Antalya’nın Manavgat ilçesinde 28 Temmuz 2021’de Türkiye tarihinin en büyük orman yangınlarından biri olarak kayıtlara geçen ve 6 vatandaşın hayatını kaybettiği felaketin üzerinden 5 yıl geçti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Manavgat’taki orman yangınının ardından inşa edilen evlerde yaşayan ailelerin görüntülerini paylaşarak, "Yüreğimize ateş düşüren Manavgat yangınının bugün 5’nci yılı. Ormanlarımız, köylerimiz yandı, 6 vatandaşımızı kaybettik. Hepsini rahmetle anıyorum. Her afette olduğu gibi devlet olarak milletimizin yaralarını sardık. 1 yılda yaptığımız yuvalarda şimdi huzur ve mutluluk var" dedi.
Antalya’da 28 Temmuz 2021’de çıkan ve 11 noktada etkili olan orman yangınlarında Akseki, Alanya, Gündoğmuş ve Manavgat ilçelerine bağlı 44 mahalle etkilendi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), yangının ardından Antalya’ya 45 konut ve bin 239 köy evi olmak üzere toplam bin 284 konut ve köy evi inşa etti. Muğla’ya da yangınların ardından 134 konut ve 131 ahır olmak üzere toplam 265 bağımsız bölüm inşa edildi. "Yüreğimize ateş düşüren yangının bugün 5’nci yılı"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Manavgat yangınının 5. yılında sosyal medya hesabından yangında evlerini kaybeden ve yapılan yeni evlerine yerleşen vatandaşların görüntülerini paylaştı. Kurum paylaşımında, "Yüreğimize ateş düşüren Manavgat yangınının bugün 5’nci yılı. Ormanlarımız, köylerimiz yandı, 6 vatandaşımızı kaybettik. Hepsini rahmetle anıyorum. Her afette olduğu gibi devlet olarak milletimizin yaralarını sardık. 1 yılda yaptığımız yuvalarda şimdi huzur ve mutluluk var" ifadelerini kullandı. "Evime ‘Hakkını helal et, çocuklarımı büyüttün’ dedim"
Görüntülerde yer alan ev sahiplerinden Hanım Çiftçi, yangın günü yaşadıklarını şöyle anlattı:
"Neler yaşadık, neler. Sabah geldi bir ateş, alev ne yapacağız nereye gideceğiz bilemedik. Jandarmalar geldi, bağrıaşarak çıktık evden. Ev ateş aldı, arabalara bindik dumandan nereye gidiyoruz bilemedik. Hayvanlar da ahırda bağırıyorlar. Birkaç gün sonra evi yıkmak için geldiler. Evime ‘Hakkını helal et, çocuklarımı büyüttün, yedik içtik’ dedim. Başımıza bu geldi, çok ağladık." "Dediğimiz gibi yaptılar, sözlerini tuttular"
Devletin desteğiyle konutların kısa sürede inşa edildiğini belirten Çiftçi, "’Çok güzel yapacağız’ dediler. Yaptılar da Allah razı olsun, sağ olsunlar. Güvenmesek yıktırır mıydık? Kimileri ‘Evi yıktılar, yapmazlar’ dedi. Hayırlısı dedik. Yaparlarsa da yapmazlarsa da devletimiz dedik. Hükümetimiz, devletimiz Allah razı olsun. Dediğimiz gibi yaptılar, sözlerini tuttular. Herkese teşekkür ederiz" dedi. "Devlet ayırt etmeden evlerimizi yaptı"
Yangının ardından çalışmaların hızlı ve adaletli şekilde yürütüldüğünü belirten Arzu Ünal ise, "Benim Cumhurbaşkanım partilerin hiçbirini ayırt etmeden köylüyü topladı. Biz devletimize güvendik. Ayırt etmeden devletim hepsinin evini yaptı. Şükürler olsun, herkes evinden, yerinden memnun. Hiçbirimiz gerçekten böyle ev beklemiyorduk. Özellikle böyle iki merdivenli, balkonu oluşunu. Nasıl söyleyeyim? Terası büyük. Sadece görselini gördük biz. Görselinde bu şekil dediler. Allah razı olsun devletimden" şeklinde konuştu. "Evlerimiz hayalimizin üstünde oldu"
Evleri inşa edilirken tüm sürece şahitlik ettiklerini dile getiren Gülsüm Çiftçi de şöyle konuştu:
"O süreçte tek tek ilgilendiler. Pencere, kapı, parke. Tek tek gelip yaptılar. Kocaman bir evimiz oldu, hep beraber yaşıyoruz. 3 artı 1, odalarımız gayet geniş, kullanışlı. Boyasından tutun parkesine kadar gerçekten çok kaliteli, işçiliği çok güzel. Çok memnunuz, beklentimizin üstünde. Her gün ustalarımız buradaydı, biz de burada başlarındaydık. Yapılan bütün süreci kendi gözümüzle gördük. Odalarını geziyorduk, burası oturma odası, yatak odası, şurası şöyle olur, burası böyle olur diye hayaller kuruyorduk. Gerçekten evlerimiz hayalimizin üstünde oldu. Çok sevdik, severek de kullanıyoruz."
HABER KAYNAĞI : İHA
Editor : KAYNAK-İHA
