Turizm, yalnızca deniz, güneş ve otelden ibaret değildir. Turizm; güven, istikrar ve geleceğe dair olumlu beklentiyle büyüyen bir sektördür. Bu nedenle dünya siyasetinde yaşanan her gerilim, kullanılan her sert söylem ve ortaya çıkan her belirsizlik, turizmi doğrudan etkiler. Bugün küresel ölçekte tanık olduğumuz siyasi dil, turizmin doğasına ters düşen bir iklim yaratmaktadır.
2026’ya dünya siyasetine yön veren bazı liderler, uzlaşma yerine çatışmayı, diplomasi yerine tehdidi ön plana çıkarmaktadır. Bu durum yalnızca devletler arası ilişkileri değil, bireylerin seyahat kararlarını da derinden etkilemektedir.
Marmaris gibi turizmi büyük ölçüde dış pazarlara bağlı olan destinasyonlar için bu tablo daha da önemlidir. Marmaris güvenli, huzurlu ve misafirperver bir kent olsa da, küresel algı yerel gerçekliği çoğu zaman gölgede bırakabilmektedir.
Bu noktada Marmaris turizmi için yapılması gereken, küresel gelişmeleri yakından izlemek ve bu belirsizliklere karşı yerel ölçekte güçlü bir strateji yaratmalıdır. Pazar çeşitliliğini artırmak, belirli ülkelere bağımlı kalmamak ve alternatif turizm modellerini geliştirmek büyük önem taşımaktadır. Sağlık turizmi, doğa turizmi ve sürdürülebilir.
Marmaris turizmi, küresel belirsizliklerin ve siyasi gerilimlerin arttığı bir döneme girerken, artık yalnızca dış pazarlara yaslanarak ayakta kalamaz. Bu süreçte en güçlü dayanağımız iç turizm ve onu ayakta tutacak erişilebilir fiyat politikalarıdır. Ancak bunun yolu, esnafın ve işletmecinin omuzlarındaki vergi yükünü görmezden gelmeden konuşmaktan geçer.
Bugün Marmaris’te birçok esnaf ve turizm işletmecisi yüksek kira, artan enerji maliyetleri ve ağır vergi yükü altında hizmet vermeye çalışıyor. Bu koşullarda fiyatları aşağı çekmek çoğu zaman mümkün olmuyor. Yerli turist Marmaris’i pahalı buluyor, sezon kısalıyor, işletmeler ise düşük dolulukla ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Bu noktada vergi indirimi bir lütuf değil, ekonomik bir zorunluluktur. Esnaf rahatladığında fiyatlar dengelenir, fiyatlar dengelendiğinde ise iç turizm canlanır.
Esnaf ve işletmecilere düşen sorumluluk da burada başlıyor. Kısa vadeli yüksek kazanç beklentisiyle aşırı fiyat artışları, Marmaris’in uzun vadeli itibarına zarar verir. Oysa makul fiyat, adil kazanç ve istikrarlı müşteri; sürdürülebilir turizmin temelidir. Yerli turist, kendisini dışlanmış hissettiği değil, değer gördüğü destinasyonlara geri döner.
Marmaris’in gücü; küçük esnafı, aile işletmeleri ve yerel emeğidir. İç turizmi destekleyen bir fiyat politikası, yalnızca bugünü kurtarmaz; yarının sezonlarını da güvence altına alır. Daha uzun sezon, daha dengeli gelir ve daha güçlü bir yerel ekonomi anlamına gelir.
2026’ya giderken Marmaris için yapılması gereken açıktır:
Devlet vergi indirimiyle esnafı desteklemeli, esnaf da makul fiyatla Marmaris’i herkes için erişilebilir kılmalıdır.
Çünkü turizm;
ancak esnaf ayakta kaldığında,
yerli turist kendini değerli hissettiğinde
gerçek anlamda büyür….
