USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Ekonomi

Ali Çandır: "COP31’de yeşil dönüşüm fırsatını değerlendirelim"

MECLİS BAŞKANI ERDOĞAN EKİNCİ

Ali Çandır: "COP31’de yeşil dönüşüm fırsatını değerlendirelim"
23-06-2026 15:34

Antalya Ticaret Borsası (ATB), kuruluşunun 106. yıl dönümünde Haziran Ayı Meclisini, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında topladı. Mecliste ATB 106. yıl videosu sunulurken, yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyeler bilgilendirildi.


Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, "Bugün, Borsamızın 106. kuruluş yıl dönümünü kutlamanın gururunu yaşıyoruz. 23 Haziran 1920’den bugüne Antalya Ticaret Borsası, üreticimizin, tüccarımızın, üyelerimizin ve sektörlerimizin yanında olmuş, Antalya’nın tarımına, ticaretine ve ekonomik gelişimine önemli katkılar sunmuştur. Bu vesileyle, Borsamızın kuruluşundan bugüne emek veren tüm başkanlarımızı, meclis ve yönetim kurulu üyelerimizi, komite üyelerimizi, üyelerimizi ve çalışanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. Bugün de Yönetim Kurulu Başkanımız Ali Çandır’ın öncülüğünde, Meclisimiz, Yönetim Kurulumuz, Meslek Komitelerimiz ve çalışanlarımızla birlikte bu köklü mirası daha ileri taşımak için çalışmaya devam ediyoruz. 106 yıllık geçmişimiz, bizler için yalnızca bir gurur vesilesi değil; aynı zamanda geleceğe karşı taşıdığımız sorumluluğun da en güçlü hatırlatıcısıdır" dedi.


ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Meclis konuşmasına Antalya Ticaret Borsası’nın 106. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak başladı.


Konuşmasında ekonomiye ilişkin değerlendirmede bulunan Ali Çandır, 2026 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarına göre, milli gelirin ilk üç ayda reel olarak yüzde 2,5 arttığını, bu büyümenin son 32 yılın ilk çeyrek ortalama büyümesinin yaklaşık yarısı kadar gerçekleştiğine dikkat çekti. Çandır, "Yani büyümede ciddi bir ivme kaybı yaşamaktayız. Özellikle son iki yıldır yaşadığımız bu kaybı en son 2019 ve 2015 yıllarında yaşamıştık" dedi.


Tarım sektörünün ise ilk çeyrekte yüzde 4,6 büyüdüğünü bu büyümenin tarımdaki ortalama büyümenin 2 katı olduğunu belirten Çandır, "Geçen yılki daralmadan sonra bu büyüme, bir ölçüde dipten çıkışın etkisiyle gerçekleşti" dedi.


Buna rağmen imalat sanayinin iki yıl üst üste ilk çeyrekte küçüldüğünü kaydeden Çandır, "Bir ekonominin uzun vadeli üretim gücü, tarım ve imalat sanayinin performansıyla ölçülür. İmalat sanayimiz geçen yıl ilk çeyrekte yüzde 2,3 daralmıştı. Bu yıl da yüzde 1,4 daraldı. Son 32 yılın, bir istisna hariç, hiçbir çeyreğinde iki yıl üst üste daralma olmamıştı. O istisna da 2008 ve 2009 yıllarının 3. çeyreğinde yaşanmıştı. Sektörler arası büyüme performansı da dikkat çeken diğer konudur. İletişim hizmetleri sektörünün yüzde 9,5 büyüme ile ortalama büyümenin üzerinde gerçekleşmesi ve diğer tüm sektörlerdeki büyümenin kendi ortalamasının altında kalması, ilk kez karşılaştığımız bir durumdur. Ekonomimizde en büyük paya sahip hizmetler sektörü ise genel ekonominin üzerinde büyümeye devam etmektedir. Hizmetler sektörünün yüzde 70’in üzerindeki payı giderek büyümektedir. Kentimiz açısından bu durum bir ölçüde anlaşılabilir olsa da ülkemiz ekonomisi açısından sürdürülebilir değildir. Hizmetler sektörüne bu kadar yoğunlaşmak, tarım ve imalat sektörlerinin gelişimini baskı altına aldığı gibi hizmetler sektörünün kendi geleceği açısından da bir balon oluşturma riski taşımaktadır. Beklentimiz sağlıklı, sağlam ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı için tarım ve imalat sektörlerinin mutlaka motive edilmesidir" değerlendirmesinde bulundu. "Tarim 10 kat küçüldü"


Ekonominin son 23 çeyrektir kesintisiz büyümesinin sevindirici olduğunu ifade eden Ali Çandır, şunları söyledi:


"Ancak unutmayalım ki bu 23 çeyrekte tarım sektörümüz 10 kez küçülmüştür. Genel ekonomik eğilimden bu kadar ayrışan bir dalgalanma, sektörümüzü diğer baskıların da üzerinde zayıflatmaktadır. Bu zayıflama sadece üretim faaliyetlerimizi değil, üretimden ticarete uzanan tüm değer zincirimizi olumsuz etkilemektedir. Tarım sektörümüzü bu sarmaldan çıkarmanın yollarını tüm toplum olarak tartışmalı, çözüm önerilerini dikkatle değerlendirmeli ve tarımı yeniden cazip, güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmalıyız." "Tarım hayati"


Antalya’nın tarımsal kapasitesinin ülke ekonomisi ve toplum üzerinde hayati bir yeri olduğunu vurgulayan Çandır, "Bu bilinçle ve sorumlulukla faaliyetlerimizi yürütmekteyiz. Tarımın ülkemiz bekası için stratejik bir sektör olduğu gerçeğini nesillerimize kararlılıkla aktarmayı da bir görev biliyoruz. Bu kapsamda, sektörü ve kırsalı cazip hale getirecek politikalardan su yönetimi politikalarına kadar çalışmalarımızı uzmanların desteğiyle yürütüyor; çözüm önerilerimizi tüm kesimlerle paylaşmaya devam ediyoruz" dedi. Antalya’nın kur ile imtihanı


Antalya ekonomisiyle ilgili değerlendirmede bulunan Başkan Çandır, "Yılın ilk üç ayını ülkemiz ekonomisiyle uyumlu bir yapıda geçiren kentimiz, sonraki aylarda kentimize özgü hareketliliği yakalayamamıştır. Özellikle turizmde rekabetçi fiyat oluşturma zorluğu yaşayan sektörümüz, kur-enflasyon farklılığı nedeniyle pazar riskiyle karşı karşıyadır. Bu durum yalnızca turizm sektörünü değil, aynı zamanda tedarikçileri ve turizme bağlı tüm kesimleri de zorlamaya başlamıştır" diye konuştu. "Destekleyici politikalara ihtiyaç var"


Antalya’nın ticari hareketliliğinin ivme kaybettiğini, bazı alanlarda ise daralma yaşandığını anlatan Başkan Çandır, Antalya’nın tüm zorluklara rağmen üretim ve ihracatını koruduğunu ancak bunun sürdürülebilir hale gelmesi için üretici ve iş dünyasını destekleyen politikalara ihtiyaç olduğunu kaydetti. Çandır, şu bilgileri paylaştı:


"Bunun öncü göstergelerinden biri olan çekle işlem hacmi, Nisan ayı itibarıyla kentimizde yüzde 3, ülkemizde ise yüzde 8 azalmıştır. Karşılıksız çek hacmi kentimizde yüzde 60, ülkemizde yüzde 29 artmıştır. Protestolu senet tutarı ise kentimizde yüzde 120, ülkemizde yüzde 117 yükselmiştir. Aynı dönemde nakdi krediler kentimizde yüzde 52, ülkemizde yüzde 42 artarken, ticari krediler kentimizde yüzde 51, ülkemizde yüzde 45 artmıştır. Tarımsal krediler ise kentimizde yüzde 39, ülkemizde yüzde 41 artmıştır. Güncel göstergeler arasında ülkemiz ekonomisinden pozitif ayrıştığımız alan ihracat olmuştur. Tarım ve gıda ihracatımız kentimizde yüzde 9,1 artarken, ülkemizde yüzde 0,5 azalmıştır. Diğer taraftan toplam ihracatımız kentimizde yüzde 8,4, ülkemizde ise yüzde 1,2 artabilmiştir. Bu tablo bize şunu göstermektedir: Antalya, tüm zorluklara rağmen üretim ve ihracat kabiliyetini korumaktadır. Ancak bu kabiliyetin sürdürülebilirliği için maliyet, finansmana erişim, kur dengesi ve rekabetçilik başlıklarında üreticimizi ve iş dünyamızı destekleyen politikalara ihtiyaç vardır." "Zeytinyağı yarışması kaliteyi arttırır"


Borsa’nın çalışmalarıyla ilgili de bilgi veren Başkan Ali Çandır, Antalya Valiliği himayelerinde, ATB, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğinde ilk kez Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması düzenlediklerini hatırlattı. Çandır, "Yarışmaya 84 başvuru yapılması ve 4 farklı kategoride 45 üreticimizin ödül almaya hak kazanması, Antalya’da kaliteli üretim anlayışının giderek güçlendiğini göstermektedir. Bugün zeytinyağında rekabet artık sadece miktarla değil; kalite, izlenebilirlik, markalaşma ve katma değerle şekillenmektedir. Bu yarışmanın, Antalya zeytinyağının ulusal ve uluslararası pazarlarda daha güçlü bir yere ulaşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum. Emeği geçen kurumlarımıza ve katılımcılarımıza teşekkür ediyor, ödül alan üyelerimizi, firmalarımızı ve üreticilerimizi kutluyorum" diye konuştu. "Su için ortak hareket"


Antalya Ticaret Borsası’nın 2026 yılı temasını "Su" olarak belirlediğini belirten Çandır, suyun artık yalnızca tarımın değil, turizmin, sanayinin, ticaretin ve kent yaşamının ortak meselesi olduğuna dikkat çekti. Bu kapsamda yerel yönetimler, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve ilgili kurumlarla birlikte çalıştaylar düzenleyeceklerini, ardından da Su Zirvesi düzenleyeceklerini anlatan Ali Çandır, "Antalya için ortak bir öneri seti oluşturmayı ve ilgili kurumlarla paylaşmayı hedefliyoruz. Bu çalışmanın, üreticimizin suya erişimi, tarımsal verimlilik, iklim değişikliğine uyum ve kaynakların doğru kullanımı açısından kentimize ve sektörlerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" dedi.


Tarım sektöründe kayıt dışılığın azaltılması ve çiftçilerin sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması amacıyla tarıma özel sosyal güvenlik modeli üzerinde çalıştıklarını belirten Başkan Ali Çandır, "Bu çalışmayı önümüzdeki dönemde düzenleyeceğimiz Sosyal Güvenlik Zirvesi ile kamuoyu ve ilgili kurumlarla paylaşmayı hedefliyoruz" dedi.


Tarım teknolojilerini geliştiren firmaları, girişimcileri, çiftçileri, kooperatifleri, kamu kurumlarını ve yatırımcıları Antalya’da buluşturacak Tarım Teknolojileri Zirvesi için de hazırlıkların devam ettiğini söyleyen Çandır, "Bu zirveyle amacımız, üyelerimizin yeni teknolojilere erişimini kolaylaştırmak, verimliliği artırmak, maliyetleri düşürmek ve Antalya tarımını daha rekabetçi hale getirmektir" dedi. İlk 500’deki firmaları kutladı


İstanbul Sanayi Odası’nın Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 Araştırması’nda yer alan Antalyalı firmaları kutlayan Başkan Çandır, "Kentimize üretim, istihdam ve katma değer sağlayan iş insanlarımıza ve tüm çalışanlarına teşekkür ediyor; başarılarının devamını diliyorum" dedi. "COP31’de yeşil dönüşüm fırsatını değerlendirelim"


TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un katılımıyla düzenlenen COP31 Business Forum - İş Dünyası İstişare Toplantısı’na katıldığını hatırlatan Çandır, "COP31 ile birlikte Antalya, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik gündeminin küresel ölçekte en önemli buluşma merkezlerinden biri olacaktır. TOBB’un küresel iş dünyasının resmi temsilcisi olarak üstlendiği görev ve TOBB Başkanımızın ‘COP31 İş Dünyası Elçisi’ olarak görevlendirilmesi, ülkemiz ve iş dünyamız adına önemli bir kazanımdır. COP31 Business Forum’un; Antalya’mızın uluslararası görünürlüğüne, yatırım ortamına ve sürdürülebilirlik vizyonuna önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Özellikle tarım, gıda, su, enerji, lojistik ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren üyelerimiz için yeşil dönüşüm, iklim finansmanı, yeni iş birlikleri ve uluslararası pazarlara erişim bakımından önemli fırsatlar doğacaktır. Bizim için COP31 yalnızca bir organizasyon değildir. Antalya’nın su, tarım, çevre ve sürdürülebilir üretim konularında dünyaya söyleyecek sözü olduğunu göstereceğimiz stratejik bir fırsattır" diye konuştu. "TOBB nefes kredisi nefes olacak"


Borsa üyelerinin en önemli gündemlerinden birinin finansmana erişim olduğunu söyleyen Başkan Ali Çandır, "Bu kapsamda TOBB öncülüğünde, KGF ve bankaların iş birliğiyle hayata geçirilen TOBB Nefes Kredisi’nin yeni paketi işletmelerimiz için önemli bir destek olacaktır. 2026 yılında toplam 100 milyar TL kredi hacmi hedeflenen programın 25 milyar TL’lik ilk dilimi, 8 Haziran itibarıyla üyelerimizin kullanımına açılmıştır. Oda ve Borsa üyesi işletmelerimiz program kapsamında azami 3 milyon TL kredi kullanabilecektir. Üretimin, istihdamın, yatırımın ve ihracatın sürdürülebilirliği açısından önemli gördüğümüz bu destek için başta TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu olmak üzere KGF’ye ve katkı sunan tüm bankalarımıza teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.


Meclis’te üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.



HABER KAYNAĞI : İHA
Editor : KAYNAK-İHA
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
PUAN DURUMU TÜMÜ