İlkokulumuzun efsane öğretmenlerinden biri de Mehmet Yıldırım'dı giyinişi, öğrenci ile olan teması, şakası, atasözleri ve de bilgisi müthişti. İşte bizim ilkokul 4. 5. sınıflarımızda biraz şımarıklığımız olurdu, babam sağlık memuru amcam AP İlçe Başkanı olduğu için kasabada bizi herkes tanırdı.
“Karabenli Karabenli güvenme dayına peynir ekmek al yanına” sözünü hiç unutmam.
Ruhun şad olsun
Bilindiği gibi, kış aylarında Marmaris'te yaz aylarında İstanbul'da bulunuyorum. Nisan sonu geldi.
Hanım gidelim mi İstanbul'a?
- Son pazar yola çıkarız
- Tamam tamam
Cumartesiden her şey hazırlandı akşam valizler ve gereken ne varsa bagaja ve arka koltuğun yarısı doldu yerleşti.
- Eh artık biraz dinlenelim sabah ola hayır ola.
Erkenden uyandım acele bir duş aldım hanımın hazırladığı sabah yolluğunu yedik yola hazırız.
- Aaa bu da ne? başım dönüyor, gözlerim kararıyor çaktırmamaya çalışıyorum ama Yol uzun ta 700 kilometre İstanbul.
Hanım farkına vardı.
- Ben Kullanırım sen biraz istirahat et koltuğu Kaydır uyu.
- Tamam
İzmir'i geçmişiz ben de hal yok. Erkekliğe de dokunduramıyorum otobana çıktık hemen ilk oksijene girdik birer sade kahve hem de yine derman yok ama son gayret direksiyona geçtim 100 kilometre kadar gittim. Bir oksijen bir kahve daha yok bende derman yok.
- Yarabbi bu nedir Bu benim kaçıncı İstanbul yolculuğum.
Sayın hocam Mehmet Yıldırım geldi aklıma. Birkaç gün önce
- Acaba bir şoför tutsak mı? onu uçakla gece gönderebiliriz diye geçmişti aklımızdan.
- Güvenme yetmiş beşten sonrası kendine tut bir Aslanlar gibi şoför rahat et dedik. Oksijene geldik .
-Hanım ver anahtarı sen bak iş saatine her şeyimiz 53 yıldır müşterek. Ama bu kadar Kahraman olduğunu görmemiştim pazar gününün o yoğun trafiğinde evimize ulaştık
Mehmet hocam Mehmet hocam almışım yanıma kahraman bir kadın...
SON DAKİKA

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir