Sezona yalnızca birkaç ay kaldı.
Marmaris, 12 ay turizm hedefiyle yıllardır konuşulan ama sahada aynı hızla ilerlemeyen bir ilçeye dönüşmüş durumda. Her yaz “hazır mıyız?” sorusunu soruyoruz, her yaz aynı eksikleri konuşuyoruz. Peki bu yıl farklı mı?
Sahaya bakınca tablo pek iç açıcı görünmüyor. İlk turist kafilesinin Mart ayında geldiği Marmaris’te alt yapıdan üst yapıya, çevre düzenlemesinden trafik sorununa kadar pek çok başlık hâlâ soru işareti. Turizmci tedirgin, esnaf kaygılı, vatandaş ise “yine mi son dakika?” demekten yorulmuş durumda.
Son meclis toplantısında Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ’den dikkat çekici bir çağrı geldi. Belediye, AK Parti’yi iş birliğine davet etti. Bu çağrı, siyasi polemiklerin ötesinde ele alındığında önemli. Çünkü Marmaris’in sorunu parti meselesi değil, kentin geleceği meselesi.
AK Parti Marmaris İlçe Başkanı’nın “oturalım, birlikte bir çalıştay düzenleyelim, tüm sorunları masaya yatıralım” açıklaması da bu noktada dikkate değer. Marmaris’in gerçekten buna ihtiyacı var. Çünkü sorunlar artık kapalı kapılar ardında çözülecek noktayı çoktan geçti.
Ancak asıl mesele şu:
Şeffaflık gerektiren konularda neden hâlâ bilgisiziz?
Hangi projeler ne aşamada?
Sezon öncesi hangi hazırlıklar tamamlandı, hangileri gecikti?
Bütçe nerelere harcandı, öncelikler neye göre belirlendi?
Cumhuriyet Halk partisi genel başkan yardımcısı Gökan Zeybek’in de katılımları ile toplu araç teslim töreni, sokak açılış töreni ve kapalı çarşının yenileme çalışmaları üzerine bir dizi program gerçekleşti. Acar Başkan ‘1 milyar 700 milyon borç ödedik, çalışmalarımız ve yatırımlarımız da devam ediyor’ dedi. Nereye ne kadar borç vardı? Kime hangi borç ödendi?
Bu soruların yanıtlarını yalnızca gazeteciler değil, bu kentte yaşayan herkes merak ediyor. Çünkü Marmaris bir vitrin kenti. Türkiye’nin dünyaya açılan yüzlerinden biri. Ama vitrinin arkasında dağınık bir tablo varsa, bunu görmezden gelmek kimseye fayda sağlamaz.
12 ay turizm hedefi sadece afişlerde, konuşmalarda kalmamalı. Bu hedef, planlama, koordinasyon ve ortak akıl ister. Belediyenin, merkezi yönetimin, siyasi partilerin, meslek odalarının ve sivil toplumun aynı masada buluşmasını gerektirir.
Bugün Marmaris alarm veriyorsa, bu alarmı susturmanın yolu karşılıklı suçlamalar değil; açık, şeffaf ve samimi bir iş birliğidir. Sezon kapıya dayanmadan bu masalar kurulmazsa, yaz gelip geçtiğinde yine aynı cümleyi kurarız: “Keşke daha önce konuşulsaydı…”
Bu kentin kaybedecek bir sezonu daha yok.