Ana içeriğe geç
Mustafa Kemal Uysal
Mustafa Kemal UysalKöşe Yazarı

‘Ruhumu Kurtarın’

Gazetemizi düzenli takip edenler, bir yıl kadar önce aramızdan ayrılan yazarımız Erol Uysal’ı hatırlayacaktır.

Gazetemizi düzenli takip edenler, bir yıl kadar önce aramızdan ayrılan yazarımız Erol Uysal’ı hatırlayacaktır. Ben de onun oğlu olarak, babamdan öğrendiğim yazarlığı denemeye karar verdim. Umarım bu ilk yazımı beğenir ve devamını getirmem için bana cesaret verirsiniz.

Yazarlık zor bir iş. Gözlemle, taklitle yürümüyor. Hele ilk yazının yükü daha da ağır. Diyelim ki o eşiği aştınız; bu kez beklentiyi korumak ve yukarı taşımak zorundasınız. Sadece kelimelere ve kavramlara hâkim olmak yetmez; disiplin gerekir, tutarlılık gerekir. “Dilim sürçtü” diyemezsiniz; yazı tarihtir. Yazdığınız her kelimeyle yıllar sonra yüzleşebilirsiniz.

Gazeteye yazmak daha da zordur. Çünkü insanların en kıymetli varlığına, zamanına talipsiniz. Özellikle gençlerin dikkat süresi artık bir dakikayı zor buluyor. Uzun yazıya herkesin karnı tok. Önce bilgisayar, sonra cep telefonu; yoğunlaşma yeteneğimizi adeta silip süpürdü.

Bu ilk yazıma kendimi kısaca tanıtarak başlamak isterim. Emekli bir albayım. Anne ve babası Marmarisli, kökleri burada olan ama Marmaris’e hep tatilden tatile gelen bir gezginim. Birkaç kez “artık yeter” deyip yerleşmeye karar verdim, sonra yeniden yollara düştüm. Umarım bu sefer kalıcı olurum; ama özgür ruhuma söz geçirebileceğime de söz veremem.

Ruh demişken… Hepimizin bildiği “S.O.S.” yardım işaretinin “Save Our Souls” yani “ruhlarımızı kurtarın” anlamına geldiğini biliyor muydunuz? Havacıların kullandığı “Mayday” çağrısı da Fransızca “venez m’aider” (yardımıma gelin) ifadesinden gelir. İnsan zor durumda kaldığında kendini farklı şekillerde ifade eder. Ben de hayatımın iniş çıkışları arasında çıkış limanıma demir atmaya çalışıyorum. O yüzden lütfen… ruhumu kurtarın.

Çıkış limanı demişken, 23 Şubat 1935’i anmadan geçemem. O gün Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk Marmaris’e deniz yoluyla gelmişti. 2010’dan beri bu tarihi kutluyoruz. Babam bu günü çok önemserdi; her yıl farklı bir yazı kaleme alırdı. Şu sorunun peşine düşerdi:

“Kan ve irfanla kurduğu Cumhuriyeti istikrara kavuşturmuş bir lider, Şubat ayının ortasında neden Ege’de denize açılır?”

Üstelik yılın en sert fırtınalarının olduğu bir dönemde… İstanbul’dan Antalya’ya, oradan Marmaris’e neden bir deniz yolculuğu?

Bu sorunun cevabı dönemin şartlarında gizlidir.

Atatürk’ün Marmaris’e ilk gelişi 1933’tür. Aynı yıl Almanya’da Hitler iktidara gelmiş, Mussolini’nin faşist İtalya’sı ise giderek saldırgan bir dış politika izlemeye başlamıştır. Mussolini’nin “Mare Nostrum” (Bizim Deniz) söylemi, Akdeniz’i yeniden Roma’nın iç denizi yapma iddiasını taşıyordu. İtalya Rodos başta olmak üzere On İki Ada’daki askerî varlığını artırıyordu.

Marmaris’in 11 Mayıs 1919 – 25 Mayıs 1921 arasında İtalyan işgali altında kaldığını da hatırlayalım.

Türkiye ise yıllar süren savaşlardan yeni çıkmış, tüm enerjisini kalkınmaya yöneltmişti. Ancak tehdit algısı nettir. Bu nedenle 9 Şubat 1934’te Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya ile Balkan Paktı imzalanmıştır. Bu bir savunma ittifakıydı.

1935’teki Marmaris ziyareti bu çerçevede okunmalıdır. Bu bir tatil değil, bir mesajdır. Fırtınalı denizde yapılan bu seyir, Ege ve Akdeniz’de caydırıcılık gösterisidir. Aynı yıl İzmir’de başlayacak Ege manevralarının da ön hazırlığıdır.

Nitekim İtalya 3 Ekim 1935’te Habeşistan’a saldırmış, yayılmacı politikasını Afrika’ya yöneltmiştir.

Türkiye ise Milletler Cemiyeti’nin savaşları önlemede yetersiz kaldığını görmüş ve güvenlik ihtiyacını gerekçe göstererek 1936’da Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni dünyaya kabul ettirmiştir. Böylece Türk Boğazları tamamen Türk hakimiyetine geçmiştir.

Atatürk’ün temel ilkesi açıktır:
“Savaş zorunlu ve yaşamsal olmadıkça bir cinayettir.”

Yani yayılmacılık değil; savunma. Saldırganlık değil; caydırıcılık. Gürültü değil; vakar.

Bu vesileyle Ukrayna’da dört yılı tamamlayan savaşı da hatırlatmak isterim. Geçtiğimiz hafta Marmaris’teki Atatürk’ü anma etkinliğinden bir gün sonra Ukraynalı hemşerilerimizin Atatürk heykeli önünde kendi acılarını dile getirmeleri, “Yurtta barış, dünyada barış” sözünün sonsuza kadar geçerli olduğunu gösteriyor.

Bugün Ukrayna’da süren savaş bize bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Top sesleri sustuğunda geriye kazananlar değil, eksilen hayatlar kalır.

Ömrünü cepheden cepheye geçirerek barışın kıymetini en iyi bilen Atamızın dediği gibi:
“İnsanlığı kurtaracak olan yalnız ve ancak yüksek insani değerlerdir.”

Belki de “ruhumu kurtarın” derken yalnız kendimi değil, insanlığın ortak vicdanını kastediyorum. Çünkü dünyanın herhangi bir köşesinde bir çığlık yükseliyorsa, o ses rüzgârla gelir, bizim kıyılarımıza da vurur. Ve biz, o dalganın sesine “bana ne” diyemeyiz.

Barış bir anlaşma değildir sadece; bir limandır. Fırtınalar geçer, gemiler yıpranır, ama liman kalır. Dileyelim ki insanlık, bir gün kendi ruhuna demir atmayı öğrenir.

 

 

Okur görüşleri
21 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster21 yorum
Kubilay UncuCevap verBildir

Değerli Kardeşim , üstlendiğin bütün görevleri başarıyla tamamladığın gibi, yazarlığa ilk adımın olan bu harika yazı ile ne kadar çok başarılı olacağını göstermişsin. Yürekten tebrik ediyor, başarılar diliyorum. <br />

İsmet CansaranCevap verBildir

Kalemine kuvvet kardeşim, çok değerli ve doğru bir başlangıç; yolun, bahtın açık olsun

Necmettin çayCevap verBildir

Tebrik eder, başarılar dilerim. Gerçekten çok güzel ve aydınlatıcı bir yazı.

Murat KaymakçılarCevap verBildir

Kemal bey tebrik ederim. Marmaris'te olmasam da bunca yeri dolaşmış bir gezgin gözünden Marmaris'i ve Ata'mızı okumak çok iyi geldi. Hoş geldiniz ve başarılar dilerim. Selamlar.

ilhan KayaCevap verBildir

Saygideger Dostum, kiymetli kardesim. Tebrik eder, basarilarinin daim olmasini dilerim. Super bir baslangic olmus. Her isi iyi yaptigin gibi yazarlik isini de mukemmel yaparsim. Bu arada Erol amcanin ruhu sad olsun. Bizler gibi Erol Amca da senle Gurur duyuyordur. <br />
Dolu dolu heycanli macerali verimli askeri meslek hayati ve sonrasinda uluslarasi cok uluslu baris gucu ve Kizilhac deneyenim ve tecrubelerinden edindigin kiymetli bilgileri okurlarinla paylasma dusunceden dolayi tekrar kutluyor tebrik ediyorum. <br />
Sen Marmarise , guzel Marmaris te sana kavusmus. Iki guzellikten enerji ve sinerji ortaya cikar. Kalemin keskin, basarilarin daim olsun Kardesim. Son cumlende dedigin gibi &quot; insanligin kendi ruhuna en kisa surede demir atmasi dilegi&quot; ile Selam ve sevgiler.