Bir Ülkenin en önemli gelir kaynağı olan Turizmi elbirliği ile bi güzel bitirdiler.
Doğal güzellikleri hoyratça yok ederlerken, Turizme yatırım yapmayı zincir otel yapmak sanan sayın Turizm Bakanımız küçük işletmecileri ve villa turizmini rakip görmüş olacak ki çalışmalarında şartlar sürekli ağırlaşarak değişiyor.
İstiyor ki gelen bütün Turistler zincir otellere gelsin küçük işletmeciler yazın kazandıklarını reklama yatırıp kendi başlarının çaresine baksın der gibi işletmecilere uzaktan ve üstten bakmakta olduğunu görüyoruz.
Bakanımıza sıradan bir vatandaş olarak sormak istiyorum, Türkiye'yi Yurtdışına tanıttığınız Ölüdeniz kumsalının boydan boya üzerindeki ucube yapıtlar ne kadar kirlilik yapıyor farkında değil misiniz?
Bu milli değerimiz ortak değer olmaktan çıkarılıp neden kişilerin çıkarı için bu kirliliğe göz yumulup bazı torpilli kişilerin cebine girmesine izin veriliyor?
Yerel halktan bir vatandaş olarak Ölüdeniz' in para baronlarına gelir kapısı olarak paye edilmesine, kişisel talana izin verilmesine itirazım var.
Bir Ülkenin yüz akı, reklam yüzü olan Ölüdeniz yaz gelince tekne çöplüğü ve kumsalı da çatır turizmi ile çok kötü ve kirli insanı üzen görüntülerle bizim üzülüp utanmamıza neden oluyor.
Bu doğal güzellik başka bir ülkede olsaydı böyle kötü görüntüler, göz zevkimizi bozan görüntü kirliliği olur muydu?
Sahildeki kumları çaldılar, çalına çalına yol seviyesindeki kumsal derinleşerek alttan toprağın görüneceği kadar derinleşti kimsenin umurunda değil ve hiç duyarlılık yok.
Yaz gelince o jet skilerin ne işi var orada? Tekneden deniz görünmüyor neden tekne sayısı o kadar fazla?
Avuç içi kadar yer utanmasalar insanlara denize girmeyin her yer tekne ve jet ski ticareti olsun? Bar Şemsiye şezlong satışları, yeme içme satışları olsun başka da bir şey olmasın öyle mi?
Yaz bir geliyor mafyalar doluşup, parsel parsel her bir köşeyi tutuyorlar.
Kış geliyor bir Allah ın kulu yok. Buranın gelirini sömürüp gidiyorlar. Geliri Muğla'nın Fethiye'nin değil torpillilerin geliri oluyor.
Ülkenin her şehrinin turizm tanıtımını yaparken kullanılan Ölüdeniz görselinin aynı fotoğraftaki gibi olmasını neden istemiyor o göz kirliliğine neden müsade ediyorsunuz?
Doğal güzelliklerin doğanın armağan ettiği gibi kalması için neden bir çabanız yok?
Bir de yaz gelince o fahiş uçuk fiyatlar en pahalı Avrupa ülkelerinde yok, 20 TL aldığınız mısır 250 TL ye satılır mı?
15 kuruşa alınan su 100 TL olur mu?
Bunun adi ticaret değil vurgundur.
Uzun zamandır kaliteli Avrupalı müşteri gelmiyor sayenizde, yakında tarikatların piknik alanı olacak az kaldı.
Bu eğitimsiz bencil ve görgüsüz değer kıymet bilmez insanların elinde can çekişen bir Ölü denizimiz var. Herkes pastadan en büyük dilimi kapıp yemek derdinde.
Burada Muğla yönetiminin de ihmali ve duyarsızlığı olduğunu düşünüyorum, neden değerlerimize doğal güzelliklerimize sahip çıkıp gelirinin kendi içinde kalması sağlanmıyor?
O gelirin yatırımı neden bizim olmuyor da üç beş torpilli kişinin oluyor?
Kim bu bilmem ne tur?
Yazın şemsiyeleri dalgalara kadar dayayıp da vatandaşa burada oturamazsınız diyen bu torpilli işletme kime ait? Bu cüreti nereden alıyorlar?
Kıyı kanunlarını ihmal ederek vatandaşa rest çeken o işletme sahipleri nereden cesaret alıyorlar?
Neden yasalar işletilmiyor?
Neden orada calışan personeller saygı ve görgü kurallarını çiğneyerek sözlü şiddete geçip maganda gibi davranıyor?
Bu tür insanların Turizme ne kadar zarar verdiklerini görmüyor musunuz?
Ve yerel halk neden buna müsade ediyor, şehrine doğal güzelliklerine ve gelir kaynağına neden sahip çıkarak eşit bölüşmüyorlar?
Tebrik ederim hepinizi el birliği ile bitirdiniz her şeyi.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir