12 ayın sultanı Ramazan ayı geldiğinde sokakların havası değişir. Sofralar uzar, dualar çoğalır, paylaşma duygusu görünür hale gelir. Özellikle Marmaris gibi hem yerleşik nüfusu hem de geçim dengesi hassas olan bir ilçede, Ramazan yardımları daha da anlam kazanır.
Ancak son yıllarda aklımı kurcalayan bir mesele var:
Yardımın kendisi kadar, yapılış şekli…
Erzak kolileri hazırlanıyor, iftar sofraları kuruluyor, fotoğraflar çekiliyor, paylaşımlar yapılıyor. Peki ama neden hâlâ koli? Neden ihtiyaç sahibinin kendi ihtiyacını seçebileceği bir destek kartı uygulaması yaygın değil?
Her evin ihtiyacı aynı mı gerçekten? Bir ailenin dolabında belki makarna var ama çocuk bezi yok. Bir başkasının yağı var ama hijyen ürünü yok.
Tek tip koli, çoğu zaman iyi niyetli ama eksik bir çözüm.
İşin bir de daha hassas tarafı var. İnancımızda yardımın gizliliği esastır. Kur'an-ı Kerim’de sadakanın gizli verilmesinin daha hayırlı olabileceği ifade edilir. Halk arasında sıkça söylenen “sağ elin verdiğini sol el görmemeli” sözü de boşuna değildir.
O halde sormak gerekiyor: Neden yardımlar çoğu zaman aleni biçimde yapılıyor? Neden koliler teslim edilirken objektifler hazır bekliyor?
Elbette kurumlar şeffaf olmak ister onlara bağış yapanlar yapılan işi görmek ister. Buna kimsenin itirazı yok ancak şeffaflık ile teşhir arasındaki çizgi çok ince!
Bir insanın ihtiyaç sahibi olduğunu bütün ilçeye ilan etmek, yardım etmek midir; yoksa istemeden de olsa onurunu zedelemek midir?
Şimdi yazdığım bu yazıya da laf edenler olacak ama bu yazı, yapılan yardımları değersizleştirmek için değil. Aksine, daha doğru bir yöntemi konuşmak için.
Ramazan; sadece dağıtım ayı değil, vicdan muhasebesi ayıdır
Belki artık şu soruyu sormalıyız: Yardımı kolaylaştıran ama insanı zor durumda bırakmayan bir model mümkün mü?
Destek kartları, dijital yardımlar, kimliği gizli tutulan sistemler… Bunlar artık birçok yerde uygulanıyor. Neden Marmaris’te de olmasın?
Çünkü mesele sadece yardım etmek değil. Mesele, yardım ederken incitmemek.
Ramazan’ın ruhu da tam olarak bunu hatırlatmıyor mu bize?
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
