marmaris yeni sayfa
02-03-2021
Gülay KARAOĞLU

Gülay KARAOĞLU

ÖLÜM “VAR OLUŞTAN HİÇLİĞE” ‘ Mİ GEÇİŞ ? ANKARA, 20.02.2021

Hayatımızdan birinin göçüp gitmesiyle düştüğümüz boşluk bizi biraz daha yok oluşa, “HİÇLİK” ‘ e götürse de, cennetin veya cehennemin ne olduğunu hala kavrayamadığımız bu dünyada, ruhumuzu teslim edene kadar geçmişte bizimle yaşamış, hayatın pozitif ve negatif yönlerine birlikte ortak olduğumuz canlılar ile  var olmaya devam edeceğiz…

Sonuçta bir döngü içinde  bizim tanıdıklarımız ve bizi tanıyanlar ile, hatırlayanlar ile yaptıklarımız ve yapamadıklarımız ile “VAR OLUŞ” kaygımız devam edecek…

O zaman anlayacağız ki ;

Neden bu dünyada zıtlıklar bu kadar önemli, insanlık bu kadar önemli, kötülük bu kadar vicdansız…

Bu dünyada iyilik potasına attığımız her isabetli taş bizim var oluşumuzda bir artı olacak… Kaçırdıklarımız ise eksilerimiz…

Tabi, bu iyilik potaları da kişilerin çıkar dünyalarına göre değişiklik göstermezse… Yani kime ve neye göre iyilik?

Kim ister ki eksilerle dolu bir “HİÇLİK” içinde hatırlanmayı?

Onun içindir ki;

“VAR OLUŞUMUZ” ‘da rüyalarımızda ve hayallerimizde  tanıdığımız ve hayatın bir noktasını birlikte güzellikler ile paylaştığımız insanlar zıtlıktaki düşüncelerle  bilinç altımızda ve öngörülerimizde yerlerini zaten almışlardır…

Bundan sonraki yaşam şekillerimizde de her bir canlı yaşamımızda, ruhumuzda bırakacakları izlerde, paylaşımlarımızda, duygu ve hislerimizde yerlerini bir şekilde alacaklardır…

Kimilerini bize verdikleri değerler, heyecanlar, artılar ile hatırlayacağız…

Ne Mutlu ki onlara;

Geçmişte güzel bir hayat paylaştığımız ve bize hep doğru bir insan olmayı, çalışmayı, paylaşımı ve insanlığın zayıf ve güçlü yanlarını öğreten sevgili babam “KADİR KARAOĞLU”’nu minnetle anıyorum…

Onun var oluştan dönülmez bir yola gittiği bu süreçte, benim yanımda olan, ve beni arayıp soran can dostlarıma minnetimi nasıl ödeyeceğimi bilemiyorum…

İnsanların iyi ve kötü günleri sevdikleri ve dostlarıyla paylaştıkça bir anlam kazanıp, yaşam daha yaşanılabilir hale geliyor…

İşte ben böyle bir durumda egoist bir insan olabiliyorum ancak…

Bencilce bir gururda…

Geçmişten bu güne çalıştığım her kademede, yaşadığım her  çevrede biriktirdiğim siz güzel dostlarımla gurur duyma hakkını buluyorum kendimde…

Biliyorum, kimi zaman tartışıyoruz.  Kimi zaman birbirimize kızıyoruz. Kimi zaman sosyal medyada birbirimizi, acılarımızı görmek istemiyoruz…

Bazen oldukça aksi bir insan olabiliyorum…Lakin sizin ve dostlarımın beni bu şekilde sevdiğini biliyorum…

Ve sizleri asla ve asla hayatımdan çıkaramıyorum… Çıkarmak istemiyorum…

Bazen anlatamadıklarımla, bazen ifade edemediklerimle “VAR OLUŞ”  çizgimde beni anladığınız kadar ve anlatabildiğim kadar yol alabiliyorum.

Gerçeklik çizgisi içinde hepimizin gideceği yer olan “”HİÇLİK” ‘e geçişte aramıza koyduğumuz artı dengeler bizi güçlü ve “KİMSE” ‘ li yapar…

Eksiler ise bizi “KİMSESİZ” ‘liğin içinde bitirir..

Bu yazı çok bencilce gelebilir… Şımarıkça da…

Lakin yaşamımın bu var oluş safhasında babamın yokluğun da babam bir başka dünyaya geçerken yaşadıklarım o elini sadece iki saatliğine bıraktığım o iki gece bana çok şey öğretti.

Hastaneden eve getirdiğimizde, oksijensiz kaldığı bir anlığına “ HİÇLİK” ‘ e gittiğini gördüm.

Oksijeni aceleyle tekrar taktığımda yeniden kendine geldi…

Anneme ve bana “ elimi bırakmayın, beni götürüyorlar.” Dediğinde, gözümüzle gördüğümüz o sahnede bizde sanki onla bir yerlere gittik ve geldik…

Sonra Mavi gözlerini tavana dikerek, vefat etmiş halam, yeğeni ve eski kız arkadaşıyla konuştu…

Sonra “sizle gelmeyeceğim” derken elimize daha çok yapıştı…

“Mesure, Gülay beni götürüyorlar, elimi bırakmayın” dediğinde annem ile ikimiz babamın eline biraz  daha sıkı tuttuk…

Dualarını kendisi, okumaya çalışırken huzura kavuştuğunu hissettim…

Dualarla, okşayarak, severek babamı başka bir dünyaya uğurladık. Artık diğer dünyanın varlığına daha çok inanıyorum…

Babam bana çok şey öğretti… En tartışmalı olaylarda bile sessiz, vakur duruşuyla, soylu varlığının, adaletin, hakkın ışığını öğretti. Mavi gözlerinde hep samimiyet ve dürüstlük vardı…

Böyle bir süreçte sizler de bana çok şey öğrettiniz… Hatırlamanız, aramalarınız ve sormalarınız benim için çok değerliydi.

Ve en önemlisi, hayatımın yarı yolunda kaybettiğimi sandığım kırk beş yıllık dostlarımla tekrar buluşabilmemdi….

Var oluşumda bundan sonra sizlerin sayesinde daha güçlü duygularda yol alacağım…

Sevgili arkadaşlarım, on-onbeş beş yaşımın o en güzel günlerinden biriktirdiğim dostluklardan bu güne ne güzel arkadaşlarım olmuş… 

Ne güzel insanlar tanımışım, hepiniz ne kadar güzel insanlarmışsınız ki bu “HİÇLİK” mücadelemde, üzüntülü anlarımda yanımda oldunuz.

Hepinize beni yeniden “ VAR OLUŞ” ‘ a taşıdığınız bu süreçte sonsuz sevgilerimi sunarım.

İnşallah, daha sağlam, dostça ve birlik beraberlik içindeki güzel var oluşlarda, ÜLKEMİZ ADINA, toplum ve kendimiz adına tasarlayabileceğimiz, yürütmeye çalışacağımız,  “VAR OLUŞ” hedeflerimizde hep beraber daha güçlü yol alabiliriz.

Saygımla, 

Gülay KARAOĞLU

Araştırmacı/Yazar

Bu makale 2944 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI