Ana içeriğe geç
NURETTİN   ECE
NURETTİN  ECEKöşe Yazarı

MARMARİS 12 AY TURİZME HAZIR MI?

Turizm sezonunu 12 aya yaymak… Yıllardır konuştulan, toplantılarda dile getirilen, projelerde hedef olarak gösterilen bir konu…Peki, gerçekten bunun için neler…

Turizm sezonunu 12 aya yaymak… Yıllardır konuştulan, toplantılarda dile getirilen, projelerde hedef olarak gösterilen bir konu…Peki, gerçekten bunun için neler yapılıyor?
Her yıl sezonun açılmasını bekliyor, birkaç ay süren hareketliliğin ardından işletmelerin önemli bir bölümünün kepenk kapatmasına tanıklık ediyoruz. Ardından yeniden aynı soru;Turizmi nasıl 12 aya yayılır?
Oysa turizmi 12 aya yaymak yalnızca daha fazla turist getirmekle mümkün değil. Öncelikle turizm anlayışımızı, esnaf kültürümüzü ve işletme alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerekiyor.
Bu dönüşümün ilk adımı ise markalaşma ve kurumsallaşma.
Bugün Avrupa’da tüketici bilinci, marka değeri ve ürün kalitesi ticaretin temel unsurları arasında yer alıyor. Tüketici artık yalnızca bir ürün satın almıyor; güven, kalite ve marka değeri de satın alıyor.
Peki, bizim esnafımız neden kendi markasını yaratmasın?
Yıllardır aynı dükkânda ticaret yapan, deneyimi ve müşteri potansiyeli bulunan esnafımızın kendi markasını oluşturması neden mümkün olmasın?
Kendi markasını yaratan bir işletme, zamanla kurumsal bir aile şirketine dönüşebilir. Çocuklarına yalnızca dört duvar arasında bir dükkân değil, geleceğe taşınabilecek bir marka, güçlü bir işletme kültürü ve ekonomik bir miras bırakabilir.
Unutmayalım; bir dükkânın sahibi olmak başka, bir marka yaratmak başkadır.
Artık yalnızca ürün satan değil, kendi markasını oluşturan, değer üreten ve rekabet edebilen bir esnaf yapısına ihtiyacımız var.
Elbette markalaşmak yalnızca tabelayı değiştirmekten ibaret değil. Kalite, güven, hizmet standardı, kurumsal kimlik ve sürdürülebilir bir ticaret anlayışı gerektiriyor.
İşte bu noktada esnaf odalarına, yerel yönetimlere ve ilgili kurumlara önemli görevler düşüyor.
Esnafımızın markalaşma, dijitalleşme, uluslararası pazarlara açılma ve kurumsallaşma konularında eğitimlerle desteklenmesi gerekiyor. Bu dönüşüm bireysel çabaların ötesine geçerek ortak bir kent politikası hâline getirilmeli.
FUARCILIK, TİCARİ HAREKETLİLİĞİN ANAHTARI OLABİLİR
Yerel yönetimlerin öncülüğünde, yılın 12 ayına yayılan bir fuar takvimi oluşturulabilir. Giyimden tekstile, gıdadan hediyelik eşyaya, mücevherattan el sanatlarına kadar farklı sektörleri buluşturan organizasyonlar düzenlenebilir.
Bu fuarlar yalnızca kent merkezinde değil, şehir dışında ve uluslararası katılıma açık alanlarda da gerçekleştirilebilir.
Böylece yerel esnaf ulusal ve uluslararası markalarla tanışır, büyük alıcılara ulaşır, yeni ticaret bağlantıları kurar ve ürünlerini farklı pazarlara taşıma fırsatı yakalar.
Fuarlar yalnızca birkaç günlük organizasyonlar değildir. Doğru planlandığında bir kentin ticari hareketliliğini artıran, yeni ziyaretçiler kazandıran ve yerel ekonomiyi besleyen önemli araçlardır.
TİCARETİN DE BİR ÇALIŞMA DÜZENİ OLMALI
Turizmi 12 aya yaymak istiyorsak üzerinde durmamız gereken bir diğer konu da işletmelerin açılış ve kapanış saatleri.
Bir kentte turizmden söz ediyorsak ticari hayatın da belirli bir düzene sahip olması gerekir. İşletmelerin çalışma saatleri gelişigüzel belirlenmemeli. Esnafın dinlenme hakkı korunurken ziyaretçilerin de alışveriş yapabileceği öngörülebilir bir çalışma düzeni oluşturulmalı.
Kış aylarında da kruvaziyer gemilerinin Marmaris’i programlarına dâhil etmesi, turizmin 12 aya yayılması açısından önemli bir fırsat. Ancak kentimize gelen ziyaretçilerin karşısında kapalı işletmeler bulması, bu fırsatın ekonomik kazanca dönüşmesini engelliyor.
Çünkü çok çalışmak her zaman çok kazanmak anlamına gelmiyor. Plansız ve düzensiz çalışma, zamanla verimliliği de düşürüyor.
Önemli olan daha uzun süre çalışmak değil, daha verimli çalışmak.
İşletmelerin belirli saatlerde açılıp kapanması, tüketicinin de alışveriş alışkanlıklarını düzenler. Ziyaretçi, bir mağazanın hangi saatlerde açık olduğunu bildiğinde alışverişini buna göre planlar.
Turizm, yalnızca turistin geldiği değil, geldiğinde karşısında yaşayan, hizmet veren ve ticari hayatı devam eden bir kent bulduğu zaman gelişir.
Marmaris’in doğal güzellikleri, denizi, tarihi, coğrafyası ve turizm potansiyeli tartışılmaz. Ancak bütün bu değerleri ekonomik kazanca dönüştürmek için işletmelerimizi de geleceğe hazırlamalıyız.
Turizmi 12 aya yaymak istiyorsak önce zihniyetimizi 12 aya yaymalıyız.
Markalaşan, kurumsallaşan, kalitesini yükselten, uluslararası pazarlara açılan ve çalışma düzenini sürdürülebilir hâle getiren bir esnaf yapısı oluşturmalıyız.
Çünkü turizm yalnızca otellerden, restoranlardan ve seyahat acentelerinden ibaret değildir. Bir kentin bütün ekonomik yaşamı turizmin bir parçasıdır.
Ülkemiz, Allah’ın cömertçe sunduğu nice güzelliklere sahip. Bu güzellikleri güçlü markalarla, kaliteli hizmetle ve dünya standartlarında bir ticaret anlayışıyla taçlandırmak bizlere yakışır.
Artık sezonun ne zaman açılacağını, ne zaman kapanacağını konuşmak yerine 12 ay boyunca nasıl üreteceğimizi, nasıl kazanacağımızı ve nasıl markalar yaratacağımızı konuşmalıyız.
Çünkü 12 aylık turizm, yalnızca bir sezon hedefi değil; bir kent ekonomisi, ticari dönüşüm ve gelecek meselesidir.
Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın
Bugün Yazdılar

Günün Yazarları