Dr. Çandar, estetik işlemler öncesinde kişinin cilt yapısının, kullandığı ilaçların ve genel sağlık durumunun değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Ciltte kuruluk, matlaşma, ince çizgiler ve hacim kaybı gibi değişimler, medikal estetik uygulamalarına yönelik soruları da beraberinde getiriyor. Marmaris’te görev yapan Uzman Dr. Melik Çandar, cildin neden desteğe ihtiyaç duyabildiğini ve hangi durumlarda uygulamalardan kaçınılması gerektiğini değerlendirdi.
Yaşla birlikte kolajen üretiminde azalma yaşandığını belirten Çandar, güneş ışınları, hava kirliliği, stres ve düzensiz uyku gibi etkenlerin de cildin görünümünü olumsuz etkileyebildiğini ifade etti. Sağlıklı beslenmenin, düzenli egzersizin ve yeterli su tüketiminin cilt sağlığını destekleyen temel alışkanlıklar arasında olduğunu kaydetti.
Uygulama kişinin ihtiyacına göre belirleniyor
Dr.Çandar , kliniğinde uygulama planını kişinin yaşını, cilt tipini ve ihtiyaçlarını değerlendirerek oluşturduğunu söyledi. Nem kaybı ve kuruluk şikâyetlerinde hyalüronik asit, amino asit ve vitamin içeren mezoterapi uygulamalarından yararlandığını belirten Çandar, mat görünüm ve cilt tonu farklılıkları için de farklı içeriklerin değerlendirilebildiğini aktardı.
Ciltteki sıkılık ve hacim kayıplarında ise kolajen üretimini uyarmayı amaçlayan biyostimülasyon uygulamaları ile gerektiğinde dolguların gündeme gelebildiğini ifade etti. Dr. Çandar, bu işlemlerin herkese aynı şekilde uygulanmaması gerektiğine dikkat çekti.
“Medikal estetik uygulamaları birer sihir değil, tıbbi prosedürlerdir”
İşlemlerde kullanılan ürünlerin güvenilirliğine önem verdiğini vurgulayan Çandar, ürünün kaynağının, içeriğinin ve bilimsel verilerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Dr. Çandar , “Medikal estetik uygulamaları birer sihir değil, tıbbi prosedürlerdir ve bu nedenle ‘önce zarar verme’ ilkesiyle hareket edilmesi gerekir” dedi.
Gebelik, ilaç kullanımı ve kronik hastalıklar değerlendiriliyor
Gebelik ve emzirme dönemlerinde estetik amaçlı enjeksiyon uygulamalarını yapmadığını belirten Çandar, bu dönemlere ilişkin bilimsel çalışmaların sınırlı olduğunu ifade etti.
Kan sulandırıcı kullanan kişilerde ise işlem öncesinde ayrıntılı değerlendirme yaptığını ve gerektiğinde hastanın takip edildiği hekimle iletişim kurduğunu söyledi. Aktif enfeksiyon, kontrol altına alınamamış diyabet ve bazı otoimmün hastalıkların varlığında işlemin ertelenebildiğini veya farklı bir yaklaşım belirlenebildiğini kaydetti.
Yaş almanın doğal bir süreç olduğunu vurgulayan Dr. Çandar, uygulamalardaki amacının kişinin yüzüne özgü özellikleri koruyarak cilt görünümünü desteklemek olduğunu ifade etti.











Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir