USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Asayiş

Dorukhan Büyükışık davasında acılı anneden "Kamera kayıtları nerede?" tepkisi

İZMİR'DE 2018 YILINDA BİR İNŞAAT ŞANTİYESİNDE ŞÜPHELİ ŞEKİLDE ÖLÜ BULUNAN EMEKLİ TÜMGENERAL ETHEM BÜYÜKIŞIK'IN 26 YAŞINDAKİ OĞLU DORUKHAN BÜYÜKIŞIK'IN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN DAVANIN ÜÇÜNCÜ CELSESİ GÖRÜLDÜ.

Dorukhan Büyükışık davasında acılı anneden "Kamera kayıtları nerede?" tepkisi
05-06-2026 22:09

İzmir’de 2018 yılında bir inşaat şantiyesinde emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın ölü bulunmasıyla ilgili davanın üçüncü celsesi görüldü. Olayın örtbas edilmeye çalışıldığı iddiasıyla genişletilen ve aralarında üst düzey emniyet mensupları ile şirket sahiplerinin de bulunduğu sanıkların yargılandığı davada, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Duruşmada anne Nihal Büyükışık, "Nerede kamera kayıtları? Burada insanlık suçu işlenmiştir" dedi.


Olay, 13 Mayıs 2018 tarihinde İzmir’in Narlıdere ilçesindeki bir inşaat şantiyesinde meydana geldi. Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedeni evinin yakınlarındaki şantiyede bulundu ve olay ilk etapta kayıtlara "intihar" olarak geçti. Ancak emekli Tümgeneral baba Ethem Büyükışık’ın hukuk mücadelesi ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dosyayı yeniden açmasıyla olayın seyri değişti. Yürütülen soruşturma kapsamında olay yerinde görevli komiserler A.K. ve D.A., polis memurları D.Ö., F.S., H.A., M.E., komiser yardımcısı H.V. ve dönemin Narlıdere Karakol Amiri İ.K. hakkında ’Görevi kötüye kullanma’ suçundan 1 yıla kadar hapis istemiyle İzmir 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Eş zamanlı olarak şantiyede bekçi olarak görev yapan H.K., H.A., T.Ç., işçi B.Ç. ve yakın bölgedeki bekçi A.G. hakkında ise ’Kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Yargılama sürecinde her iki dosya birleştirilerek 13 sanık, İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başlandı. Soruşturma genişletildi: 25 tutuklama


Dava devam ederken dosyaya giren yeni deliller ışığında soruşturma derinleştirildi. Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekipleri, 21 Mayıs’ta İzmir merkezli 9 ilde eş zamanlı dev bir operasyona imza attı. İçerisinde mevcut davada yargılanan 13 sanığın da bulunduğu toplam 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Firari 1 şüphelinin aranmasına devam edilirken, gözaltına alınan 25 kişi jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Aralarında Tanyer inşaat firması ortakları M.M.T. ve oğlu M.T.T., dönemin Narlıdere Emniyet Müdürü İ.Y., dönemin Narlıdere Karakol Amiri İ.K., Olay Yeri İnceleme Büro Amiri A.K. ve Grup Amiri Komiser H.V.’nin de yer aldığı 25 şüphelinin tamamı tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sanık polis: "Uzman değilim ama şüpheli buldum"


İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen 3. celseye tutuklu sanıklar, Dorukhan Büyükışık’ın ailesi ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan polis memuru F.S., olay yerine dair çarpıcı ifadeler kullanarak üzerine suçlamaları reddetti. Sanık, "Devriye görevindeyken ihbar üzerine bölgeye gittik. Bizden önce bir ekip oradaydı, ardından diğer ekipler de intikal etti. Şahıs sırtüstü yatıyordu ve etrafta kan yoktu. Uzman değilim ama şüpheli bir durum olduğunu olay yerinde dile getirmiştim. İ.K., olay yeri inceleme ve cinayet bürodan birer polis memuru ile inşaatta görevli biriyle birlikte kamera kayıtlarını izlemeye girdi. Daha sonra İ.K. yanıma gelerek, polis memuru Halil’in yanına gitmemi istedi. Kamera görüntüsü alınacaksa bunu Cinayet Şube’nin alacağını söyledi. Olay yerinden ayrıldıktan sonra hiçbir gelişmeden bilgim olmadı" şeklinde konuştu. Olay yeri tartışması: "Bizi uyardı" iddiasına babadan yalanlama


Celsede söz alan bir diğer polis memuru M.E. ise, "Olay yerine Deniz ve Duygu ile birlikte gittik ve genel bilgi topladık. Maktulün arabadan inip inşaat alanına girdiğini öğrendik. Telefonunu fark ettik ve olay yerini kamerayla çektik. Maktulün babası sürekli yanımızdaydı, bizi işlemlerle ilgili hiç uyarmadı" diyerek kendini savundu.


Bu ifadelere salonda bulunan baba Ethem Büyükışık tepki gösterdi. Büyükışık, polis memurunun yalan söylediğini belirterek, olay anında oğlunun cenazesine yaklaştırılmadığını ifade etti. Duruşmada söz verilen diğer sanık polis memurları D.Ö. ve A.K. da haklarındaki suçlamaları kabul etmedi. Anne Nihal Büyükışık: "İnsanlık suçu işlendi"


Oğlunun cinayete kurban gittiğini ve delillerin karartıldığını savunan anne Nihal Büyükışık, "Yavrumu bu hayattan koparan, delilleri yok eden buradaki kamu görevlilerine ve onların avukatlarına sesleniyorum; Nerede kamera kayıtları? Burada apaçık bir insanlık suçu işlenmiştir. Yavrumu hayattan koparanların, bu suça ortak olanların en ağır cezayı almalarını istiyorum" dedi. Baba Ethem Büyükışık da sanıkların kanunların öngördüğü en ağır cezaya çarptırılmasını talep etti. Tutukluluk hallerine devam


Tarafları ve avukatları dinleyen mahkeme heyeti, verdiği ara kararda eksik hususların giderilmesine ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek duruşmayı 13 Ağustos’a erteledi. Baba Büyükışık’tan adalete güven mesajı


Duruşmanın ardından adliye önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, gelinen noktada devletin kurumlarına ve adalete olan inançlarının tam olduğunu vurguladı. Sürece katkılarından dolayı Adalet Bakanlığı yetkililerine ve İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan’a teşekkür eden Büyükışık, "Adaletin nihayetinde tecelli edeceğine yürekten inanıyoruz ve dürüst kamu görevlilerine güveniyoruz. Dosya her geçen gün daha fazla ilerliyor ve yeni deliller gün yüzüne çıkıyor. Umarım hakikat tüm çıplaklığıyla en kısa zamanda ortaya çıkacak ve bu suça, bu örtbas girişimine bulaşan herkes adalet önünde hak ettikleri cezayı alacaktır" ifadelerini kullandı.



HABER KAYNAĞI : İHA
Editor : KAYNAK-İHA
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
PUAN DURUMU TÜMÜ