Genel

Başkan Şahin: "Bilirkişilik artık sektör haline gelmiş durumda"

TÜKETİCİLER BİRLİĞİ GENEL BAŞKANI MAHMUT ŞAHİN, BİLİRKİŞİLİĞİN ARTIK BİR SEKTÖR HALİNE GELDİĞİNİ SÖYLEYEREK, “GÜNDÜZ YAPILMASI GEREKEN BİR İŞ OLMASINA RAĞMEN MEMURLAR DAHİ BİLİRKİŞİLİK YAPIYOR” DEDİ.

Başkan Şahin: "Bilirkişilik artık sektör haline gelmiş durumda"
10-07-2026 12:49

Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, bilirkişiliğin artık bir sektör haline geldiğini söyleyerek, "Gündüz yapılması gereken bir iş olmasına rağmen memurlar dahi bilirkişilik yapıyor" dedi.


Bilirkişiliğin artık bir sektör haline geldiğini söyleyen Mahmut Şahin, "Bilirkişilik deyince tabii akla gelen ilk şey ağır bir abi yani bu işi bilen, bu işin hakkını verecek olan, sözü dinlenir ve size yol gösterecek kişi anlamına geliyor. Tabii buna saygı göstermek gerekir. Artı bunun kanuni bir altyapısı da var hukuki olduğu gibi. Fakat şu geldiğimiz süreç içerisinde görüyoruz ki bilirkişilik bir sektör haline gelmiş. Hani bir uzmanlık alanı sorunları çözen, sorunlara çözüm yolu gösteren kişilerden çok bir sektör haline gelmiş ve işin içerisinde sen ben bizim oğlan ahbap çavuş ilişkisi öne çıkmaya başlamış. İşini bilen, hakikaten bilen bu işin hakkını veren, yıllardır bu işe emek vermiş, çaba harcamış ve bu tecrübesini kâğıda yansıtan, kararlara yansıtan bilirkişileri bir kenara koyuyorum. Parmakla gösterilecek kadar az, onu da özellikle belirteyim. Fakat 48 saatlik bir eğitimle hakimlerin vereceği kararı belirleyen bir bilirkişiye dönüşmüş şu anda. Bir hakim 4 sene Hukuk Fakültesi okuyor. Sonra stajlarını yapıyor adliyede hakimin veya savcının yanında, baroda. Sonra uzun yıllar bir mesleki tecrübe oluşturuyor. Fakat 48 saat eğitim alan bir bilirkişinin vermiş olduğu rapora göre karar veriyor. Bu hem hukuk fakültelerine, hem hakimin mesleğine ve bilirkişi unvanına saygısızlık. Fakat burada bir açmaz var Yargıtay’ın bazı dosyaları bilirkişiye gitmediği için bozması. Şimdi bazı dosyaların bozulması bütün dosyaların bilirkişiye gitmesi anlamına da gelmiyor. Fakat 48 saat uzaktan eğitimle bilirkişi olmuş ya da işte gidip gelmiş belki dinlememiş insanların vermiş olduğu kararlara göre hakimler karar verirse ortaya farklı tablolar çıkar" dedi.


Şahin, daha önce rapor şikayeti üzerine 3 kişinin bilirkişilikten men edildiğini söyleyerek, "Bu tablolardan birisi bakın, hani bilirkişiyim diye ben rahatım, bilirkişiyim dolayısıyla bana bir şey olmaz mantığının doğru olmadığını gösteren elimizde de somut bir örnek var. Yani bilirkişi oldum diye ebediyen bilirkişi olacağınız anlamına gelmiyor. Kayseri’de bütün adliyelerde olduğu gibi Bilirkişilik Bölge Kurulu var. Bu kurula başkan bu işi bilen bir hakim. Üyeleri de Cumhuriyet Başsavcı Vekili, İdare Mahkemesi Başkanı, Vergi Mahkemesi Başkanı ve Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı. Bu adamlar oturmuşlar kendilerine yapılan bir şikayetten sonra bilirkişilerle ilgili, 3 tane bilirkişinin süresiz yani ömür boyu bilirkişilikten men edilmesi kararını vermişler. Hani sicil ve listeden çıkarılma yaptırımı uygulamışlar bu bilirkişilere. Şimdi bu bilirkişilerle biz de ara ara temasa geçiyoruz. Diyoruz ki yani nasıl rapor veriyorsunuz? Yani bu raporlar çok çalışılmamış. Sanki birini korumak maksatlı yazılmış gibi. İşte bizim bu dediğimizi de bu Bilirkişilik Bölge Kurulu onayladı ve 3 tane bilirkişinin ki bunlar doktor, onu da söyleyeyim belirteyim. Bilirkişilik sicil listesinden ve bilirkişilik yapmaktan sürekli yasaklanmalarına karar verdi. Tabii niye bilirkişilik var? Sektör haline geldi dedim. Yıllık 5 milyar TL gibi bir ödeme yapılıyor bu bilirkişilere. Bakın 5 milyar TL bir devlet için ciddi bir para bu para ve on binlerce bilirkişi var. Bu olaydan, bu bilirkişilik müessesinden ya da sektöründen herkes memnun. Mesela bilirkişiler memnun para kazanıyor. Devlet memnun para kazanıyor. Acayip vergi alıyor bilirkişilikten devlet otomatikman. Hakimler memnun, iş yükleri azaldı bilirkişiye atıyor kurtuluyor. Fakat olan kime oluyor? Sürekli bilirkişiye para ödeyen, üstelik bilirkişiler paranın azlığından şikayet edip paranın artması için ayak diriyorlar; gitmiyoruz, bakmayız falan diyorlar. Hakim de göndermek zorunda hissediyor kendisini ve gidiyor" ifadelerini kullandı.


Devlet memurlarının dahi gündüz yapılması gereken bir iş olmasına rağmen bilirkişilik yaptığını söyleyen Şahin, "Şimdi tabii bu olan yine her zamanki gibi vatandaşa oluyor. Bilirkişilik müessesesinde de para yine ondan çıkıyor. Sadece memnun olmayan belki tüketicidir ama diğer her taraf memnun bu işten. Bir de işin farklı bir boyutu, yarıdan fazlası bilirkişilerin devlet memuru. Bilirkişilik akşamları yapılan bir şey değil gündüzleri yapılan bir şey. Fakat devlet memuru kendi işini gücünü bırakıp bilirkişilik yapıyor. Kendi işine gitmiyor. Lazım olduğunda gittiğinizde dışarıda keşifte işte şurada burada falan deniyor. Fakat onun görevi o devlet memuru. Yani devlet memurlarının bilirkişiliğe yöneliminin sebebi ne ya da bunu bir bilirkişilik veren kişi ‘Ya sen memursun ne zaman izinliysen o zaman vereyim sana’ da demiyor. Bu bilirkişilik dağıtımı biraz farklı bir boyuta dönüşmüş durumda. Bunun sistemden de adaletli bir şekilde belirlenmesi gerekiyor. Fakat çok sancılı, sıkıntılı bir durum. Yanlış raporlar veriliyor bunu çok gördük. Cezası da var bunu da gördük ve bilirkişilere bir uyarıda bulunmak istiyoruz. Hakikaten maaşınızı aldığınız memurluktan vakit çalmadan bu işi yapacaksanız yapın. Ve ayrıca adil bir şekilde bu işin gerçekten uzmanıysanız, bilirkişisiyseniz o şekilde düzgün bir rapor yazın. Aksi halde Tüketiciler Birliği olarak peşinizdeyiz. Raporlarınızı takip edip sizi bölge kurullarına şikayet edip öyle ‘Ben bilirkişi oldum artık bundan sonrası önemli değil’ diyemeyeceksiniz bilginiz olsun" dedi.



HABER KAYNAĞI : İHA
Editor : KAYNAK-İHA
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
TÜRKİYE GÜNDEMİ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER