Bir kenti asıl güçlü kılan; o kentte yaşayanların kendini,kentte ait hissetmesi, yönetenlerle arasında kurulan görünmez bağların sağlamlığıdır. Marmaris’te atılan her adımın, yapılan her yatırımın,her projenin anlamı da tam olarak burada başlıyor.
Yerel yönetim dediğimiz hizmet, çoğu zaman betonla, araçla, asfaltla ölçülür. Oysa asıl hizmet ölçüsü;İnsanların hayatına ne kadar dokunduğudur. Marmaris Belediyesi’nin düzenlediği toplu açılış töreni, yalnızca yeni araçların ya da projelerin hizmete alınması değildir Bu bir;”biz buradayız ve bu kentin yaşam kalitesini birlikte artıracağız” deme biçimidir.
“Daha güçlü altyapı, daha güçlü hizmet” sloganı, aslında bir yönetim anlayışının özetidir. Greyderden ekskavatöre, traktörden kamyonete uzanan hizmet filosu; yalnızca teknik açıdan kapasiteyi değil, ihtiyaç anında hızlı ve etkin olma iradesini vurguluyor. Çünkü bir yerel yönetimin gücü, sorunlara ne kadar hızlı ve adil müdahale edebildiğiyle ölçülür.Çözüm odaklı attığı adımlardır..
Günün ikinci yarısındaki açılış töreniyle; yaya yolları, meydan düzenlemeleri, halk plajları ve kırsal mahalle yolları ise başka bir gerçeğe atılan adımlardır.Kentler yalnızca yaşanılan sokaklar,caddeler,mahaleler değil, paylaşılan mekânlardır. Yaya yolu, insana verilen değerdir; meydan, buluşma kültürüdür…kırsal yol ise merkezin dışında kalan hayatlara uzanan bir vicdan hattıdır.
Ama Marmaris’i Marmaris yapan yalnızca fiziksel yatırımlar değildir. Aynı gün kitap imza günü, bir edebiyata destekleme,piyano resitali müziği güçlendirme ve Nazım Hikmet gibi bir sosyalist şairi anmasıyla kültür ve sanatın da bu kentin ayrılmaz bir parçası olduğu bir kez daha hatırlatılmıştır. Çünkü bir kent, kültürüyle, sanatıyla , edebiyatla tiyatroyla nefes alır; edebiyatla,sanats düşünür, müzikle duygulanır. Nazım’ı anmak, yalnızca bir şairi hatırlamak değil; eşitliği, umudu ve insan onurunu,insannsevgisini yeşertmek hatırlamaktır.
Belediye Başkanı Acar Ünlü’nün ifade ettiği gibi, bu yatırımların ortak amacı yaşam kalitesini,kültürel, sanat ve müzik alanda da artırmaktır. Yerel yönetimlerin en temel sorumluluğu da budur: Hayatı kolaylaştırmak, güzelleştirmek ve ortak geleceği sağlam temeller üzerine kurup, huzur ve mutluluğu artırmak..
Marmaris’te atılan bu adımlar, “marka kent” söyleminin ötesinde, yaşanabilir her anlamda mutlu kent idealine işaret ediyor. Çünkü gerçek marka; vitrinle değil, yaşamla kurulur. Yoluyla, kitabıyla, müziğiyle, meydanıyla ve en önemlisi insanıyla…
VE MARMARİS, TÜM BUNLARI FAZLASIYLA HAKEDEN BİR KENTTİR.
