Muğla Büyükşehir Belediyesi Reklam A.Ş. (MUBRAŞ) Yönetim Kurulu’nun eski Başkanı Levent Arkan, hakkında ortaya atılan “cinsel taciz” iddialarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Arkan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“10 Şubat - 21 Mart tarihleri arasındaki 39 gün içinde bana biri Instagram’dan diğerleri WhatsApp’tan olmak üzere toplam 55 mesaj gönderen, aynı süre içinde 5 defa telefonla arayan, bu aramaların sonuncusu 20 Mart Cuma akşamı saat 22.54’te olan, 26 Mart Perşembe günü gönderdiği son mesajında ise ‘Teşekkür ederim, iyiyim’ diyen ve bu tarihten tam 11 gün sonra Muğla Adliyesi’ne giderek benim kendisini taciz ettiğimi iddia eden 2000 doğumlu, 26 yaşındaki hanımefendiye ben de aynı süre içinde ve bana gönderdiği mesajlara cevaben, içinde tek kelime dahi cinsellik iması olmayan 70 adet mesaj gönderdim. Şikâyetçi hanımefendi tarafından savcılığa verilen ve taciz suçunun tarifi gibi yazılmış olan ‘özel işçilikli’ dilekçede benim mesajlarımın özenle seçilen bazı bölümleri sanki tek bir seferde söylenmiş gibi alt alta yer alırken; kendisinin mesajlarından, beni telefonla aramalarından ve bu aramalardaki konuşmalarımızdan nedense hiç bahsedilmiyordu. Ayrıca şikâyet dilekçesinde benim Ahmet Aras’ın danışmanı olduğumu sıklıkla söylediğim ifade edilirken, adliyeye sunulmadan önce tüm basına özenle servis edilen WhatsApp konuşmalarımızın ekran görüntülerinin hiçbirinde benim görevimden bahsettiğim tek bir kelime bile yer almıyordu.
Şikâyetçi hanımefendi tarafından önce basına, sonra adliyeye sunulan WhatsApp yazışmalarımızda dikkatimi çeken bir başka tuhaflık ise hanımefendinin beni telefonuna ‘Levent Arkan MUĞLA CHP’ olarak kaydetmesi oldu. Çünkü ne yazışmalarımızın ne de konuşmalarımızın hiçbir bölümünde ben, CHP’de görevli olduğum gibi bir konudan hiç bahsetmedim. Buna rağmen hanımefendinin WhatsApp kişiler listesine adımın sonuna MUĞLA CHP yazılarak kaydedilmiş olmam, hakkımda yapılan ‘Nitelikli Cinsel Taciz’ şikâyetinin asıl amacını anlatmaya yetiyor.
Şikâyetin yapıldığı 7 Nisan gününe gelirsek; o gün Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde bulunan ofisim, belirli zamanlar kaldığım Muğla’daki geçici evim ve arabam polis ekibi tarafından sırasıyla arandı. Ardından, Asayiş Ahlak birimine ifademi verdikten sonra KOM nezarethanesine konuldum. 8 Nisan sabahı adliyeye getirildim, savcılıkta ifademi verdim, mahkemeye tutuklama talebiyle sevk edildim ve haksız yere tutuklandım. Bu tutuklamanın hukuka tamamen aykırı olduğu bir gün sonra Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, adli kontrol kararına dahi gerek görülmeden verilen İTİRAZA KAPALI TAHLİYE KARARI ile ortaya çıktı; ama o bir günlük tutuklamada alınan görüntüler yerel ve ulusal basının tamamına özellikle servis edildi. Tutuklandığım günden bir gün sonra tahliye edilmemi ise tutuklanmamı manşetlerine taşıyanların yüzde onu bile haber yapmadı.
Sadede gelirsek; benimle iletişimi Instagram yolu ile gönderdiği ilk mesajla başlatan, sonrasında WhatsApp üzerinden gönderdiği 54 mesajla 39 gün boyunca sürdüren, biri gece 22.54’te olmak üzere beni 5 defa telefonla arayan, 26 Mart Perşembe günü gönderdiği son mesajında ise bana teşekkür eden ve bu mesajdan 11 gün sonra adliyeye giderek benim kendisini taciz ettiğimi iddia eden hanımefendi sayesinde maruz kaldığım akıl tutulması tezgahın gerçeği tam olarak bu. Olayın gerçeğini merak bile etmeden arkamdan atıp tutanlara, espri mahiyetindeki bazı sözlerim üzerinden nitelikli cinsel taciz mühendisliği yapanlara ve namertlikte sınır tanımayanlara önemle duyurulur.”
Editor : GÜLDEMET KIZIL
