Önceki yıllarda insanlar; birbirleriyle konuşabileceği, anlaşabileceği, anlayabileceği, gezebileceği, eğlenebileceği, acı ve tatlı zamanları birlikte geçirebileceği, değer göreceği ve değer vereceği ilişkiler yaşıyordu; yani yaşadıklarının bir adı vardı: İLİŞKİ…
Şimdiki zamanda kimse kimseyi anlamak istemiyor, kimse kimseye zaman harcamak istemiyor, değer vermek istemiyor, gönül almak istemiyor. Bir erkek bir kadından etkilendiğinde onunla tanışabilmek için kırk takla atardı, bir kahveye davet ederdi, gönlünü almak için çabalardı, incelikler yapardı. En klişe ve basiti; çiçek yollardı. Flört edilip, görüşülüp, konuşulup, gezilip tozulup bir tanışma ve kaynaşma evresi olurdu. Şimdiki zamana gelecek olursak; ilişkiler artık çok basite indi ve bence çirkin bir boyuta geçti. Önceden genelevler vardı ve erkekler oralara giderdi. Bazı ihtiyaçlar, diyeyim, gizli saklı yaşanırdı fakat şimdiki zamanda sen hoşlandın benden, ben senden hoşlandım ve elektriğimiz tuttu; hemen cinsellik yaşanıyor. Kaba tabirle; sen memnun, ben memnun, olay bitti. Yahu sen bu adamın ya da kadının huyunu suyunu biliyor musun? Ne seviyor, ne sevmiyor biliyor musun? Ortak nelerden hoşlanıyorsunuz biliyor musunuz? Hayat görüşleriniz aynı mı, farklı mı? Birbirinizi anlayabiliyor, anlaşabiliyor musunuz? İlişkiler anlık ve günlük yaşanır oldu. Tabii ki herkesin özgür iradesine saygımız var, herkes her şeyi yapmakta özgürdür.
Nerede o annelerimizin devri; erkek kadının elini zorla tutardı ve onu görmek için ne çabalar harcarlardı. Kavuşmak zordu ama arada sevgi, özlem vardı; erkeğin kadına kavuşabilmesi için verdiği çabalar ve bu özlem bir ilişkiyi var ediyordu. Şimdilerde erkeklerde hiçbir çaba yok. "Armut piş, ağzıma düş" fikrindeler… "Emeksiz yemek olmaz" derler… Biraz örf ve adetlerimize sahip çıkalım ve kaybetmeyelim. Duygulara, kadınlara, insanlığa ve değerlerimize önem verelim.
Siz size iyi bakın :-)

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir