USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

DÜNYA KÜÇÜK 10. Bölüm

06-01-2026
Bayanlar, Arif Bey’le birlikte Muğla’ya doğru yola çıktıklarında, kat edilen mesafe yalnızca bir yolculuk değildi; geçmiş de bu yolculukta onlara sessizce eşlik ediyordu. Elif, araç yol alırken Meltem’e, Arif’in hayatlarına nasıl beklenmedik bir tesadüf sonucu ev sahibi olarak dâhil olduğunu anlattı. Söz dönüp dolaşıp abisi Kemal’e geldi. Elif, Kemal’in Arif’ten pek hoşlanmadığını saklamadı. Bu hoşnutsuzluk dile getirilmemişti belki, ama herkesin hissettiği görünmez bir mesafeye dönüşmüştü.
Hastanede ise sevindirici haberler vardı. Kemal Bey kendine gelmişti. Hâlâ yoğun bakımdaydı; ancak doktorlar, ertesi gün durumuna göre normal odaya alınabileceğini söylüyordu. Tablo netti; Genel durumu iyiydi ama by-pass ameliyatı kaçınılmazdı.
Arif Bey yoğun bakıma girmedi. Hastanenin bahçesinde, şehrin manzarasına karşı durup beklemeyi tercih etti. Kemal Bey’in eşi ve kardeşi kısa bir ziyaret için içeri girdiler; hastayı yormadan çıktılar. Gerek de yoktu, her şey doktorların söyledikleriyle zaten açıklığa kavuşmuştu.
Bu noktada Meltem Hanım devreye girdi. İzmir’de güçlü bağlantıları vardı. Gelinlik firması sahibi olan kızı ve damadına durumu hemen haber verdi. Onlar da vakit kaybetmeden hastane ve ameliyat süreciyle ilgili görüşmelere başladılar. Meltem Hanım’ın emekli eşi de süreci yakından takip ediyordu. Emekli olmasına rağmen, kızının ve damadının işlerine hâlâ koşturur, sorumluluk almaktan geri durmazdı.
Hastanedeki görüşmeler tamamlanınca, Arif Bey’le birlikte Marmaris’e geri döndüler. Yol yorgunluğu Arif’i fazlasıyla tüketmişti. Dinlenmek için bir otele geçti. Elif’in ısrarlarına rağmen onun evinde kalmak istemedi; kalabalıkta değil, sessizlikte toparlanmayı tercih ediyordu. Yine de akşam olduğunda, Arif iki hanımı Marmaris’in yat limanındaki restoranlardan birinde misafir etti.
9 Mayıs sabahı buluşma noktası yine Hakkı’nın kafesiydi. Kahvaltı için bir araya geldiler. Meltem Hanım, Elif’le baş başa kaldıkları bir anda Arif’in evlilik durumunu sordu. Elif, bu konunun hiç açılmadığını söyledi. Arif için bu, konuşulmak istenmeyen bir geçmişti. Sadece oğlu Kerim’e Elif sormuş, Kerim: Boşanmanın sebebi Babası değil,  Annesinin hayatında Avrupa’da yaşayan bir gurbetçinin olduğu; Ankara’ya geldiğinde onunla görüşüyordu. Çocukların 10-12 yaşlarında olduğu yıllar…Arif bunu öğrendiğinde ilk celsede boşanmış, konuyu bir daha hiç açmamıştı.
Arif aracı otoparktan getirince hastaneye doğru yola çıktılar. Meltem ve Elif ısrarcıydı. Kemal’in bu kadar dar düşünceli olmayacağını, Arif’in büyük bir iyilik yaptığını söylediler. Tahlilleri getirmişti; kısa bir ziyaret kimseyi incitmezdi. Sonunda Arif ikna oldu ve birlikte Kemal’in odasına girdiler.
Ancak Arif’i görür görmez Kemal Bey’in yüzü asıldı. Memnuniyetsizliğini gizlemiyordu. Soğuk bir sesle,
— Hayırdır? diye sordu; “Ne işi var burada?” der gibiydi.
Arif isteksiz bir tonla,
— Geçmiş olsun… Tahlillerini getirdim, dedi.
Ardından Ankara’ya dönmesi gerektiğini söyleyerek, koridora kadar çıkan bayanlarla vedalaştı ve hastaneden ayrıldı.
Bayanlar Kemal Bey’le yalnız kaldı. Kemal, Meltem’in elini tuttu.
— Geldiğine sevindim, kardeşim.dedi.
Sonra eşine sert bir bakış fırlattı.
Ziyaret kısa sürdü. Ardından doktorla görüşüldü. Doktor, Kemal Bey’in yarın taburcu olabileceğini; ancak by-pass ameliyatının geciktirilmemesi gerektiğini özellikle vurguladı. İlk üç ay içinde, iyi bir kardiyolog tarafından ameliyat edilmesi şarttı.
Meltem Hanım’ın planı hazırdı. Ameliyat İzmir’de yapılacaktı. Abisine orada bakacak, iyileşme sürecini bizzat üstlenecekti. Kemal’i sakinleştiriyor, her şeyin yoluna gireceğini söylüyordu. Bayanlar, gün içinde Kemal’i ziyaret edecek olan Hakkı’yla birlikte eve döneceklerdi. Bu plan sabah kahvaltısında konuşulmuştu.
Arif Bey aracı hareket ettirdiğinde ani bir kararla yola çıkmaktan vazgeçti. Morali bozulmuştu; o hâlde uzun bir yolculuğu göze alamıyordu. Ankara yerine Marmaris’e döndü. Önce Hakkı’ya uğradı, ardından kaldığı otele gidip yeniden giriş yaptı. Birkaç gün dinlenmeye, şehri tanımaya karar verdi. Marmaris’e ilk gelişiydi ve burada bir dost edinmişti: Hakkı.
Hakkı ise, Muğla’y Kemal Bey’i ziyarete gitti. Hastaneye vardığında Elif’i aradı. Elif, Kemal’in odasından çıkıp hastane bahçesinde Hakkı’yı karşıladı. Elif;Arif’in henüz gitmediğini öğrenince sevindi. Bunu içeridekilere söylememesini rica etti. Arif’in Ankara’ya gittiği biliniyordu.
Normal odaya alınan Kemal Bey’in refakatçisi olarak kardeşi Meltem kalmıştı; Kemal böyle istemişti. Elif,Geceyi evinde geçirmek için, hakkı’yla Marmaris’e döndü.. Ertesi gün İzmir’den damadı gelecek, Elif de Muğla’ya hastaneye gelerek onlara katılacaktı. Ardından hep birlikte İzmir’e geçecekler. Bundan sonrası ameliyat ve iyileşme süreciydi — ve o süreç artık İzmir’de devam edecekti.
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?