USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

SCHENGEN VİZESİNDE “CASCADE RULE”: ÇÖZÜM MÜ, YENİ BİR UMUT OYUNU MU?

11-06-2026

Lüksemburg’un küçük bir kasabasında 14 haziran 1985’te imzalanan Schengen Anlaşması, Avrupa’nın geleceğini değiştirdi.

Belçika, Fransa, Batı Almanya, Lüksemburg ve Hollanda’nın attığı imzalarla başlayan süreç, bugün yaklaşık 450 milyon insanın yaşadığı dev bir serbest dolaşım alanına dönüştü. Avrupa vatandaşları kıta içinde adeta tek bir ülkenin sınırları içinde seyahat eder gibi hareket edebiliyor.

Ancak Türkiye açısından tablo farklı….

Türk vatandaşları için Avrupa’ya gitmek, çoğu zaman seyahatin kendisinden daha yorucu bir sürece dönüşmüş durumda. Sorun artık yalnızca vize almak değil; vize başvurusu yapabilmek bile başlı başına bir mücadele haline geldi.

Konsolosluklardan randevu almak aylar sürebiliyor. Aracı kurumlar nedeniyle maliyetler artıyor. Son yıllardaki denetimler bazı suistimalleri azaltmış olsa da ,vatandaşın yaşadığı mağduriyet sona ermiş değil.

Daha da önemlisi, ret oranları yükseliyor. Bazı ülkelerde Schengen vizesi ret oranlarının yüzde 40’a yaklaştığı, genel ortalamanın ise yüzde 20 civarında olduğu görülüyor.

Başvuru sahipleri yüksek ücretler ödüyor, uzun süre bekliyor ve çoğu zaman yeterince açıklanmayan ret kararlarıyla karşılaşıyor.

Bu durumdan yalnızca turistler etkilenmiyor.

Öğrenciler eğitim fırsatlarına erişmekte zorlanıyor, akademisyenler uluslararası iş birliklerinden uzak kalıyor, sanatçılar ve kültür insanları Avrupa’daki etkinliklere katılım konusunda engellerle karşılaşıyor. İş insanları ise enerjilerinin önemli bir bölümünü vize süreçlerine harcamak zorunda kalıyor.

Oysa Avrupa Birliği, Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olmaya devam ediyor. Milyarlarca euroluk ticaret hacmine sahip taraflar arasında insanların dolaşımının bu kadar zor olması önemli bir çelişki yaratıyor.

Türkiye, Avrupa Ekonomik Topluluğu’na üyelik başvurusunu 31 Temmuz 1959’da yaptı. Ancak üyelik sürecinde ekonomi, demokrasi, hukuk devleti ve temel haklar gibi alanlarda belirlenen kriterler belirleyici oldu.

Bugün Avrupa Birliği, Türkiye’nin bazı alanlarda ilerleme kaydettiğini kabul ederken; hukuk devleti, temel haklar ve bazı siyasi kriterlerde eksiklikler bulunduğunu savunuyor. Bu nedenle tam üyelik süreci uzun yıllardır fiilen askıda.

Ancak vatandaşın hissettiği duygu daha farklı.

Avrupa’ya gitmek isteyen sıradan insanlar, çoğu zaman potansiyel suçlu ya da kaçak göçmen muamelesi gördüklerini düşünüyor. Bu algının oluşması bile başlı başına ciddi bir sorun.

Üstelik Ege’nin iki yakasında ortaya çıkan tablo da adalet duygusunu zedeliyor. Yunan adalarından gelen ziyaretçiler Türkiye’ye kolaylıkla giriş yapabilirken, Türk vatandaşları aynı adalara gidebilmek için uzun evrak listeleri ve yüksek maliyetlerle karşılaşıyor.

Bu nedenle Avrupa Birliği’nin son dönemde gündeme getirdiği “Cascade Rule” uygulaması dikkat çekiyor.

Sisteme göre Schengen vizesini kurallara uygun kullanan kişilere aşamalı olarak 6 ay, 1 yıl, 3 yıl ve hatta 5 yıla kadar çok girişli vize verilmesinin…..
40 yılın sonunda hâlâ “daha uzun süreli vize” konuşuyor olmak, sorunun özünün çözülmediğini gösteriyor.

Çünkü mesele yalnızca vizenin süresi değil, güven duygusudur.

Mesele; eğitim, kültür, bilim, turizm ve ticaret amacıyla seyahat eden insanların aşırı bürokratik engellerle karşılaşmamasıdır.

Çağdaş dünyanın ölçüsü yalnızca ekonomik büyüklük değildir. İnsanların bilgiye, eğitime, kültüre ve dünyaya erişebilme özgürlüğü de en az ekonomik göstergeler kadar önemlidir.

Dileğimiz; Türkiye’nin demokratik, ekonomik ve hukuki standartlarını yükselttiği, Avrupa’nın ise Türk vatandaşlarına yönelik aşırı bürokratik ve önyargılı uygulamalardan uzaklaştığı bir gelecektir.

Vizesiz Avrupa bugün hâlâ uzak bir hedef gibi görünebilir. Ancak daha adil, daha makul ve daha erişilebilir bir seyahat düzeni talep etmek; öğrencinin, iş insanının, akademisyenin, sanatçının ve sıradan vatandaşın en doğal hakkıdır.

Çünkü özgür dolaşım yalnızca bir seyahat meselesi değil, aynı zamanda karşılıklı güvenin ve eşit muamelenin de göstergesidir.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?