Eskişehir’de yaşayan Aytaç Merkez, doğadan topladığı budanmış zeytin dalları, deniz kabukları ve taşları akrilik boyayla birer sanat eserine dönüştürerek fabrikasyon üretime meydan okuyor.
49 yaşındaki Aytaç Merkez, doğadan topladığı atık ve doğal malzemeleri sanatla buluşturarak hem geri dönüşüme katkı sağlıyor hem de benzersiz el emeği ürünler üretiyor. Yaklaşık 6 yıl önce İzmir’in Urla ilçesinden Eskişehir’e taşınan Merkez, evindeki atölyesinde zeytin, çam ve kavak ağaçlarının yanı sıra deniz kabuğu, taş ve fıstık kabuğu gibi doğadan topladığı materyalleri akrilik boyayla şekillendirerek takı ve magnet tasarlıyor. Tasarımlarını düzenlediği atölyelerle sanatseverlerle de paylaşan Merkez’in elinden çıkan özgün magnetlerin Eskişehir’de koleksiyonerleri bile bulunuyor. "Resimlerimi ahşap takılara indirgedim"
Sanat yolculuğunu ve üretim felsefesini anlatan Aytaç Merkez, "Normalde resim yapıyorum ama bunun yanında ahşap üzerine bazı takılar da üretiyorum; resimlerimi ahşap takılara indirgedim diyebiliriz. Bu işi yaklaşık 6 yıldır, yani Eskişehir’e taşındığımdan beri yapıyorum. Kendimi biraz geri dönüşümcü ve ileri dönüşümcü olarak görüyorum. Ana maddem ahşap; takılarda zeytin ağacı kullanırken, diğer ürünlerde çam ve kavak gibi ağaçları tercih ediyorum. Bunların dışında deniz kabuğu, taş ve fıstık kabuğu gibi doğadan topladığım birçok materyalle ürünler tasarlıyor ya da üzerlerine akrilik boyayla resim yapıyorum. Temelde geri dönüşüm felsefesiyle hareket ediyorum. Evimde bir atölyem var, çalışmalarımı evden yürütüyorum. Tabii, zaman zaman atölye çalışmaları da düzenliyorum. Burada birlikte çalıştığım Oda Sanat Galerisi var; orada katılımcılarla bir araya gelerek hep birlikte keyifli atölyeler gerçekleştiriyoruz" dedi. "Urla’daki budanmış zeytin dalları ilham oldu"
Sanata ilk olarak hobi amaçlı minik taşları boyayarak başladığını belirten Merkez, "Taşın kullanım açısından çok sınırlı olduğunu ve ’Nerede kullanılacak?’ sorusunu düşündüm. O dönem İzmir Urla’da oturuyordum; budanmış zeytin dallarını kesit halinde kesip üzerlerine resim yapmak ya da taşlardan figürler oluşturmak aklıma geldi. Önce kolyeler yaptım; sonra birinin ’Niye rozet yapmıyorsun?’ demesi üzerine rozet, küpe ve yüzük gibi parçalar da üretmeye başladım. Bulunduğum coğrafyadaki ürünlerden ilham alıyorum; deniz ve zeytin ağacı gibi materyallerden yola çıkarak birtakım ürünler geliştiriyorum. Yaptığım işi taş ve ahşap boyama sanatının altında değerlendirebiliriz" diye konuştu. "İlk ihtiyaç istemek ve sevmek"
Bu sanata gönül vermek isteyenlere tavsiyelerde bulunan Merkez, "Bu sanatla ilgilenecek kişilerin dikkat etmesi gereken ilk şey, istek duymak ve sevmektir. Temel ihtiyaç aslında budur: Bir şeyi istemek ve sevmek. Bunun dışında insan, zaman ayırdıkça kendini geliştirebiliyor ve daha farklı şeyler üretme kabiliyetine sahip olabiliyor. Ben emekli sayılırım; bu işe kanalize olup zamanımın büyük bölümünü bunlarla geçirdiğim için ürettikçe yeni fikirler geliyor, yeni ufuklar açılıyor. Ayrıca insanlarla etkileşimde olduğum için onların fikirlerini de alıp bunları farklı ürünlere dönüştürebiliyorum" ifadelerini kullandı. Fabrikasyon ürünlere tepki olarak başladı, koleksiyoneri oluştu
En çok ilgiyi el yapımı magnetlerin gördüğünü ve bu ürünlerin fabrikasyona karşı bir duruş sergilediğini vurgulayan Aytaç Merkez, "En çok sattığım ürünler ise magnetler. Bu işe başladığımda hayatımda bu kadar çok magnet yapabileceğimi hiç düşünmemiştim. Aslında bu magnetlerin çıkış nedeni, fabrikasyon ürünlere bir tepki göstermekti. Bunlar; taş, deniz kabuğu ve fıstık kabuğu gibi her şeyi değerlendirdiğim, tamamen kendi fikrim olan üretimlerdir. Hatta Eskişehir’de bu magnetlerle ilgili koleksiyonerlerim bile var. Magnetlerin dışında rozet, küpe ve kolye ucu da çok satıyorum; çünkü kullandığım zeytin ağacı, ’ölmez ağaç’ olarak bilinen çok önemli bir ağaçtır." "Günde 20-30 magnet üretiyorum"
Son olarak üretim sürecinin aşamalarından ve fiyat politikasından da bahseden Merkez, şunları söyledi:
"Çalışırken toplu halde hareket ediyorum. Gündüzleri genellikle işin altyapısını oluşturan ahşap kesimi ve zımpara işlerini hallediyorum. Akşamları ise oturup grup halinde toplu boyama yapıyorum. Bu şekilde günde 20-30 tane magnet üretebiliyorum. Ürünleri tamamen kendim ürettiğim için fiyatları şu anda 100 lira bandında tutuyorum."
HABER KAYNAĞI : İHA
Editor : KAYNAK-İHA