İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması talebiyle 16 Eylül 2024 tarihinde verdiği yazılı soru önergesinde, 2016–2024 yıllarını kapsayan dönemde kaybolan çocuklara ilişkin güncel verileri sordu.
Ancak Bakanlık’tan gelen cevapta, soruların hiçbirine sayısal ya da istatistiksel bir yanıt verilmedi.
Ergun’un önergesinde, Türkiye’de kaybolan çocukların sayısı, yaş ve cinsiyet dağılımları, illere göre oranları, haklarında suç kaydı bulunanlar ve 6 Şubat 2023 depremlerinde kaybolan çocukların akıbeti soruldu.
Ancak Bakanlığın cevabı, “çocukların korunmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğü” yönünde genel ifadelerle sınırlı kaldı.
“VERİ YOKSA YÖNETEMEZSİNİZ, VERİ YOKSA KURTARAMAZSINIZ”
Prof. Dr. Metin Ergun, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, hükümetin kayıp çocuklarla ilgili hiçbir politikasının olmadığını belirterek tepki gösterdi:
“Kayıp çocuklarımızla ilgili hem İçişleri Bakanı’na hem de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı’na yaklaşık 1,5 yıl önce soru önergesi verdik. Ancak verdikleri cevaplarda, anlamsız propaganda cümleleri dışında kaybolan çocuklarımızla ilgili hiçbir veri yok.”
Ergun, TÜİK’in 2016’dan bu yana kayıp çocuklara ilişkin herhangi bir istatistik yayımlamadığını hatırlatarak, “Türkiye’de kaç çocuğun kayıp olduğunun bile bilinmediğini” söyledi.
EPSTEIN SKANDALI DÜNYADA YANKI BULURKEN TÜRKİYE’DE SESSİZLİK
Amerika Birleşik Devletleri’nde milyarder Jeffrey Epstein’ın çocuk istismarı ve insan ticareti ağıyla ilgili yeni belgelerin gündeme geldiği bu dönemde, Türkiye’de benzer konularda sessizlik dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre, devletin elinde güncel ve şeffaf veriler bulunmaması, hem kayıp çocuk vakalarının hem de çocuk istismarının boyutunun anlaşılmasını zorlaştırıyor.
Ergun’un önergesi, yalnızca bilgi talebi değil, aynı zamanda çocuk güvenliği politikasındaki yapısal eksikliklerin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Sivil toplum kuruluşları da yıllardır benzer şekilde, devletin “kayıp çocuk verilerini paylaşmaktan kaçındığını” ve bunun kamusal farkındalığı zayıflattığını vurguluyor.
KAMUSAL SESSİZLİK VE HESAP VEREBİLİRLİK EKSİKLİĞİ
Çocuk hakları savunucuları, devletin istatistikleri açıklamamasının sadece bilgi eksikliği değil, hesap verilebilirlik sorunu yarattığı görüşünde.
Kayıp çocuklarla ilgili verilerin gizli kalması, istismar, insan kaçakçılığı ve özellikle deprem sonrası kaybolan çocuklar konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Ergun’un ifadeleriyle:
“Bu ülke, çocuklarını kaybediyor ama devlet kayıp çocuklarını sayamıyor.”
KAÇ ÇOCUĞUMUZ KAYIP?
İYİ Partili Ergun’un çıkışı, hükümetin çocuk güvenliği politikalarına yönelik eleştirileri yeniden gündeme taşıdı.
Dünya, Epstein skandalının karanlık bağlantılarını tartışırken Türkiye’de hâlâ aynı temel soru yanıt bekliyor:
KAÇ ÇOCUĞUMUZ KAYIP?