Ana içeriğe geç
NURETTİN   ECE
NURETTİN  ECEKöşe Yazarı

TURİZMDE REKORLARIN HANGİSİ GERÇEK?

Bir turizm sezonunu rakamlarla başarılı ilan etmek kolaydır.

Bir turizm sezonunu rakamlarla başarılı ilan etmek kolaydır. Asıl başarı, o sezonun sonunda turizmcinin cebinde, çalışanın emeğinde ve kentin ekonomisinde ne bıraktığıdır.

2026 yaz sezonunu geride bıraktık. Turizm Bakanlığı’nın açıklamalarına göre yine rekorlar kırdık, yine zirvedeyiz, yine başarılı bir sezon geçirdik.

Diğer tarafta Muğla Milletvekili Gizem Özcan’ın turizm sektörünün içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılara ilişkin değerlendirmeleri var. Özcan, geçmişte sezon sonunda ev, araba alan turizmcilerin bugün borçlarını ödemekte zorlandığına dikkat çekiyor.

Bir tarafta rekorlardan söz eden açıklamalar, diğer tarafta borçlarını kapatamayan işletmeler, ödenemeyen maaşlar ve sezonun ekonomik yükünü taşıyamayan turizmciler…

Bir de kendi gözlemlerimize bakalım.

Marmaris’te, Selimiye’de, Bozburun’da otellerin sezonu giderek daha geç açıp daha erken kapattığını görüyoruz. İşletmeler maliyetleri karşılayabilmek için mücadele ediyor. Çalışanlar sezon boyunca emek veriyor ama sezon sonunda herkes aynı ölçüde kazanamıyor.

Eskiden turizm sezonu bittiğinde esnafın yüzünde bir rahatlama, turizmcinin gelecek yıl için bir umudu olurdu. Bugün ise birçok işletme sezonu bitirmenin değil, sezon boyunca biriken borçları nasıl ödeyeceğinin hesabını yapıyor.

Elbette ziyaretçi sayısının artması, turizm gelirlerinin yükselmesi önemlidir. Ancak turizmin başarısını yalnızca ülkeye gelen turist sayısıyla ölçmek, büyük resmin önemli bir bölümünü görmezden gelmektir.

Çünkü turist sayısı başka, turizmden elde edilen kazancın kent ekonomisine yansıması başkadır.

Doluluk oranı başka, işletmenin kârlılığı başkadır.

Bir kentin turizmde rekor kırması başka, o kentte yaşayan insanların refahının artması başkadır.

Turizmde başarı, yalnızca kaç kişinin geldiğiyle değil, gelen turistin kentte ne kadar değer yarattığıyla ölçülmelidir.

2026 sezonunun muhasebesini yaparken yalnızca güzel rakamları açıklamakla yetinemeyiz. Hangi bölgede sezon uzadı, hangisinde kısaldı? İşletmeler neden erken kapanıyor? Konaklama sektörünün kârlılığı ne durumda? Çalışanlar hak ettikleri ücretleri zamanında alabildi mi? Esnafın kazancı arttı mı? Turizm gelirleri yerel ekonomiye ne ölçüde yansıdı?

Bu soruların yanıtlarını vermeden 2026 sezonuna başarılı demek, eksik bir değerlendirme olacaktır.

Gerçekler, bakış açımıza göre değişmez. Ancak gerçeklere nereden baktığımız, hangi sorunları gördüğümüzü belirler.

2027 sezonuna umutla girmek istiyorsak önce 2026 sezonunun gerçekleriyle yüzleşmek zorundayız.

Eksiklerimizi konuşmaktan korkmamalıyız. Yanlışlarımızı kabul etmek, başarısızlık değil; daha iyisini yapabilmenin ilk şartıdır.

Turizm Bakanlığı’nın açıkladığı rekorlar elbette sevindirici olabilir. Ancak Marmaris’in, Selimiye’nin, Bozburun’un turizmcisi aynı başarıyı kendi işletmesinde hissedemiyorsa burada üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir mesele vardır.

Bizim ihtiyacımız olan şey, yalnızca yeni rekorlar açıklamak değil, turizmde sürdürülebilir bir ekonomik başarı yakalamaktır.

Daha uzun sezon, daha nitelikli turist, daha yüksek kişi başı harcama, güçlü yerel ekonomi, emeğinin karşılığını alan çalışan ve geleceğe güvenle bakan işletmeler…

Gerçek başarı ölçütümüz bunlar olmalı.

Unutmayalım; turizm yalnızca istatistiklerden, doluluk oranlarından ve ziyaretçi sayılarından ibaret değildir. Turizm, binlerce insanın geçim kaynağı, bir kentin yaşam biçimi ve geleceğidir.

2027 sezonunun çıtasını yükseltmek istiyorsak önce 2026’nın çıtasını nerede bıraktığımızı dürüstçe görmeliyiz.

Çünkü gerçeği konuşmadan doğru bir gelecek inşa edemeyiz. 

Şu sorunun net cevabı nedir.?

Biz turizmde gerçekten rekorlar mı kırıyoruz, yoksa rekorların gölgesinde giderek daha fazla sorun mu biriktiriyoruz?

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın