?>

DÜNYA KÜÇÜK – 15.BÖLÜM 

NURETTİN  ECE

2 gün önce

Marmaris’e doğru yol alırlarken, bu yol yalnızca bir şehre değil, yeni bir hayata açılıyordu. Arif ve Elif için bu yolculuk; gecikmiş ama sağlam bir başlangıcın, sessiz ve kararlı bir adımıydı. Nikâh öncesinde yaşanan yakınlaşmaya rağmen, Kemal’in Elif’i dini nikâhından düşürmüş olması kimsenin vicdanında bir yük bırakmamıştı. Aksine, her şeyin olması gerektiği gibi ilerlediğine dair derin bir ferahlık vardı içlerinde.

Marmaris’e vardıklarında Arif’in ilk işi, dini nikâhlarını kıyacak bir din adamı bulmak oldu. Hakkı’nın desteğiyle bu niyet kısa sürede gerçeğe dönüştü. Gösterişten uzak, sade bir törenle parmaklarına takılan alyanslar; sessiz ama güçlü bir bağlılığın simgesiydi. Elif artık Arif’in dinen nikâhlı eşiydi ve bunu saklamaya ihtiyacı yoktu. İzmir’de açılacak boşanma davasıysa, avukatların deyimiyle aylar sonrasına, muhtemelen sonbahara kalmıştı.

Bu sırada Kemal sağlığına kavuşmaya çalışıyor, Meltem’in tüm çabalarına rağmen hayata tutunmakta zorlanıyordu. Kendinden yedi yaş küçük olan Meltem, abisini yalnız bırakmamaya kararlıydı. Onu çevresindeki dul ve yalnız kadınlarla tanıştırdıysa da Kemal yeni bir bağ kurmak istemedi. Sonunda Meltem başka bir yol denedi; Kemal’i bir siyasi partiye üye yaptı, faaliyetlere katılmasını sağladı. Belki de hayata yeniden karışmanın yolu buydu.

Arif ve Elif Marmaris’te uzun süre kalmadılar. Yaklaşık on gün sonra Arif, Elif’i Ankara’ya götürmek istedi. Onu çevresine eşi olarak tanıtmak, hayatının merkezinde olduğunu herkesin bilmesini istiyordu. Arif, yıllardır muhafazakâr bir siyasi yapının içindeydi; bu çevre zamanla onun kimliğinin ayrılmaz bir parçası olmuştu. Elif ise bu dünyaya bütünüyle uyum sağlayamayacağını fark edince mesafesini korumayı tercih etti. Buna rağmen Arif’in çevresi Elif’i sevmişti. Üvey kızı ve adaşı olan Elif’le de beklenmedik ölçüde sıcak bir bağ kurmuştu.

Ankara’da hayat hız kesmeden akıyordu. Arif’in çocukları, sanki babalarının yeni bir hayat kurmasını bekler gibiydi. Kızı Elif, bir kurumda muhasebe müdürü olarak çalışan biriyle ciddi bir ilişki içindeydi. Oğlu Kerem’in ise kendisi gibi avukat olan bir sevgilisi vardı. Aynı yıl içinde, arka arkaya iki düğün yapıldı.

Arif ve Elif düğün istemediler.Kalabalıklar yerine sessizliği,gösteriş yerine huzuru seçtiler.

Elif, üvey kızı sayılan ressam Elif’ten ve başka sanatçılardan dersler alarak resme daha da yoğunlaştı. Arif’le ilk kışını böyle geçirdi. Çocuklarla, Kate’le ve Hakkı’yla görüşmeyi hiç ihmal etmedi. Kemal’le ilk duruşmada boşandılar. Arif’le resmî nikâh kıyma gibi bir niyeti yoktu. Hatta zaman zaman dini nikâhı da bitirip tamamen hür olma düşüncesi zihnini yokluyordu. Parmağındaki alyans, sevgi kadar sorumluluk da taşıyordu.

Bahar gelip sıcaklar bastığında Marmaris’e geçtiler. Ancak Arif’in işleri nedeniyle kısa süre sonra yeniden Ankara’ya döndüler. Elif, Kate’le konuşup birlikte Montenegro’da bir hafta tatil yapmaya karar verdi. Orada buluştular; araç kiralayıp ülkeyi baştan sona gezdiler. Bu yolculuk, ortak bir hayalin başlangıcı oldu. Hatta birlikte bir ev satın almaya karar verdiler.

Tatilin ardından ülkelerine dönüp kolları sıvadılar. Aylar sonra yeniden Montenegro’da buluştular ve Herceg Novi’de küçük, müstakil bir ev aldılar. Uyumları şaşırtıcı derecede iyiydi.

2014 yılında sıkılıp evi sattılar ve Tivat’ta, deniz ve marina manzaralı 2+1 bir rezidansa taşındılar. Hayat daha keyifli, daha ferah akıyordu. Elif bu dönemde durmaksızın resim yapıyor; adı yavaş yavaş duyuluyordu. 2015’e gelindiğinde Arif’le görüşmeleri iyice azalmıştı. Elif, alyansın ağırlığından kurtulmak istiyordu. Arif kalmasını istedi.“Senin sihirli koruman bu yüzük,” diye ısrar edince, devam ettiler.

Bu arada Marmaris’te Hakkı’yı asla ihmal etmediler. Elif, Kate ve Arif sık sık telefonla görüşüyor; yılda en az bir kez Marmaris’e geliyorlardı. Elif’in Marmaris’teki evi hep durdu; ailenin evi gibi oldu. Ve Hakkı, hepsinin sırdaşıydı.

Elif ilk kişisel resim sergisini Budva’da bir otelde açtı. Burada tanıştığı bir ressamın sergisi için Slovenya’nın Piran kentine gitti. Kate’le birlikte bu şehri çok sevdiler; orada yeni dostlar edinip yaşamaya başladılar. Sosyolog olan Kate, Piran’da bir gazetede “Kadın ve Sanat” başlığıyla köşe yazarlığına başladı. Elif ise ikinci sergisini Ljubljana’da, Piranlı ressamla birlikte bir galeride açtı.

Yıllar birbirini kovaladı. İlk olarak 2019 yılında, Amerika’da geçirdiği trafik kazasıyla Paul hayata veda etti. Elif, Kate’i yalnız bırakmadı.

2020’li yıllar pandemiyle herkesi sınadı. Bu dönemde Kemal yeniden rahatsızlandı ve 2021 yılında hayata veda etti. Cenazesine Arif, Elif, Amerika’dan gelen çocuklar ve Kate katıldı. Kemal, İzmir Narlıdere Mezarlığı’na defnedildi. Ardında yarım kalmış cümleler ve sessiz bir hüzün bıraktı.

Zaman Elif’i Amerika’ya, kısa ama anlamlı bir ziyarete götürdü. Çocukları evlenmiş, kendi hayatlarını kurmuştu. Elif torun sevinci yaşadı, onları gururla izledi. Sonra Türkiye’ye döndü. Bir süre sonra Arif’le birlikte yeniden Amerika’ya gittiler; çocukların mutluluğuna ortak oldular.

Elif artık Piran’da yaşıyordu.Arif ise her fırsatta yanına gidiyor; bazen uzun süre kalıyor, bazen işleri nedeniyle Ankara’ya dönüyordu.

Hayat onları savurmuştu.Ama sonunda aynı limana demirlemişlerdi.

Ve artık aceleleri yoktu.Çünkü geç de olsa,doğru yerdeydiler…..           SON

YAZARIN DİĞER YAZILARI