Soytarılar, ahlaksızlar cirit atar meydanlarda, Kan kokusu var her sokakta. Irz düşmanları saldırıyor kadın kızlarımıza, Böyle ahlaksızlık görülmedi geçmiş zamanda.
Yoksullar dolaşır pazarlarda, Mutsuz yüzler gezinir aynalarda. Çile görmüş çocuklar kayıp zamanlarda, Yüzü kızarmaz arsızlar meydanlarda. Pişkinliğin böylesi soytarılarda, Böyle yüzsüzlük görülmedi insanlarda.
Söylediklerinin hepsi sayılır yalana, Yediklerinin hepsi girer harama. Bozuk bunların hepsi, bozuk soydan; Bir kurtulamadı insanlar suyu bozuklardan, Kurtulamadı insanlar soytarılardan.
Suça kılıf bulurlar akşamdan sabaha, Masumun ahı yığılmış tozlu raflara. Ağlamak mı düşer hep analara? Ölüyor kadınlar bıçaklana bıçaklana, Ölüyor çocuklar tecavüze uğraya uğraya... Bu kadar mı heveslisiniz, tecavüzcü soytarıları aklamaya?
Siz nasıl uyuyorsunuz o yataklarda? Yeriniz yok masum insanların arasında. Sıra size de gelecek, size de gelecek; Hiç beklemediğiniz bir anda, Düşeceksiniz soytarıların tuzağına.
Böyle susulur mu yalana? Göz yumulur mu talana? Niye selam veriyorsunuz ahlaksızlara? Niye selam veriyorsunuz soytarılara? Neden onurunuzu satıyorsunuz üç otuz kuruşa?
Acı yapıştı dağlara taşlara, Neşe kalmadı uçan kuşlarda. Çiçek kalmadı açacak baharda, Yaşamak ise işkence oldu insanlara. Neden yüz veriyorsunuz soytarılara? Soytarılara...
Sevim Tutar Arıcak

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir