USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
Marmaris

Marmariste CHPli Vekillerden Demokrasi Mesajı

Marmaris'te partililerle buluşan CHP Muğla Milletvekilleri, "mutlak butlan" tartışmalarına tepki göstererek, seçilmişlerin ancak halkla değişeceğini vurguladı.

03-07-2026 20:30
03-07-2026 20:54

Cumhuriyet Halk Partisi  Muğla Milletvekilleri, son dönemde Türk siyasetinin ve hukuk dünyasının merkezine oturan "mutlak butlan" tartışmaları ve partiye yönelik yargısal hamlelere karşı tek ses oldu. Marmaris’te düzenlenen geniş katılımlı örgüt buluşmasında bir araya gelen milletvekilleri, yaşanan sürecin sadece bir parti içi mesele değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokrasi, hukuk devleti ve en temel anayasal hak olan seçme-seçilme hakkı mücadelesi olduğunu ilan etti. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu hatırlatan vekiller, milli iradeye yönelik hiçbir vesayete geçit vermeyeceklerini vurguladı.

CHP Marmaris İlçe Başkanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen koordinasyon toplantısına; Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, CHP Marmaris İlçe Başkanı Pelin Özbozdağ, ilçe yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda partili katılım sağladı. Toplantıda söz alan Muğla Milletvekilleri Gizem Özcan, Süreyya Öneş Derici ve Cumhur Uzun, yaptıkları analitik ve sert açıklamalarla iktidarın yargı aparatları üzerinden yürüttüğü siyasi mühendislik çalışmalarına tepki gösterdi.

"Cumhuriyet Halk Partisi Ofislerde Değil, Savaş Meydanlarında Kuruldu"

Toplantıda söz alan CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, "mutlak butlan" kavramının asliye hukuk mahkemeleri eliyle bir siyasi partinin iradesini sakatlamak için kullanılmasının hukuki teamüllere aykırı olduğunu belirtti. Özcan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"Hukuk teorisinde olan ancak bir siyasi partiye asliye hukuk mahkemesi tarafından asla dayatılamayacak bir kararı ülkenin gündemine soktular. Bizim sandıktan çıkan her bir ilçe başkanımız, il başkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, üyelerimizin hür iradesiyle o koltuklara oturur ve mazbatalarıyla görev yapar. CHP, plazalarda, loş ofislerde kurulan bir parti değildir; ruhunu Kuvayı Milliye’den alan, ilk kurultayını Sivas Kongresi'nde yapmış, savaş meydanlarında filizlenmiş bir partidir. Bugün bu hukuksuzluğa sessiz kalırsak, yarın bir spor kulübünün ya da derneğin bile kendi başkanını seçemediği bir vesayet düzeni doğar. İktidar, CHP'nin Türkiye'nin birinci partisi olmasını hazmedemediği için bu operasyonlara sarılıyor. Vatandaşın gerçek gündemi ise mutlak butlan değil; ödenemeyen kiralar, eriyen emekli maaşları, mutfaktaki yangın ve genç işsizliğidir. Biz sokakta halkın gerçek derdini konuşmaya, seçilmiş kadrolarımıza sonuna kadar sahip çıkmaya devam edeceğiz. Atanmışlar değil, seçilmişler ancak milletin iradesiyle gider."

"Bedeli Ne Olursa Olsun Karanlığa Teslim Olmayacağız"

Sürecin kronolojik bir operasyon zinciri olduğunu ifade eden Milletvekili Süreyya Öneş Derici ise, iktidarın kendi bekasını korumak adına yargısal ve idari her yolu denediğini savundu. Derici, dayanışma vurgusu yaptığı konuşmasında şöyle konuştu:

"Bu baskı sürecini, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'na yönelik siyasi yasak hamlelerinden ve belediye başkanlarımızın haksız yere hedef alınmasından beri parça parça yaşıyoruz. En nihayetinde genel merkezimize yönelik baskılar ve bu mutlak butlan tartışmasıyla, 'Halkın iradesi bizim için önemli değil' tablosunu çizmek istediler. Ancak yanıldıkları büyük bir nokta var: CHP'yi bölemediler, diz çöktüremediler. Genel Başkanımız Özgür Özel'in liderliğinde tüm örgütümüz, demokrasinin ve kuvayı milliye ruhunun safında dimdik durdu. Yolumuzun doğruluğunu, arkamızda yürüyen halktan, emekliden, işçiden ve gençlerden anlıyoruz. Mustafa Kemal Atatürk'ün nesli olarak, bedeli ne olursa olsun bu memleketi karanlığa boğmak isteyen zihniyete karşı demokrasi kapılarını sonuna kadar açacağız."

"İktidar Kendi Bitmişliğini Kamufle Etmek İçin Yargıyı Devreye Soktu"

31 Mart yerel seçim sonuçlarının ardından CHP'nin tüm Türkiye’nin yegane "Umut Partisi" konumuna yükseldiğini belirten Milletvekili Cumhur Uzun ise, iktidarın bu umudu kırmak için bir algı operasyonu yürüttüğünü kaydetti. Hukuki açıdan yürütmenin yargı üzerindeki tahakkümüne dikkat çeken Uzun, şunları söyledi:

"Türk siyaset tarihinde topluma umut olan kadrolar her zaman iktidara yürümüştür. 31 Mart'ta halk, geleceğe dair umudunu net bir şekilde Cumhuriyet Halk Partisi'ne bağlamıştır. Mevcut iktidar ise kendi siyasi tükenmişliğini kamufle etmek, CHP'yi halkın gözünde küçültmek adına akılalmaz bir siyasi mühendislik projesini devreye soktu. Bu projenin en az tartışılacağını düşündükleri ayağı ise ne yazık ki bağımsız olması gereken yargı aparatıdır. İşlerine gelmediğinde 'yargı bağımsızdır' kolaycılığına kaçarak Türk siyasetini dizayn etmeye çalışıyorlar. Bizler bu yola çıkarken önümüzde gül bahçeleri olmadığını, demokratik bir seçimi yaptırmamak için bile diretecek bir yapıya karşı mücadele ettiğimizi biliyorduk. Bütün zorlukları göze aldık, kararlıyız. Halkın umudunu ve egemenliğini kimsenin tekeline bırakmayacağız."

Marmaris'teki örgüt buluşması, yerel yönetimlerin ve parti tabanının genel merkez politikaları etrafında kenetlenme kararlılığını yinelemesiyle ve alkışlar eşliğinde son buldu.


Editor : ARZU BARIŞKANER
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
ÇOK OKUNANLAR
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
PUAN DURUMU TÜMÜ