Ana içeriğe geç
SEVİM TUTAR ARICAK
SEVİM TUTAR ARICAKKöşe Yazarı

Kibar Misafirliğin Hatırı Nerede Kaldı?

Sevgili Misafirlerim, Sizi misafir etmek beni son derece mutlu etti.

Sevgili Misafirlerim,

Sizi misafir etmek beni son derece mutlu etti.

Sizi yola çıkmadan önce aradım, kendimi tanıttım; çünkü uzun saatler sürecek bir yolculuğun sonunda mekanıma ulaşacağınız için sizi rahatlatmak istedim.

Çünkü villa dolandırıcılarının yaygın ve aktif olduğu bir dönemde "Acaba?" diye bir kuşku, endişe duymamanız için nezaketle ve içimden gelerek, sizi önemseyerek aradım.

Siz gelmeden önce havalar çok sıcak olduğu için salonun klimasını faturasını hesap etmeden açıp siz gelince serin bulmanız için çalıştırıp sizi bekledim.

Size teslim ettiğim villanın havuz bakımı için aylık 20.000,00 Lira ödüyorum, siz ayrıldıktan sonra temizlik şirketine 5.000,00 Lira temizlik ücreti ödeyeceğim. Aylık 20.000,00 Lira elektrik faturası ve 40-45 bin arası su faturası ödüyorum. O seyrettiğiniz yeşil bahçe için bizzat kendim her 3 günde bir, şehir merkezinden aracım ile benzin yakarak geliyor, her seferinde 1 saatten fazla zaman harcayarak, emek vererek sulama yapıyorum ki misafirlerim bir yabancı tarafından rahatsız edilmesin, tedirgin olmasınlar diye... Güven sağlamak için sulamayı kendim yapıyorum.

Yattığınız full ortopedik Bambi yatakların fiyatını internetten araştırabilirsiniz. Bir tatilde en önemli şeyin rahat ve temiz yataklar olduğunu bilirim.

Mutfağa gelince, en büyük ebatlı buzdolabını koydum ki misafirlerim rahat etsinler istedim. Çoğu işletmede küçük buzdolapları vardır, elektriği az yaksın diye.

Çoğu villanın havuzları küçüktür ama benim havuzlarım 4'e 10'dur, büyüktür. Kocaman bir odayı bir jakuzi için ayırdığıma girmeyeceğim.

Koltukları ise başkaları gibi görseli güzel ama rahatlığı düşük seviyede seçmedim ki misafirlerim oturunca kendilerini evlerinde hissetsinler istedim ve fiyat olarak en pahalısı olduğundan emin olabilir, gidip bir mağazaya sorabilirsiniz.

Bütün odalarda kaliteli, iyi soğutan klimalarım mevcut. En ucuz klimanın 50.000,00 Liradan başladığını biliyorsunuz.

Mutfağımda 8 kişilik tabak, bardak 8 tane olması gerekirken —çünkü çoğu işletme öyle koyar— bende kişi sayısının iki katı bardak, tabak, çatal, kaşık mevcuttur.

Her ay yüzde 22 vergi ödüyorum. Çünkü ben resmi belgeli, maliye defteri açık bir işletmeyim. Bu yaz 45 gün doluluğumuz olacak, sezon berbat ama ben en iyi işleyen, fiyat olarak daha uygun bir işletmeyim ve kışın kapalı olduğu halde 12 ay defterim açık ve vergi veriyor. Muhasebeciye aylık defterimi tuttuğu için 3.500 Lirayı 12 ay ödüyorum. Su faturasının yanında bir de 7 bin Lirayı aşan katı atık vergimiz var.

İnternet ücretim var, her ay 1.200,00 Lira; 26.000,00 Lira emlak vergisi ödüyorum belediyeye.

Arızalar için teknik servise her ay 50.000,00 Liradan az tutmayan tamir ücreti ödüyorum. Bu yıl havuz başındaki şezlong ve şemsiyelerin tamiri için 20.000,00 Lira ödedim. Şahit olduğunuz gibi bir müşterinin üzerine vazife olmadığı halde gidip elektrik panomu kurcalayıp bahçe ışıklarının sistemini çökerttiği için bahçe lambaları yanmıyor ve arızayı bulamayan elektrikçim sezon sonu yeniden bir hat çekecek. Bu zararı bana bir müşteri verdi, yani o müşteri gelmeseydi daha kârlıydım. Zararın hesabını siz yapın ya da bir elektrikçiye bunun maliyetini sorun bakalım kaç Lira tutacak?

Firmaya fotoğrafını çekip attığınız tavayı fiyattan kaçmadım, marka olanını aldım ama o tavayı ben kullanmadım; sizin gibi gelen misafirlerim kullanıp o hale getirdiler. Tahta kaşıklar koydum çizmesinler diye ama ısrarla çizdiler, hatta çizmeyip tavaları resmen kazıdılar. Neden? Çünkü para verdiler, zarar vermek hakları değil mi?

O mutfağa fincanı, bardakları, her bir çeşit gereçleri takım olarak koydum. Şimdi açıp bakın, bir tanesi takım kalabilmiş mi?

Her gelen bir şeyleri kırdı, bozdu ama söylediğimizde inkâr ederek, kavga ederek gittiler ve bunların hepsini kendi memleketimin insanı Türkler yapıyorlar. Yabancılarda böyle bir şey yok.

Dahası var; sizi uyardığım halde gelir gelmez bangır bangır müzik açtınız, yan taraftaki misafirim rahatsız oldu, villadan ayrılmaya kalktılar. Onları sizlerin iyi insanlar olduğunuza, güzel bir aile olduğunuza inandırarak, kibar eğitimciler olduğunuzu söyleyerek size kefil olduğumu ve bir daha rahatsız etmeyeceğinizi söyleyerek ikna ettim ve size güvenip inanarak sizi kibarca uyardım.

Siz ne yaptınız? Beni o kadar çok üzdünüz ki! O tavaları resimleyerek bana atabilirdiniz ama öyle yapmadınız.

Villa dolandırıcıları cirit atıyor her yerde. Kaç tane müşterim geldi mağdur edilmiş ve bana rastladığı için sevinen ve dualar ederek giden... Dostluklar edindik. Başka villalarda kalsalar bile ziyaretime gelenler oldu.

Siz gencecik bir işletmeci olan, acente sahibi köylüm, tanıdığım olan insana karşı beni utandırdınız. O genç adam o tavaları, sıraladığınız bütün şikayetleri bana utanarak iletti; çünkü benim karakterimi ve bu bölgedeki sevilirliğimi biliyor. Ses bombası gibi, havuz simidi gibi isteklerinizin olduğunu, yan taraftaki misafirimi rahatsız ettiğinizi ben o genç ve düzgün insana iletmedim. Hem sizi rencide etmek istemedim hem de onun kafasını gereksiz yere ağrıtmak istemedim.

Ben size bir sorun olursa arayın beni demiştim. Televizyoncu gelir, gelecek zaten yarın. İnternete gelince, muhtemelen siz giremediniz, yarın bakacağız. Tavalara gelince, sağlam olanlar da vardı; yeterli değilse bana söylerdiniz, seve seve getirirdim.

Şimdi misafirlerim, siz eğitimli genç bir bayan olarak benim yerimde olsaydınız bu kadar zor bir işi yapar mıydınız?

Benim yerimde siz olsaydınız size nasıl davranırdınız?

Sizden önce 8 kişilik villaya mülteci gibi 12 kişi gelen müşterileri almadığım için ben dayak yiyordum kendi villamda. Jandarma çağırdım onları mekanımdan çıkarabilmek için.

Hiç mi hatırı sayılır bir şey bulamadınız da beni bu kadar üzdünüz?

Bu bölgede bütün yolları kazıyorlar, fiber internet kabloları döşeniyor; internet sorunu ondan da olabilir, bilmiyorum. Gelince bakacağız.

Arızalar ve aksaklıklar her villada, evlerde, otellerde her zaman olabiliyor. Yıllardır ben de tatil yapıyorum; 17 ülkeye gittim, bazılarına kültür elçisi olarak. Yırtık perdelerin, gıcırdayan yatakların, küf kokan odaların, çekmeyen internetin, yanmayan oda lambalarının benim için bir önemi yoktu; çünkü benim amacım tatil moduna girip kültür gezisi yapıp farklı yerleri görmek, bilmek, insanlarla etkileşim halinde olmaktı.

Şimdi bu yazıyı gazeteye, sonra Turizm Bakanlığının takip ettiği sitelere göndereceğim. İnsanların tepkilerini bilmek istiyorum.

Bugün Muğla'da sınava girecek olan kızımın yanında olmam gerekirken, öğleden sonra gelip sorunlarınızı çözmeye çalışacağım.

Keyifli tatiller diliyorum.

Sevim Tutar Arıcak

25 Temmuz 2026

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın