Ana içeriğe geç
SEVİM TUTAR ARICAK
SEVİM TUTAR ARICAKKöşe Yazarı

ORTAYA KEMİK ATMADIKÇA

Ortaya kemik atmadıkça kimin köpek olduğunu anlayamazsın.

Ortaya kemik atmadıkça kimin köpek olduğunu anlayamazsın. İnsanlar öyle güzel maskeler kullanıyorlar ki çok zaman gerçek yüzleri olduğunu sanarak aldanıyoruz. Toplumda kabul görmek için insanlar olduklarından çok farklı, olmadıkları biri gibi görünmeyi nasıl da başarıyorlar! Herkes hayranlık duymaktan kendini alamıyor.

Oysaki gerçek, görünenin tam zıttı çıkıyor maalesef. Rol yapmayı oldum olası başaramamışımdır. Öfkemi de sevgimi de olduğu gibi, hissettiğim gibi yaşayan, çok çabuk uyarılan tuhaf bir yapım var.

Oldum olası, kendimi bildim bileli naylon poşet gibi şeffaf oldum; bakınca içim görünür ama insanlar görsün, bilsin, takdir etsin diye değil. Böyle olunca hayat daha kolay; dürüst olunca kimseye kendini anlatma gibi bir derdin, "Az önce ne söyledim acaba?" kaygın olmaz.

Toplumun içinde terbiyeli olmak, edepli olmak elbette çok kıymetlidir; sinsilik ve içten pazarlıklı rollerle karıştırmadığımız sürece.

Herkesin gerçek yüzü çıkarları söz konusu olduğu zaman ortaya çıkıyor maalesef.

Kişinin çıkarları söz konusu olduğunda ne anne ne baba ne kardeş ne de karakter kalıyor; işte insan tam da bu noktada ayrılıp seçiliyor.

Bir insan her şey olabilir ama karaktersiz olursa o, insan bile değildir artık.

Kimin insan olup olmadığını çıkarları söz konusu olduğu zaman anlarsınız.

Ortaya bir kemik atarsınız, kimin köpek olduğunu anlarsınız.

İyiyken yiyip içtiğiniz, gülüp oynadığınız ve yardıma koşanların gün gelip de arkasından gıybet ettiğiniz ya da doğruyu, gerçeği söylemediğiniz zaman zaten karaktersiz oluyorsunuz.

Mühim olan tamamen gerçekleri gerçek yaşayıp savunabilmektir. Size kimin arkasını döndüğünün bir önemi yoktur; siz arkadan, yüz yüzeyken gibi mi duruyorsunuz, bu çok önemlidir.

Bir kişi ile fikir ayrılığında olabilirsiniz, anlaşıp uyuşmayabilirsiniz ama o insanın hakkını yemek, doğruyu bildiğiniz halde yanlış tarafta durmak günahların, veballerin en büyüğüdür bence.

Bir insan ne adalete ne bir başkasına, önce kendi vicdanına hesap verebiliyorsa insandır. Ve vicdanı olan insanlar vicdanlarıyla konuştukları zaman yanlıştan korunur ve özüne inerek güzel ahlakı yaşamında uyguladığında ortaya atılan kemiklere koşmaz.

Ortaya atılan kemikler çok tehlikelidir ve zehirli de olabilir; bedelini hayatınızla da ödeyebilirsiniz.

Bu her alanda böyledir. Doğruyu savunmak, gerçekçi olmak, gerçekler ile hareket edip güvenilir bir karaktere sahip olmak çok kıymetlidir.

Gerek aile içinde gerek iş hayatında, bütün makamlarda bu kavram değişmez. Dürüst olmanın bedeli ağırdır ve o yolda yürümek çok zordur ama sonunda mutlaka huzur vardır. Kendinizden başkasına hesap vermek zorunda kalmazsınız. Ölümden korkmazsınız; ölümden korkmuyor aslında insanlar, günahlarından, verecekleri hesaplardan korkar insan. Dürüst insan her zaman huzurla ayrılır bu dünyadan.

Demem o ki bu dünyada kemik kavgası eden bir köpek değil, insan olmak en yüce mertebedir.

Sevim Tutar Arıcak

15 Ağustos 2026

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın