USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Asayiş

Başakşehir’de kazada ağır yaralanan genç kadın yaşadığı kabus dolu anları anlattı

YARALI ZAHİDE DİYAR DEMİRBAŞ

Başakşehir’de kazada ağır yaralanan genç kadın yaşadığı kabus dolu anları anlattı
19-07-2026 18:21

Başakşehir’de yaşanan trafik kazası sonrasında belden aşağısı felç kalan 23 yaşındaki Zahide Diyar Demirbaş, yaşadıklarını anlattı. Kaza anıyla ilgili hiçbir şey hatırlamadığını ifade eden genç kadın gözyaşlarını tutamayarak, "Ağrım çok var. Hiçbir şey yapamıyorum. Her şeyimi birileri yapıyor. O kadar zor ki" dedi.


Başakşehir’de 30 Haziran Salı gecesi yaşanan trafik kazasında ağır yaralanan 23 yaşındaki Zahide Diyar Demirbaş, tedavi gördüğü hastaneden taburcu edildi. Yaşadığı dehşet anlarını hatırlamadığını ifade eden Demirbaş, böbreklerindeki risk nedeniyle ağrı kesici kullanamadığını ve yaşadığı ağrılar nedeniyle sürekli ağladığını ifade etti. 6 ay süresince yatakta tedavi göreceği öğrenilen genç kadının 6 ay sonra ise fizyoterapistler eşliğinde tedavi sürecinin başlayacağı ve bundan sonraki hayatında yürüyüp yürüyemeyeceğinin tedavi sürecinin ardından belli olacağı öğrenildi. "Hiçbir şey yapamıyorum, her şeyimi birileri yapıyor, o kadar zor ki"


Yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarına hakim olamayan Zahide Diyar Demirbaş, "Ağrım çok var. Hiçbir şey yapamıyorum. Her şeyimi birileri yapıyor. O kadar zor ki. Konuşmak istemiyorum artık. Kaza sırasında ne oldu hatırlamıyorum. Sadece ondan sonrasını hatırlıyorum. Yoğun bakımda bir sürü ilaç alıyordum. Oradan çıktıktan sonraki süreci biliyorum. O süreçte çok sancılı ve ağrılı geçti. Çok fazla ağrı kesici veremiyorlar böbreklerimden kaynaklı. Ben geceleri sürekli ağrıdan ağlıyorum. Bildiğim tek şey bu. Bu süreç nasıl geçti, nasıl oldu ben de bilmiyorum. Videoları gördüm. Bana izletmiyorlar. Zorla izledim. Tabii ki beni çok etkiledi. Çünkü benim orada arabada yeğenim de vardı. Ona da çok kötü bir travma oldu. O da böyle bir görüntüyü görmek zorunda kaldı onların keyfi yüzünden. Biz kapımızın önündeydik, evimize girecektik. Arabayı uçarak resmen kullanıyordu. Nasıl kullanabiliyor o derece anlamadım ben. Sanırsam alkol ve uyuşturucu kullanmış. Bir de bu çocuğun ailesinin gariban olduğunu söylüyorlar. Madem böyle şeyleri içecek park köşelerinde yaşasaydı o zaman, neden başka insanların canına mal oluyorlar. Onların keyfi yüzünden ben şu an hayatımı yaşayamıyorum. Yatakta yaşıyorum" dedi. "Ne zaman yürüyeceğimi bilmiyorum"


Demirbaş, "Ne zaman yürüyeceğimi bilmiyorum. Hakkımı da asla helal etmiyorum. İnşallah yanlarına da kalmaz. Bu durumda olmamı sağlayan, o gece yanında olanların hiçbirine hakkım helal değil. Bu durumda olup da bu davada olmayan çocuklara da hakkımı helal etmiyorum. Rabbim onlardan da çıkarsın. Bu yaşadığım şeyi görmezden gelen insanlar da, duyarsızlık yapıyorlar onların ailesi. Ceza çeksin istemiyorlar çocukları. Onlar yaşamadan bilemezler. İstiyorum ki empati kursunlar. Rabbim yaşatır mı bilmiyorum" diye konuştu. "Şu an yatağa bağımlı, bütün ihtiyaçlarını biz gideriyoruz"


6 ay sonra kardeşinin ayağa kalmasını umut ettiklerini belirten abla Eda Yıldırım ise, "Kızımız çok acılar çekiyor. Bu acılar ne zaman diner bilmiyoruz. 6 aylık bir yatak süreci var. 6 ay sonra fizyoterapistler ilk tedaviye başlayacaklar. Tabii yürüyebilecek mi onu da bilmiyoruz. Şu an vücudunda ne kadar zarar var onu da bilmiyoruz. Sürecimiz hep ağlamaklı, sancılar içerisinde kıvranıyor. Yürümek istiyorum diyor. Kendi ihtiyaçlarını kendisi görmek istiyor. Şu an yatağa bağımlı. Bütün ihtiyaçlarını biz gideriyoruz. Tabii ki de ailesi olarak yapıyoruz ama bu onun için bir utanç. Umut ediyoruz ki 6 ay sonra ayağa kalkabilsin. Onu bu hale getirenler şu an serbest ve dolaşıyorlar. Sadece araç sürücüsü yakalandı. Ama aracın içerisindeki diğerleri serbest. Neden onlar için bir şey yapılmıyor? Neden bu davada sessiz kalınıyor?" şeklinde konuştu. "Patlama sesiyle koştum"


Yaşanan o anları anlatan Yıldırım, "İkizlerimle beraber evden çıkıyordum. Büyük kızım araçtaydı. Diyar da bizim eşyalarımızı bagaja koymak için çıkmıştı. Tam merdivenin başında bir patlama sesiyle koştum. Kızlarımın nerede olduğunu göremedim, kızlarımı bulamadım. Sonra Diyar’ın arabanın altında kaldığını gördüm" dedi. "Şahıslar, ‘Hiçbir şey yok, sakin olun’ diyerek rahat tavırlar sergilediler"


Abla Yıldırım, "Kızlar çığlık atıyordu. Erkekler, ‘Hiçbir şey yok. Sakin olun’ diyerek rahat tavırlar sergilediler. Biz de rahatlığından şüphelendik. Kızım da olayın şokunu atlattıktan sonra rahatlıkları ve değişik davranışlarından şüpheleniyor. Biz ambulansla gittikten sonra aracın içerisine yöneliyor. Aracın içinde iki poşet hap, bir poşet toz buluyor. Görevli gelen arkadaşlar, ‘Bizim görevimiz artık. Onları teslim edin’ diyor. Kızım da onları teslim ediyor. Ama bugün savcılık kayıtlarında o poşetler yok. O araçta 5 kişi vardı. Sadece şoföre uyuşturucu testi yapıldı. Hepsine yapılmasını istiyoruz. 5 kişi beraber yaptılar. Öğle saatlerinde uyuşturucuya başlanıp, aracın içerisinde yapılan bir uyuşturucu partisi bu. Bu partiyi çözmek istiyoruz. Bunlara kim, nereden temin ediyor. Baktığınız zaman bu sokakta 100 kilometre hızla gidebilir mi? Kafaları o kadar gitmişti ki, 100 kilometre hızla geldiler ve kabusu yaşattılar. Ben şu an Diyar için adalet bekliyorum" diye konuştu.



HABER KAYNAĞI : İHA
Editor : KAYNAK-İHA
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
PUAN DURUMU TÜMÜ