Yeni Sayfa’nın saygın okuyucuları,
15 bölüm hâlinde okuduğunuz bu özet, büyük kopuşlardan değil; sessiz kırılmalardan doğan hayatları anlatıyor.
Bazı hayatlar gürültüyle değil, fark edilmeden değişir.
Bazı aşklar büyük başlangıçlarla değil, geç kalmış doğrularla başlar.
Dünya Küçük; yolları Muğla’dan Marmaris’e, Ankara’dan İzmir’e, oradan Karadağ,Piran kıyılarına ve Amerika’ya uzanan insanların hikâyesi…
Kayıpların, bekleyişlerin, yarım kalmış evliliklerin ve cesaret isteyen yeni başlangıçların romanı.
Elif, geçmişin yükünü sırtında taşıyan bir kadın.
Arif, hayatı boyunca doğru bildiğinden şaşmamış; fakat kalbinin sesini susturmuş bir adam.
Kemal ise farkında olmadan herkesin kaderini belirleyen bir eşik.
Bu hikaye; nikâhların, boşanmaların, hastalıkların ve ölümlerin arasında, insanın kendine geç kalmış bir hayat kurma ihtimalini anlatıyor.
Pandemiyle sarsılan bir dünyada, siyasetin gölgesinde, göç yollarında ve deniz kenarlarında akan sade ama derin bir yaşam…
Çünkü dünya küçük…
Ama insanın içindeki yolculuk, bazen bir ömre sığmayacak kadar büyük.
Dünya Küçük, büyük iddialarla değil; küçük anların birikimiyle yazıldı.
Yüksek sesle değil, içten bir fısıltıyla…
Bu hikâye, hayatın çoğu zaman planladığımız gibi değil; dayanabildiğimiz gibi ilerlediğini anlatıyor.
İnsan bazen evlenir ama mutlu olmaz,
bazen kaybeder ama özgürleşir,
bazen de geç kalmış bir aşkta kendini yeniden bulur.
Bu hikayede anlatılanlar tek bir kişiye ait değil.
Her karakter biraz tanıdık, her duygu biraz bizden.
Çünkü “doğru zaman” diye bir şeyin gerçekten var olup olmadığı sorgulanıyor.
Elif’in yolculuğu yalnızca coğrafyalar arasında değil; bir kadının kendi içinden geçerek yeniden ayağa kalkmasının hikâyesi.
Arif’in duruşu, hayata karşı sessiz ama kararlı bir direniş.
Kemal’in varlığı ise bazen bir insanın yokluğunun bile ne kadar belirleyici olabileceğini hatırlatıyor.
Bu sayfalarda kahramanlık yok.
Ama cesaret var.
Gösteriş yok.
Ama gerçeklik var.
Özette yer almayan;
Arif’in yıllar boyunca Elif için yazdığı şiirleri,
Elif ile Kate arasında kurulan dostluğu
okur,ileryen zamanlarda satır aralarında keşfedecek.
Okurdan tek dileğim; bu hikayeyi okurken acele etmemesi.
Çünkü bazı hikâyeler, tıpkı hayat gibi, yavaş okunduğunda anlam kazanır.
