Türkiye’nin en verimli tarım alanları arasında yer alan, Yeşilırmak Nehri’nin bereketlendirdiği Çarşamba Ovası’nda sebze üretimi azalırken, kavak ve fındık yetiştiriciliği yaygınlaştı. Geçmişte domates, biber, patlıcan ve şeker pancarı üretimiyle öne çıkan ovadaki değişime dikkat çeken üreticiler, "Çarşamba Ovası yok, Çarşamba ormanlığı var" diyerek eski tarımsal üretimin giderek azaldığını ifade etti.
Yeşilırmak Nehri’nin suladığı ve 87 bin 981 hektar alana sahip olan Çarşamba Ovası, Türkiye’nin en büyük delta ovaları arasında yer alıyor. Bölgede geçmişte yoğun olarak yapılan domates, biber, patlıcan, salatalık, şeker pancarı ve mısır üretiminin azaldığını belirten üreticiler, tarımsal üretimde yaşanan değişime dikkat çekti. Kavak ve fındık alanlarının yaygınlaşmasıyla ovanın eski tarımsal görünümünü kaybettiğini ifade eden üreticiler, Çarşamba’da yetiştirilen sebzelerin yerini başka ilçelerden ve illerden gelen ürünlerin aldığını söyledi.
"Çarşamba Ovası yok, Çarşamba ormanlığı var"
Ovada yaşayan 50 yaşındaki Cevdet Özkan, Çarşamba Ovası’nın geçirdiği değişimi anlattı. Eskiden ailesiyle birlikte sebzecilik yaptığını belirten Özkan, "Artık bakınca ova yok, artık ormana döndü. Çarşamba Ovası yok da Çarşamba ormanlığı var. Bu süreç nasıl oldu? Fabrikaların kapanmasından. Şeker fabrikası vardı. Önceden bizim mesleğimiz mesela şeker pancarı yapardık, buğday yapardık, mısır yapardık. Bunların hepsi bitti. Fabrikalar kapanırken ister istemez vatandaş kavağa döndü, fındığa döndü" dedi.
"Çarşamba’nın yerlisi olarak başka yerlerden gelen sebzeleri yiyoruz"
Çarşamba’nın geçmişte sebze üretimiyle öne çıktığını ancak bugün üretimin ciddi ölçüde azaldığını söyleyen Özkan, "Eskiden insanlar Çarşamba’nın ovasını merak ederdi, domatesini, biberini, patlıcanını, salatalığını alırdı. Şu anda öyle bir şey yok. Biz şu anda Çarşamba’nın yerlisi olarak Tokat’tan gelen domatesi, Tokat’tan gelen fasulyeyi, Bafra’nın biberini yiyoruz. Artık Çarşamba’da eskisi gibi sebze yapan yok, bitti" diye konuştu.
"Sebzecilik bitti, başımızın çaresine bakmaya başladık"
Kendisinin de çocukluğundan itibaren sebzecilik yaptığını dile getiren Özkan, üretimdeki değişimin geçim kaynaklarını etkilediğini belirterek, "Ben 50 yaşındayım. Ben 40 sene kadar, yani 10 yaşındayken babamın peşinde sebzecilik yapıyordum. Sebzecilik bitti. Biz başımızın çaresine bakmaya başladık. Eskiden şeker pancarı yapardık. Traktörlerimizi, araçlarımızı hep ondan alırdık. Mısır yapardık, mısır sezonunda da herkes işini görürdü. Şimdi herkes kavak, fındık dikiyor" ifadelerini kullandı.
Fiyat istikrarsızlığı fındığa yöneltti
Çarşamba Ziraat Odası Başkanı Muammer Aydemir ise ovada sebze üretiminin azalmasında fiyat istikrarsızlığı ve üretim maliyetlerinin etkili olduğunu belirterek, "Vatandaşımız bir sene kavun, karpuz, biber veya patlıcan yetiştiriyor ve iyi para kazanıyor. İkinci yıl bakıyorsunuz, fiyatlar sıfıra düşüyor. Tamamen zarar ediyor. Bir de fide maliyetleri çok yüksek. Vatandaşımız bu yüzden fındığı daha cazip buluyor. Kuzey bölgesinde, yani sahil bölgesinde tamamen sera üretimi yapılırdı. Kışlık seralardan iyi gelir elde edilirdi. Ancak serada da gelir azalınca vatandaş seralarını söküp fındığa yöneldi. Ovanın kuzey kesimlerinde yoğun yağış, sel ve deniz suyunun yükselmesi nedeniyle fındık bahçelerimizde kök çürümeleri yaşandı. Bu bölgelerde çeltik ve kavak yetiştiriciliği yapılabilir. Özellikle çeltikte sözleşmeli tarıma geçilirse üreticimiz ürününün fiyatını önceden bilir ve maliyet hesabını buna göre yapar" şeklinde konuştu.
Haber kaynağı: İhlas Haber Ajansı














Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir