Bir ağacı öldürmek bir insan öldürmeye eşdeğerken, ormanlar yanıyor Ormanlar içinde canlılar yanıyor.
Eskiden Devletin görevli ormancısı vardı, çoğu karış karış ormanları bilir riskli bölgeleri kontrol altına alır, ormana kimin girip çıktığını bilirlerdi.
Eskiden insanlarda bir ormancı korkusu vardı sormayın, elinde tarafıyla ipiyle ormana girip ağaç kesemezdi, yangın mı Allah korusun hapishanede çürümekten korkarlardı.
O kadar boş bırakıldı ki ormanlar, savunmasız sahipsiz.
Ya düşmanca yakılıyor, ya sökülüp 2/B Yapılıyor, ya da sahipsiz ve ilgisiz bırakılıyor.
Şu 2/B Yasası kesinlikle iptal edilmeli. Ormanları yakarak yanan yerlere tatil köyleri oteller dikiliyor veya uyanık vatandaşlar ormanları söküp zillet adı altında üzerine tapulamaya gidiyor.
Ormanlar bir ülkenin milli değerleri, oksijen depoları, endemik bitkilerin ve canlıların güvenli evleri anlamına gelir.
Ormanlar bir ülkenin en büyük zenginliği yüz akı ve iklimleri değiştirme özelliğine sahip, yeşilin insan pisikolojisini en doğal ve kolay yoldan tedavi eden varlıktır. Yaş kesen baş keser atasözünden yola çıkarak, yanarak hunharca acımasızca yok edilen ormanların ahı koca bir ülkenin boynuna asılacağını kimse unutmasın. İçinde yanan canlıları insanlar var etmedi ama insanlar yok ediyor.
Solomon adalarındaki devasa balta girmeyen ormanlarda ihtiyaç için odun elde edebilmek için kesim yapmak isteyen bir köylü fark eder ki!
Her gün gidip kötü sözler söylediği ağacı kötü sözün yıktığını farkeder ve bu iddiasını kanıtlar.
Solomon adalarında kötü sözün devirdiği ağaçlar, anlaşıldı ki insanlar gibi duyarlı etkiye tepki var.
Bu anlattığım bir masal anlatısı değildir, Tarihe geçen yazılıp not düşülen gerçeğin ta kendisidir.
Bitkilerle çiçeklerle konuşan kadınları görür duyarsınız, çünkü kadınlar hislidir, hissederler bitkilerin çiçeklerin dilinden anlarlar ve masum çocukların bakışlarından içindeki acıyı okurlar.
Ağaçlar canlıdır tıpkı insanlara benzerler, yok ettiğiniz ormanlar insanlığın ölümü ve geleceğini yakmaktır.
Doğmuş her insanın bu dünyaya borcu vardır, Ben ağaçları çok sevdiğim için ağaç dikerek etrafımı yeşerterek her gün eserimi izleyerek seviniyorum. Dallarını budamaya kesmeye kıyamazken orman yakanların hapishanede çürümesini isteyecek dileyecek kadar seviyorum ağaçları. Her gün biri sarardı mı soldu mu boyun mu büktü diye bakıyorum. Ağaçlarda tıpkı insanlar gibi hasta oluyorlar, bakılınca sulayınca, besleyince ve sevince seviniyorlar.
O ormanların ağaçların içinde yaşayan canlıların ahı koca bir ülkeyi yok edebileceğini sakın unutmayın.
Bir ağaç bir klima demektir, yaprakları doğal klima görevini görürler. Bir de hiç ağaçlar konuşurken dinlediniz mi? O huzuru gözlerinizi kapatıp içinize doldurdunuz mu?
Kanserin en büyük düşmanı oksijendir. Temiz havanın hastalıkları tedavi edip ortadan kaldırdığını sakın unutmayın. İnsanlar uzun yaşıyorsa mutlaka yeşil ormanlara doğaya yakındır sakın bu ayrıntıyı atlamayın.
Kapitalist dünyanın işine gelmez çünkü onlar insanları hasta ederek pahalı kanser ilaçlarla öldürücü sigara gibi zararlı maddelerle insanları tedaviye muhtaç ederek hasta ederek zenginleşiyorlar. Kötü insanlar kötü planları vardır her daim. Bu kötülükler normalleştiğinde insanları doğal yaşam alanlarından koparırlar, kendi amaçlarına hizmet eder hale getirirler.
Son 30 yılda görmekteyim ki insanlar bu kötü amaçlar için kullanılıyor, denek yapılıyor, beyinlerine virüs gönderiliyor ki ilim ve bilimin önünü keserek sorgulamayı unutturarak insanları huzurdan, hoşgörü sevgi gibi içsel huzurdan uzaklaştırarak şeytanlaştırıp, yakan yıkan yok eden öldüren duygusuz canlılar haline getiriyorlar.
İnsanlar kötülüklerden arındırılıp içsel huzuru yakalamak zorundadır, içsel huzuru olmayan bir insan asla bu dünyayı sevip huzur hissedemez, Kolayca cinayet işler, bebeklere tecavüz ederler, hırsızlık, hayvanlara zulüm av adı altında hayvan katliamı yaparlar öldürme duygusu normalleştiği zaman ormanlar olsun insanlar ve hayvanlar, bitkiler güvende değildir.
Yer yüzündeki en tehlikeli zararlı canlı türü insandır, insan elinin değdiği her yer ölüyor, kötülük yayılıyor. Bu kainatı var edene ters hareket ediyor.
Oysa bu dünyada yaratılan her şey insanlığın ihtiyacıdır, sahip çıkılması gerekirken yok etmek nasıl bir akıl mantığa sahipler anlamış değilim.
Ormanlar yok olurken yok olan biraz da insanlık vicdan ve güzel ahlak değil midir. Kötülükten çıkar sağlamak tam bir akil tutulması değil midir?
Siz hiç bir delinin orman yaktığına şahit oldunuz mu? Olamazsınız çünkü o ağaçları severler her birine insanmış gibi bakıp gülümsediğine şahit olursunuz.
Allahtan bütün dileğim bütün insanlar delilere benzesin ve her canlıya sevgi eksilmesin.
Sevim Tutar Arıcak
31 Temmuz 2026
#InsanıSevmekDoğayıSevmektir. #OrmanlarInsanlarınYaşamıİçinVarOlmalıdır.
#OrmanYangınlarınıBitirelim.#YakmakCinayettir.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir