?>

NE KADAR YAŞARSAN YAŞA SEVİNDİĞİN KADARDIR ÖMRÜN

SADİ TONBUL & ÖĞRETMEN

3 ay önce

Bu başlık benim değil

Hayata dair çok önemli ve “olumluya doğru” yaşamamız gerektiğini anlatmaya çalıştığı yazılarıyla.

Beğenerek takip ettiğim

Haşmet Babaoğlu'na aittir.

 Ne kadar da doğru söylemiş. 1967 yılından bu yana

 Yaklaşık 60 yıldan bu yana bu satırların yazarı olarak, gazetecilik ve de köşe yazarlığı yapmaya çalışarak, sizlere bir şeyler anlatmaya çalışıyorum.

 Ayrıca yaptığım işlerden zevk de alıyorum olumlu geri dönüşlerde alıyorum.

 Şöyle geriye baktığında Siz de, Şöyle geriye baktığınızda benimle aynı düşünceleri düşündüğünüze yaklaştığınızı sanıyorum.

 Tabii bazen

 İnsanlar Özellikle de kalabalık şehirlerde yaşarken, uzak ve sakin kıyı kasabaları, köyleri, şimdilerde köylerden mahallelere dönüştürülen

 Nostaljik yeşil alanlarda yaşamayı hayal ederler hele de emekli olduklarında orada yaşamanın hesabını kitabını yaparlar.

 Büyük şeflerin tabakları.

 Genelde bu tür yayınlar cebi şişkinlere hitap etmenin şişirmeleridir.

Halbuki Çoluk çocuk gittiğimiz bir kasaba lokantasındaki tatları konuşacağınız zaman çocuklarınızın servisteki Ramazan ağabeyi konuşması size şaşırtıcı gelebilir.

 Hayır hiç şaşırmayın!

 Yemek üç aşağı beş yukarı birbirine yakın lezzetlerdir.

 Ama o yemeği güler yüzlü ile size sunan içtenlikli bir Ramazan Ağabey’dir aslında sizi oraya çeken en önemli etkendir.

 90'lı yılların başında geldiğim ve ailemle birlikte yaşamaya başladığım Marmaris'te bunu bizzat gözlemlemiştim.

 Eski Datça yolunda bir pansiyon işletmecisiydim, benim pansiyondan ayrı şu anda hala görevini sürdüren General Mustafa Muğlalı Caddesi'ndeki Ömür Pansiyon, emekli bir polisin pansiyonu ve de Taşlıca kökenli bir ailenin pansiyonu vardı.

 Koskoca 90'ların başında Marmaris girişinde eski Datça yolunda. Bir tek benim pansiyonun ve yukarıda saydığım tapu topu üç pansiyon daha vardı. Tabii ki diğerleri Marmaris içlerine ve içmelere kadar bir sürü pansiyonlar ve oteller.

 Bir gün sırtı çantalı 2 Fransız çift bana bir Turizm kitapçığı hediye etti ve bana şu sayfaya dikkat et dediler.

 O sayfayı görünce inanamadım

 O sayfada Marmaris'e gidince hesaplı bir yer arıyorsanız.

 Gideceğiniz yer belli, diyerek benim pansiyonumdan bahsediyorlardı.

Halbuki onlar için odaları ranzalı benim 100 metre yakınımda sırtı çantalıların tercih ettikleri hostel vardı.

 Orayı değil de benim Pansiyon tavsiye ediliyordu.

 Çünkü o Fransız sırtı çantalı genç çiftlerin ellerindeki Fransızca yol gösterici Türkiye’nin keseye uygun yerleri.

Marmaris rehberinde.

“Marmaris gidince mutlaka o pansiyona gidin çünkü orada sizi sıcak kanlı Türk insanını temsil eden güzel bir aile göreceksiniz. Ve de o pansiyonun bahçesine girdiğinizde; o bahçedeki doğal ortamı mis gibi çiçek kokularının sizi ne kadar etkileyebileceğini göreceksiniz. Yani kendinizi evinizin sıcaklığında hissetmek istiyorsanız mutlaka bu pansiyonu tercih ediniz” diyor du.

Turizmde ve de insan hayatında insan ilişkilerinde asıl olan “sıcacık bir selamlaşma azıcık bir muhabbettir”.

 Bunu asla unutmayalım

 Yani “ne kadar yaşarsan yaşa, sevindiğin kadardır ömrün”

 Şöyle hayatınızı geriye doğru bir süzgeçten geçirin bakalım.

En güzel günleriniz

Sevindiğiniz günlerdir.

 Bunu unutmayın…

YAZARIN DİĞER YAZILARI