
Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Kayalıpınar köyünde, arkeolojik kazı çalışmalarının sürdüğü Kayalıpınar Samuha Antik Kenti’nde erken Bizans dönemi izlerine rastlandı.
Hititlerin önemli yerleşimlerinden ve başkentlerinden birisi olan Samuha’da 2005 yılında Sivas Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Dr. Vuslat Müller-Karpe danışmanlığında başlayan kazı çalışmaları, Koç Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Çiğdem Maner başkanlığında titizlikle yürütülüyor. Bu yıl 3 Temmuz tarihinde başlatılan kazı çalışmalarına 15 Eylül’de ara verilmesi planlanırken, çalışmalarda Hitit döneminin yanı sıra; eski Asur dönemine, Roma, erken Bizans ve Ortaçağ dönemine ait yeni bulgulara ulaşıldı.
Doç. Dr. Çiğdem Maner bu yıl için sona yaklaşılan kazı çalışmalarıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Bu yıl 3 Temmuz’dan bu yana Kayalıpınar’da çalışmaya başladık. Kazımızın 57. gününde canla başla çalışmaya devam ediyoruz . Hem Hitit dönemine, hem eski Asur dönemine, Roma, hem de erken Bizans ve Ortaçağı’na ait yeni bulgularımız var. Özellikle Doğu Kapadokya bölgesinde bulunan yerleşim içinde ve tüm bölge için önemli bilgiler elde ettik. Kazı 15 Eylül’e kadar devam edecek. Yaklaşık 2 buçuk ay çalışmış olacağız" dedi. Erken Bizans dönemine ait önemli bulgular elde edildi
Kazı Başkanı Yardımcısı, İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Bizans Sanatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özgü Çömezoğlu Uzbek, bu yılki kazıda erken Bizans dönemine ait çok önemli bulgular elde ettiklerini ifade ederek, "Kayalıpınar (Samuha) çok önemli bir yerleşim. Burada Hitit dönemini takiben, Roma dönemi, bunun ardından erken Bizans diyebileceğimiz 7. Yüzyıl’a kadar tarihlendirdiğimiz dönemle ilgili çok önemli veriler elde ediyoruz. Özellikle erken Bizans dönemi ile ilgili yerleşimin alanın belirli bölgelerinde yoğunlaştığını görebiliyoruz. Bunlarla ilgili buluntularımızda genel olarak günlük kullanıma yönelik kap kaçak parçaları, cam buluntular ve bu dönemi de teyit eden sikkeler var" dedi. Bizans mezarlığı bulundu
Prof. Dr. Özgü Çömezoğlu Uzbek, önemli buluntulardan bir tanesinin de mezar alanı olduğunu vurgulayarak, "Önemli buluntu alanlarımızdan bir tanesi de mezarlık alanı. Bu önemli bir alan çünkü burada bulunan buluntular da erken Bizans döneminde buranın da bir mezarlık bölgesi olarak kullanıldığını teyit ediyor. Bu buluntular içerisinde örneğin mezar kapaklarındaki erken dönem haç kazımaları görülüyor. Bunun yanı sıra yine erken dönem tarihinde diyebileceğimiz cam kandil parçaları, bunların da yanı sıra yine bunu teyit eden sikkeler ve mezarlık alanı çevresinde bulduğumuz bir takım objeler var. Buna örneğin bronz küpe ve bronz haç kolye ucundan bahsedebiliriz. Bunun yanı sıra erken Bizans dönemi ile ilgili bilgi aldığımız farklı alanlarda var. O da bu bölgeye yakın açmalarımız. Örneğin küçük koku şişesi parçaları, seramik ve kandil parçaları bulduk. Bu bölgenin altında Hitit dönemine ait tabletler bulmaya devam ediyoruz. Bizans dönemi ile ilgili buluntularımız yine alanın farklı bir bölgesinde daha devam ediyor. Burada Hitit duvarlarının üzerinde Roma yolu olasılıklı düşünülen bir alan bulundu. Yine aynı bölgede Hitit duvarının üzerine yapılmış bir Bizans kalıntıları bulundu. Buluntular bu alanda Bizans ve Selçuklu dönemine kadar devam ediyor. 12-13. Yüzyıl’a ulaşan eserlerimiz de var. Bu alanda yapacağımız çalışmalar önümüzdeki yıllarda da devam edecek. İleride daha çok buluntu elde edeceğimize inanıyoruz" şeklinde konuştu.
HABER KAYNAĞI : İHA
Editor : KAYNAK-İHA