Marmaris’te yaşamak her geçen gün biraz daha zorlaşıyor. Bunun sebebi ne pandemi, ne sel felaketi, ne de yangınlar…
Bugün Marmaris’in en büyük sorunlarından biri, yıllardır çözülemeyen ve giderek büyüyen otopark meselesi.
İlçede ev fiyatları milyonlarla ifade ediliyor. Kiralar ise birçok vatandaşın bütçesini zorlayacak seviyelere ulaşmış durumda. İnsan ister istemez soruyor; milyonlarca lira vererek ev alan ya da her ay on binlerce lira kira ödeyen insanların araçlarını nereye koyacağı hiç mi düşünülmedi?
Yeni binalar yükseliyor, yeni projeler yapılıyor, nüfus artıyor, araç sayısı çoğalıyor. Ancak görünen o ki otopark ihtiyacı aynı hızla planlanmıyor. Sonuç olarak sokaklar otoparka, kaldırımlar araç park alanına dönüşüyor. Vatandaş ise akşam eve geldiğinde aracını bırakacak yer aramaktan yoruluyor.
Oysa şehircilik sadece bina yapmak değildir. Şehircilik, insanların nasıl yaşayacağını planlamaktır. Yolunu, altyapısını, sosyal alanlarını ve otoparkını düşünmektir. Bir kentin geleceğini kurtaran şey beton değil, vizyondur.
Marmaris’te uzun zamandır beklenen şey de tam olarak buydu; vizyon…
Ne yazık ki bugün gelinen noktada birçok vatandaş, beklediği düzen yerine daha fazla karmaşa ile karşılaştığını düşünüyor.
Sorun yalnızca merkezde de değil. Kırsal mahallelerde yollar, altyapı, ulaşım ve çevre düzenlemeleri konusunda yükselen şikayetler dikkat çekiyor. Bir zamanlar sakinliği ve doğal güzellikleriyle öne çıkan mahalleler artık temel hizmetler konusunda alarm veriyor.
Marmaris’in bugün ihtiyacı olan şey günü kurtaran çözümler değil, geleceği planlayan bir anlayıştır. Çünkü sorunlar büyüdükçe vatandaşın aklındaki soru da büyüyor:
Marmaris’te gerçekten düzen mi geliyor, yoksa düzensizlik mi daha da derinleşiyor?