?>
Parayla şöhretin ömrü para bitene kadardır
Bilen bilir… İstanbul’da uzun yıllar ulusal kanallarda çalıştıktan sonra Marmaris’e geldim. Yaklaşık 7 yıldır da buradayım. Mesleğin mutfağından gelen biri olarak, ekran önünde gördüğünüz pek çok “yıldızın” nasıl parladığını, nasıl söndüğünü yakından izledim.
Yıllar önce televizyonun altın çağında, şimdi oldukça tanınmış bazı isimler yaptığımız programlara konuk olabilmek için ücret öderdi. Kendilerini tanıtmak, görünür olmak isterlerdi. O dönem bu çok da garipsenen bir durum değildi çünkü bir şekilde izleyiciye ulaşmanın yolu ekrandan geçiyordu. Ancak işin kritik kısmı şuydu: Eğer o kişi ekranda karşılık buluyorsa, sohbeti sarıyorsa, enerjisi izleyiciye geçiyorsa… İşte o zaman biz onları tekrar davet ederdik. Yani para bir kapı aralardı ama içeride kalıcı olmak tamamen yeteneğe, samimiyete ve izleyiciyle kurulan bağa bağlıydı.
Bugün ise tablo değişti, sahne artık televizyon değil, sosyal medya. Bir gecede tanınan, bir anda “fenomen” ilan edilen sayısız isim var. Ne yaptığını tam olarak bilmediğimiz, ne anlattığını anlamadığımız kişiler bir anda milyonların karşısına çıkabiliyor. Bazıları için bu durum büyük bir başarı hikâyesi gibi sunulsa da aslında çoğu saman alevi gibi parlayıp sönüyor.
Çünkü değişmeyen tek şey şu: İzleyici artık daha seçici. İnsanlar samimiyeti, içeriği ve gerçekliği arıyor sadece para harcayarak, reklamla, şişirilmiş etkileşimlerle elde edilen şöhretin ömrü çok kısa oluyor. Bugün var olan, yarın unutuluyor.
Şöhret dediğiniz şey satın alınabilir bir ürün değil. En fazla kiralanabilir bir vitrin o vitrinde ne kadar kalacağınızı ise siz değil, sizi izleyenler belirler. Eğer beklentiyi karşılıyorsanız, bir şey katıyorsanız, izleyiciyle bağ kurabiliyorsanız kalıcı olursunuz. Aksi hâlde, ne kadar para harcarsanız harcayın, o ışık bir süre sonra söner.
İşin özü şu: Medya kimleri parlatacağını bilir. Ama o ışığın altında kalıcı olup olmayacağını belirleyen tek şey izleyicidir. Bu yüzden “para verdim, ünlü oldum” devri hiçbir zaman gerçek anlamda var olmadı, bugün de yok.
Kısacası… Şöhretin bedeli para değil; içeriktir, samimiyettir, emektir.
Geri kalan her şey sadece kısa bir gösteriden ibarettir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
-
24 Temmuz'u kutlamak yetmez…
23-07-2026
-
MARMARİS'E DEĞER KATANLAR
16-07-2026
-
Önce şehrin aynasına bakalım!
14-07-2026
-
Bekleyip göreceğiz…
09-07-2026
-
Deniz varsa Marmaris var… Peki Kabotaj’ın ruhu nerede?
02-07-2026
-
Marmaris’te alarm çanları çalıyor
25-06-2026
-
Vakit daralıyor, bir çocuğun umudu olmayacak mıyız?
23-06-2026
-
Başkan olsaydınız ilk ne yapardınız?
18-06-2026
-
Spor kenti olmak sadece organizasyon düzenlemekle olmaz!
09-06-2026
-
Hayvan sevgisi mi, vicdan sorumluluğu mu?
04-06-2026
-
Düzen mi geliyor, düzensizlik mi büyüyor?
02-06-2026
-
Bayram yoğunluğu başladı…
26-05-2026
-
AHHH GÜZEL MARMARİS AHH GÜZEL MESLEĞİMİZ
21-05-2026
-
Marmaris sahnede ama perde arkasında sorunlar büyüyor!
14-05-2026
-
Marmaris’te önce gerçeklerle yüzleşmek gerek
30-04-2026
-
Marmaris’te tanıtım atakları hızlandı
14-04-2026
-
Belediye havuzu kapatılma sebebi şok etti!
07-04-2026
-
TAŞRA'DA GAZETECİ OLMAK
31-03-2026
-
Parayla şöhretin ömrü para bitene kadardır
26-03-2026
-
Bayram “Eskisi gibi değil…”
24-03-2026
-
Bahar geldi, sözler yetmez ama…
10-03-2026
-
Marmaris’te ev bulmak değil, tutunmak zor
03-03-2026
-
Ramazan’da yardımın şekli mi, şovu mu?
26-02-2026
-
MEVSİM GEÇER, SORUN KALIR
19-02-2026
-
Gazetecilikte yapay zeka dönemi
17-02-2026
-
Sosyal medya kahramanlığıyla Marmaris kurtulmuyor
11-02-2026
-
Marmaris’te kış bitiyor, yollar hâlâ kışta
05-02-2026
-
Marmaris’in voleybolcu kızları umut verdi, sıra futbolda ve denizde
26-01-2026
-
MARMARİS ALARM VERİYOR!
15-01-2026
-
Sandığın söylediği şey: Memnuniyet
12-01-2026
-
YAZINCA SUÇ, YAZMAYINCA SUÇ…
23-12-2025
-
Hayaller Paris, gerçekler Sulukule!
10-12-2025
-
MARMARİS’TE BASINA VERİLEN DEĞER VE GÖRÜNMEZ KALAN ETKİNLİKLER
04-11-2025
-
MARMARİS MAKYAJ DEĞİL, ÇÖZÜM BEKLİYOR
30-10-2025