Resmî nüfusu yaklaşık 95 bin olan Marmaris’te, yaz aylarında bu rakam neredeyse beş katına, hatta yer yer on katına kadar çıkıyor. Turizmle ayakta duran bir ilçeden söz ediyoruz. Ancak bu yoğunluğa uygun bir ulaşım ve otopark planlaması hâlâ ortada yok.
Denizle çevrili, denizle yaşayan bir ilçede deniz ve denizcilik üzerine yapılan çalışmalara baktığımda ise tablo iç açıcı değil. Neredeyse yok denecek kadar az. Bir kulüp sayesinde Marmaris, yat yarışlarının önemli adreslerinden biri hâline geldi. Yine aynı kulüp tarafından geçtiğimiz yaz açılan bir eğitim kurumu da önemli bir adım. Ancak çocuklara denizciliği öğretecek, sevdirecek, deniz kültürünü tabana yayacak sürdürülebilir projeler henüz hayata geçirilmiş değil.
Eğer yapıldıysa da kamuoyuna yeterince anlatılmadı, bizlere bilgi verilmedi. Oysa projeler olduğunu biliyoruz. Sorun, bu projelerin sahaya ne kadar yansıdığı.
Denetim meselesi de ayrı bir başlık. Denetimler ne kadar süreklilik gösteriyor? Talihsiz bir olay yaşanıyor, ardından ilgili kurumlar hemen sahaya iniyor. “Denetim yapıyoruz” denilerek birkaç fotoğraf veriliyor, birkaç gün sonra her şey eski hâline dönüyor. Aynı sorunlar, aynı riskler, aynı ihmaller yaşanana kadar ….
Marmaris’i kaderine terk etmeyelim
Bu ilçeye sahip çıkan mülki amirlere, belediye başkanlarına, müdürlere köstek olmak yerine destek olalım. Eleştirelim ama yıkmak için değil, düzeltmek için eleştirelim. Ve en önemlisi, biz Marmaris’te yaşayanlar olarak elimizi taşın altına koymaktan kaçınmayalım.
Çünkü Marmaris hepimizin.
Ve bu kentin geleceği, sadece yönetenlerin değil, yaşayanların da sorumluluğu.
Editor : GÜLDEMET KIZIL
