji

Askeri limana taş götüren kamyon devrildi

2026-05-06 15:05 - Asayiş

MUĞLA’DA GELECEĞİN SPORCULARI BİLİMSEL TARAMAYLA KEŞFEDİLİYOR

2026-05-06 11:30 - Spor

ÜNLÜ OYUNCU NESRİN CAVADZADE BODRUM’DA DÜNYA EVİNE GİRDİ

2026-05-04 16:50 - Magazin

Gül serada 5, çiçekçide 50-100 lira

2026-05-06 10:42 - Ekonomi

Yaşlı adam evinde ölü bulundu

2026-05-06 10:19 - Asayiş

Sinop’ta pazar yoğunluğuna otoparklı çözüm

2026-05-07 12:27 - Gündem

Göz kuruluğu ve göz hastalıklarında lazer tedavi yöntemlerinin önemi artıyor

2026-05-07 11:52 - Sağlık

Üretime genç kadın eli değdi: O ilçede yıllık 550 bin ton domates hasat ediliyor

2026-05-04 09:41 - Ekonomi

İlgili Haberler

YKS’nin zirvesi yine Kartal AİHL oldu: Türkiye dereceleri peş peşe geldi, başarının sırrını anlattılar

19:13 - Eğitim

Geleceğin Meslekleri Programında Açık Deniz Sondaj Teknolojisi Ele Alındı

19:21 - Eğitim

Torununa destek için 46 yıl sonra sınava girdi, Türkiye birinciliğiyle gururlandı

19:15 - Eğitim

Vali Erol, LGS’de tam puan alan öğrencileri ağırladı

18:24 - Eğitim

Alaplı’da gençler telefon ekranından tezhip sanatına yöneldi

17:07 - Eğitim

Günün Manşetleri

Kayıp şahıs ormanda yaralı halde bulundu

17:34 - Asayiş

Yük asansörü minibüsün üzerine devrildi

17:26 - Asayiş

Şüpheli şahısların üzerindn uyuşturucu ve silah çıktı

17:09 - Asayiş

Kafası kapıya sıkışan 4 yaşındaki çocuğun imdadına itfaiye yetişti

16:54 - Asayiş

YKS birincilerinden Tuğsem Bahar başarısının sırrını anlattı

16:50 - Eğitim