Mavi Karpuz, küçük hikâyelerden oluşan, yalınlığıyla dikkat çeken bir kitap. Her hikâye, fazlalıklardan arındırılmış birer an fotoğrafı gibi. Abartıya kaçmadan, okuru yormadan ama düşündürerek ilerliyor. Günlük hayatın içinden çekip alınmış duygular; çocukluk, yalnızlık, hayal kırıklığı ve umut… Hepsi kısa metinlerin içine ustaca serpiştirilmiş. Bu kitap, “az kelimeyle çok şey anlatma” becerisinin iyi bir örneği.
Küçümseme ise yaşanmış bir aşk hikâyesinin izini sürüyor. Büyük laflar etmeden, dramatik cümlelere yaslanmadan… Belki de kitabın en güçlü yanı burada yatıyor. Aşkın en yıpratıcı hâli olan değersiz hissettirilme duygusu, sessiz ama derin bir sızıyla anlatılıyor. Okurken “bunu ben de yaşadım” dedirten türden. Yazar, okurla arasına mesafe koymuyor; tam tersine, sanki karşılıklı oturup konuşuyormuş hissi veriyor.
Garip bir soru gibi gelebilir ama şunu sormadan edemiyor insan:
Bir kitap, okurunu içine alıp sayfaların arasında kaybettirebiliyorsa, daha ne isteriz?
Genellikle her yerde okunabilecek, bir solukta bitirilebilecek bu iki kitap; kısa metinlerin kendine has lezzetini sevenler için güçlü bir alternatif. “Uzun olsun, ağır olsun” beklentisinin dışında kalan ama etkisi uzun süren metinler bunlar.
Kitap tanıtımı ve eleştirisi yazmak isteyenler için de iyi bir örnek sunuyor Kevin Ece. Çünkü bu eserler bize şunu hatırlatıyor: Eleştiri, yukarıdan bakmak değil; metnin içine girip onunla konuşabilmektir. Yalınlık bir eksiklik değil, doğru kullanıldığında büyük bir derinliktir.
Edebiyat dünyasını didik didik aradığımızda, okurla bu kadar doğrudan temas kurabilen kitaplara nadiren rastlıyoruz. Mavi Karpuz ve Küçümseme, genç bir yazarın kaleminden çıkmış olmalarına rağmen, takdiri hak eden bir olgunluk taşıyor.
Kısa, tadımlık ama akılda kalan kitaplar arayanlar için not düşelim:
Bir solukta okunacaklar listenize gönül rahatlığıyla ekleyebilirsiniz.
Editor : ARZU BARIŞKANER
