Benim Menzil' im hep toprak olur. Öyle ki! Yeşile hiç dayanamam, yeşil dediysem dolar değildir. Mesela giysilerim genellikle yeşildir, mesela küpeleri içimin rengi yeşildir.
İlle de doğayı ağaçları yeşeren bahara hiç dayanamam ruhumu daldırıveririm bütün yeşillerin içine ve oradan hiç çıkmak istemem.
Zaman geçer orada uyur benim ruhum, uyanır çiçek olur dal dal yaprak, buram buram kokular saçar öz yuvam. Sarhoşumdur sarmalandığım bu yeşile varan bütün yollarda, yürür ilerler ve koşar ruhum hiç yorulmadan, hiç bıkmadan. Darılırım gecelere gölge düşürdünüz gözlerime diye, sitemler dizerim gecelere seher vaktine kadar. Oysa uykuya yatmıştı yeşillerin hepsi, sabaha uyanacaklardı beni ciğerlerimden beslemek hayat vermek için. İşte bu aralıkta bile özlerim o yeşilin bütün tonlarını buram buram kokan can veren dallarını, ayrılamaz ruhum bir gün bile gönlümün özgürlüğe kanat çırptığı ormanlardan.
Baka baka çocukluğumda çözmüş okumuştum bütün bu yeşillerin dilini, görmüştüm nasıl yaralanıp gözyaşı döktüklerini, insanlara küsüp boyun büktüklerini.
İçimdeki ses toprakkkkk diye bağırıyor, susmuyor, içimin sesi toprağa düşüp, yeşile döner ömrüm yol aldıkça, daha da gürleşir çoğalır içimin rengi sesime karışır.
Böyle böyle buldum yolumu, öğrendim içimin renginin sevince dönüşüp bereket olduğunu, ruhuma huzur verdiğini. Zamanı büyüttüm yapraklara baka baka. Sonra dallar uzadı kanat oldu o çıplak gövde de, yuva oldu kendinden başka kanat açanlara, sürünerek gelip soluklananlara, can verdi aç kalanlara. Altında toprak o verdikte seviniyordu, yeşeriyordu dal dal oymak oymak ve örtüyordu toprağın yanmış yüzünü, suladı doyurdu ve de beslediler iki koldan bir birlerini. Sarılıp akraba oldular, çoğaldılar bir birlerine tutuna tutuna, aldılar ruhumu kanatları altına sardılar sardılar iyi ettiler bütün yaralarımı iyileştirdiler yalnız ve hasta ruhumu. Uyu dediler sesimiz ninni rengimiz nefes ayrılma bizden sevilip birbirimizi diyerek. O günden beri Menzil' im toprak dinim toprak, sevdam yaprak ve de rengim yeşil, kokum çiçektir benim.
Yeşili kesen eller kırılsın, yakanlar yangınlarda yansın...
Duydum ki yine yanıyormuş yeşilin her tonu, içim yine ağıt dolu.