Ana içeriğe geç
NURETTİN   ECE
NURETTİN  ECEKöşe Yazarı

KAYBOLDUK...

telefonunu almayı da Telefonumu vermeyi de..

 telefonunu almayı da 

Telefonumu vermeyi de.. 

istemedim..

İzleri içimizde saklı kalan

bir aşktı belki bizimkisi…

Biz ağır âşıklardık…

Sen bir yolcu,

ben bir hancı…

Birbirine değip de

nereye varacağı bilinmeyen

iki bakıştı yalnızca…

Gözlerin gözlerime değdi,

zaman sustu,

Dünya bir anlığına ısındı.

Sonra gözlerin uçup gitti…

Sanki hiç değmemişlerdi birbirlerine,

sanki o kısacık an

hiç yaşanmamıştı.

Kim bilir kaç aşk yaşamış,

kaç kez inanıp

kaç kez kırılmıştın?

Kaç güzel sözün ardında

kaç hayal kırıklığı biriktirmiştin?

Kaç kez bir umuda tutunup

kendi yalnızlığına dönmüştün?

Belki artık inanmıyordun

aşk şiirlerine,

süslü cümlelere,

büyük vaatlere…

Ben de tek kelime etmedim.

Belki bir çift gözün içinde saklı

küçücük bir samimiyet,

bir gülümseme,

içten bir merhaba,

biraz dostluk, biraz sıcaklık

ve incinmeden anlaşılmanın huzuruydu.

sessizce aradığın…

Gözlerinde yarım kalmış hikâyeler vardı.

Yitip gitmiş güvenlerin,

üstü örtülmüş kırgınlıkların,

kimseye anlatılmamış acıların

sessiz izleri…

Ama yine de

bir yerlerde küçücük bir umut

saklıydı sanki.

Çünkü gözlerin gözlerime değdiğinde

bir anlığına ısınmıştı Dünya.

Belki sen de hissetmiştin,

belki yalnızca ben inanmıştım…

Kim bilir?

Belki karanlıkta bir ışık yakalamıştık,

belki de iki yalnızlık

birbirine dokunup geçmişti.

Ne sen kaldın,

ne ben ardından bir yol aradım.

Ne bir telefon numarası vardı elimizde,

ne de yeniden karşılaşacağımıza dair

verilmiş küçücük bir söz…

Geriye yalnızca

gözlerimizin birbirinde bıraktığı

o güzel, kelimesiz dakikalar kaldı.

Belki de bazı hikâyeler

kelimelerle başlamazdı zaten…

Bir bakışta doğar,

bir sessizlikte büyür,

daha adını bile koyamadan

insanın içine yerleşirdi.

Bir anlık dokunuş kadar geçici,

bir ömür hatırlanacak kadar derin…

Ve biz…

Belki hiç başlamadık bile.

Ama nedense

bitmiş gibiydik.

Sen yoluna gittin,

ben hanımda kaldım…

Kapım açıktı belki,

ama ardından seslenmedim.

Elimi bırakıp giderken

ne sen ardına baktın,

ne ben ardından yürüdüm.

İki yabancıydık belki…

Birbirimizin adını bile

hikâyemize yazmadan

geçip giden iki yabancı…

Ama bir anlığına

birbirimizin içinde kaybolduk.

Belki bir daha hiç karşılaşmayacağız.

Belki yüzümüzü bile unutacağız zamanla.

Ama o anı,

o sessizliği,

gözlerimizde birbirimize değen

o tarifsiz sıcaklığı…

Kim bilir,

belki bir gün

hiç beklemediğimiz bir anda

yeniden hatırlayacağız.

Çünkü bazı aşklar

yaşanmış olmak için değil,

insanın içinde iz bırakmak için gelir.

Bazıları bir ömür sürer,

bazıları bir bakış kadar…

Ama bazen

bir bakış,

bir ömre bedel olur.

Ve biz…

Ne birbirimize kavuşabildik,

ne de birbirimizi unutacak kadar

gerçekten tanışabildik.

Biz,

daha başlamadan yarım kalan

bir hikâyenin içinde…

En çok da

gözlerimizin birbirine çarptığı

o sessiz aşkın içinde

KAYBOLDUK… 12 Ekim 2026

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın