Genel

Ahşaba sanatla hayat veriyor: 12 yıllık naht tutkusu

MERSİN’İN BOZYAZI İLÇESİNDE YAŞAYAN JANDARMA EMEKLİSİ MUSTAFA EYSEN, YAKLAŞIK 12 YILDIR SÜRDÜRDÜĞÜ NAHT SANATIYLA GELENEKSEL TÜRK-İSLAM EL SANATLARINI YAŞATMAYA ÇALIŞIYOR.

Ahşaba sanatla hayat veriyor: 12 yıllık naht tutkusu
10-06-2026 10:14

Mersin’in Bozyazı ilçesinde yaşayan jandarma emeklisi Mustafa Eysen, yaklaşık 12 yıldır sürdürdüğü naht sanatıyla geleneksel Türk-İslam el sanatlarını yaşatmaya çalışıyor. Tekeli Mahallesi’ndeki hobi atölyesinde çalışmalarını sürdüren Eysen, ahşabı ince işçilikle işleyerek kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunuyor.


Jandarma uzman çavuş olarak görev yaparken başladığı naht sanatını emekliliğinin ardından daha da geliştiren Mustafa Eysen, atölyesinde ahşabı adeta sanat eserine dönüştürüyor. Geleneksel motifleri sabır ve titizlikle ahşaba işleyen Eysen, her bir eser için günler süren çalışmalar yürütüyor.


Ahşap yüzeyler önce defalarca zımparalanıyor, ardından desenler aktarılıyor ve kıl testere yardımıyla tamamen el işçiliğiyle kesilerek şekillendiriliyor. Son aşamada uygulanan vernikle eserler hem korunuyor hem de estetik bir görünüm kazanıyor.


Çalışmalarında şimşir, ceviz, kavak, huş ve gürgen gibi farklı ağaç türlerini kullanan Eysen, ortaya çıkacak eserin özelliklerine göre malzeme seçimi yapıyor. Geleneksel Türk-İslam sanatının önemli örneklerinden biri olan naht sanatını yaşatmaya çalışan Eysen, özellikle genç nesillerin bu sanatı tanımasını ve ilgi göstermesini istiyor.


Meslek hayatı boyunca da naht sanatına ilgi duyduğunu belirten Mustafa Eysen, boş zamanlarının büyük bölümünü atölyesinde geçirdiğini söyledi. Sanata olan ilgisinin zamanla tutkuya dönüştüğünü ifade eden Eysen, geleneksel Türk-İslam el sanatları arasında yer alan naht sanatında kendisini geliştirmek için uzun yıllardır emek verdiğini kaydetti.


Ahşap oyma ve kesme tekniklerinin kullanıldığı naht sanatının geçmişten günümüze ulaşan önemli kültürel değerlerden biri olduğunu dile getiren Eysen, "Naht sanatı, motiflerin çeşitli tekniklerle ahşap üzerine işlendiği bir sanat dalıdır. Kıl testere yardımıyla tamamen el işçiliğiyle şekil verilir. Özellikle cami süslemelerinde, saray tezyinatlarında ve geleneksel mimari yapılarda sıkça kullanılan Türk-İslam sanatlarından biridir" dedi.


Çalışmalarında eserin özelliğine göre farklı ağaç türlerinden yararlandığını anlatan Eysen, "Şimşir, ceviz, kavak, huş ve gürgen gibi ağaçlar kullanıyoruz. Bazen dayanıklılık açısından sert, bazen de işlenmesi daha kolay olduğu için yumuşak yapılı ağaçlar tercih ediliyor. Kullanılacak malzeme tamamen ortaya çıkacak eserin özelliğine göre belirleniyor" diye konuştu.


Tekeli Mahallesi’ndeki hobi atölyesinde üretim yaptığını ifade eden Eysen, eserlerin uzun ve titiz bir çalışmanın ürünü olduğunu söyledi. Kullandığı gürgen kontrplakların önce çeşitli numaralardaki zımparalarla birkaç kez işleme tabi tutulduğunu belirten Eysen, "Ahşap tamamen pürüzsüz hale getirildikten sonra desenler aktarılıyor. Daha sonra kıl testere ile el yordamıyla kesim işlemleri yapılıyor. Son aşamada ise vernik uygulanarak eser tamamlanıyor" ifadelerini kullandı.


Sabır, dikkat ve el becerisi gerektiren naht sanatının günümüzde yeterince bilinmediğine dikkat çeken Eysen, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarının yaşatılması için çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, kültürel mirasın korunmasının gelecek nesiller açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.



HABER KAYNAĞI : İHA
Editor : KAYNAK-İHA
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
TÜRKİYE GÜNDEMİ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER